Ana içeriğe geç
Sözlük

kesim ile cümle

kesim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Genelde ţirket genel kesim yapar; ama bu ađaç onlarýn deyiţiyle "dere kenarý özel bölgesinde" bulunuyor.아무 표시가 없습니다. 남겨둘 나무들에만 표시를 해 둔거죠.
Genelde ţirket genel kesim yapar; ama bu ađaç onlarýn deyiţiyle "dere kenarý özel bölgesinde" bulunuyor.Preto ho označili modrou farbou, pretože je to V holorube neoznačujú stromy, ktoré plánujú vyťažiť.
Genelde ţirket genel kesim yapar; ama bu ađaç onlarýn deyiţiyle "dere kenarý özel bölgesinde" bulunuyor.При сплошной вырубке деревья, которые будут срубать, никогда не помечают.
Ghat sıradağlarının batı kesimleridir;서고트 지방에 그 수원이 있는데,
Ghat sıradağlarının batı kesimleridir;בדרום הודו הם בהרי גהט המערביים,
Ghat sıradağlarının batı kesimleridir;ومصدرها في غرب القاتس
Ghat sıradağlarının batı kesimleridir;西ガーツ山脈から流れてきています
Güney Hindistan'daki tüm büyük nehirlerin kaynağı, Ghat sıradağlarının batı kesimleridir;Toate râurile importante din sudul Indiei provin din Westghats,
Güney Hindistan'daki tüm büyük nehirlerin kaynağı, Ghat sıradağlarının batı kesimleridir;Tutti i fiumi principali del sud dell'Inida nascono dai Ghati occidentali,
Hala ilk önceliği elit kesimin çıkarları olan bir hükümet var yani. .Estamos a falar de um governo que era, ainda, favorável aos interesses da elite.
Hala ilk önceliği elit kesimin çıkarları olan bir hükümet var yani. .Estamos hablando de un gobierno que todavia favorecía sólo a una élite.
Hala ilk önceliği elit kesimin çıkarları olan bir hükümet var yani. .Mówimy o rządzie, który sprzyjał jedynie interesom elit.
Hala ilk önceliği elit kesimin çıkarları olan bir hükümet var yani. .Takže máme stále co do činění s vládou, která byla stále nakloněna pouze zájmům úzkých elit.
Hala ilk önceliği elit kesimin çıkarları olan bir hükümet var yani. .Ми говоримо про уряд, який все ж був прихильним тільки до інтересів реальної еліти.
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum. Büyük boyutlarda kağıt kesim işi benim için birer ısınma deneyimi oldu.E mi sembra ancora di correre; è solo allenamento per diventare una ritagliatrice di lunga distanza.
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum. Büyük boyutlarda kağıt kesim işi benim için birer ısınma deneyimi oldu.És még most is úgy érzem, hogy a futás csak az edzés ahhoz, hogy hosszútávú papírvágó lehessek.
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum. Büyük boyutlarda kağıt kesim işi benim için birer ısınma deneyimi oldu.Ik voel nog steeds dat rennen slechts de training is om een lange-afstandspapiersnijder te worden.
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum. Büyük boyutlarda kağıt kesim işi benim için birer ısınma deneyimi oldu.Nadal czuję, że biegam, to tylko trening aby zostać długodystansowym wycinaczem papieru.
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum. Büyük boyutlarda kağıt kesim işi benim için birer ısınma deneyimi oldu.Şi încă mai simt că alerg, e doar antrenamentul să devin decupator de cursă lungă.
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum. Büyük boyutlarda kağıt kesim işi benim için birer ısınma deneyimi oldu.Stále mám pocit, že bežím, chce to len tréning, aby sa človek stal strihačom papiera na dlhé trate.
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum. Büyük boyutlarda kağıt kesim işi benim için birer ısınma deneyimi oldu.Todavía creo que sigo corriendo a modo de entrenamiento para llegar a ser una cortadora fondista.
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum. Büyük boyutlarda kağıt kesim işi benim için birer ısınma deneyimi oldu.Ακόμη νιώθω ότι τρέχω, που είναι απλώς η προπόνηση για να γίνω καλλιτέχνης χαρτοκοπτικής μεγάλων αποστάσεων.
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum. Büyük boyutlarda kağıt kesim işi benim için birer ısınma deneyimi oldu.У мене до цих пір є відчуття, що я біжу, просто слід ще потренуватися, щоб витинанки були довшими.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.A felsoroltak a népesség sérülékenyebb rétegeit aránytalanul nagy mértékben sújtják.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Cele mai vulnerabile segmente de popula†ie sufer≤ dispropor†ionat de mult de pe urma acestor situa†ii.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.De mest utsatta grupperna i befolkningen drabbas i oproportionerligt hög grad av alla tre problemen.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Die am stärksten gefährdeten Bevölkerungsgruppen leiden unverhältnismäßig stark unter dieser Situation.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Estas condiciones afectan desproporcionadamente a los sectores más vulnerables de la población.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Haavoittuvimmassa asemassa olevat väestöryhmät kärsivät suhteettomasti näistä sairauksista.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Het zijn juist de kwetsbaardere delen van de samenleving die hier onder lijden.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Le fasce più vulnerabili della popolazione subiscono queste condizioni in maniera del tutto sproporzionata.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Les segments les plus vulnérables de la population sont ceux qui souffrent le plus de cette situation.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Najbolj ranljivi deli prebivalstva so nesorazmerno pogosto prizadeti zaradi tega.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Najzraniteľnejšie časti populácie trpia nerovnomerne týmito podmienkami.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Na skutek tych schorzeń nadmiernie cierpią najbardziej narażone na nie grupy ludności.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Os sectores mais vulneráveis da população são desproporcionadamente afectados por estes problemas de saúde.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Těmito problémy nepoměrně více trpí nejzranitelnější skupiny populace.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Най-уязвимите групи от населението страдат прекомерно в тези условия.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.Assim, na vida e nos recortes de papel, tudo se encontra ligado.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.Az életben és a papírvágásban minden összefügg mindennel.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.Donc dans la vie et dans la découpe de papier, tout est lié.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.En la vida como en el recorte de papel todo está conectado.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.Im Leben und im Papierschnitt ist alles verbunden.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.In het leven en in papiersnedes is alles verbonden.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.În viaţă şi în decupaj, totul este conectat.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.Jadi dalam kehidupan dan memotong kertas, semuanya berhubungan.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.삶과 종이재단에서 모든것은 이어져 있습니다 삶과 종이재단에서 모든것은 이어져 있습니다
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.Quindi, nella vita e nel ritagliare carta, tutto è connesso.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.Trong cuộc sống cũng như trong những mẩu giấy, mọi thứ đều có mối liên hệ với nhau.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.V životě a ve vystřihování je všechno spojené.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.V živote a v strihaní papiera je všetko prepojené.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.W życiu i wycinaniu z papieru wszystko jest powiązane.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.Στη ζωή και τη χαρτοκοπτική. όλα συνδέονται.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.В жизни и вырезке все взаимосвязано.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.Както в живота така и в изрязването на хартия, всичко е свързано.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.Що ж, у житті та у витинанні все взаємопов'язано.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.אז בחיים ובחיתוכי נייר, הכל קשור.
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.في الحياة وتقطيع الورق كل شيء متصل
Hayatta ve kağıt kesim işinde her şey içiçe birbirine bağlı.全てはつながっています 一つの物語が次の物語につながります
Hayır, bu iyi saç kesiminin nasıl olması gerektiği ile alakalı: günün şekline bağlı.Nein, Bei einem guten Haarschnitt geht es darum: Es kommt auf die Form des Tages drauf an.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod