Bu makinedeki bıçak, bir doku bölümünü boydan boya keser ve bir lama aktarır.Jest tam ostrze, które przetnie fragment tkanki i przeniesie go na szkiełko podstawowe mikroskopu.
Bu makinedeki bıçak, bir doku bölümünü boydan boya keser ve bir lama aktarır.여기있는 칼날이 뇌 조직의 한 부분을 가로질러 잘라 내어 현미경 슬라이드 위로 옮깁니다.
Bu makinedeki bıçak, bir doku bölümünü boydan boya keser ve bir lama aktarır.Oddělenou tkáň pak položíme na mikroskopické sklíčko.
Bu makinedeki bıçak, bir doku bölümünü boydan boya keser ve bir lama aktarır.O lamă aici va preleva o secţiune de ţesut şi o va transfera pe o lamelă de microscop.
Bu makinedeki bıçak, bir doku bölümünü boydan boya keser ve bir lama aktarır.Qui c'è una lama che attraverserà una sezione del tessuto e la trasferirà sul vetrino del microscopio.
Bu makinedeki bıçak, bir doku bölümünü boydan boya keser ve bir lama aktarır.Van itt egy penge, ami átvágja a szövetmetszetet, és átalakítja mikroszkópos metszetté.
Bu makinedeki bıçak, bir doku bölümünü boydan boya keser ve bir lama aktarır.В нея има едно острие, което реже напречно секциите в тъканта и ги превръща в микроскопични филийки.
Bu makinedeki bıçak, bir doku bölümünü boydan boya keser ve bir lama aktarır.Її лезо відрізає секцію тканини і переносить її на слайд для мікроскопа.
Bu makinedeki bıçak, bir doku bölümünü boydan boya keser ve bir lama aktarır.Эти лезвия разрезают участок ткани и переносят на предметное стекло микроскопа.
Bu makinedeki bıçak, bir doku bölümünü boydan boya keser ve bir lama aktarır.יש להב שיחתוך מקטע מהריקמה, ואז להעבירו אל זכוכית נושאת.
Bu makinedeki bıçak, bir doku bölümünü boydan boya keser ve bir lama aktarır.هناك شفرة ستقوم بالقطع عرضياً مقطعاً من النسيج وتنقلها إلى صفيحة مجهرية.
Bu makinedeki bıçak, bir doku bölümünü boydan boya keser ve bir lama aktarır.脳の組織をスライスし 顕微鏡のスライドグラスに乗せます その後 染色を施し
"Bu mevkiiye yürüdüm, çöp kovasını evin arkasında buldum. Keseli Sıçan?"Fui até ao local, encontrei o caixote do lixo nas traseiras da casa.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.Đây là một bức ảnh khiến ta phải nín thở -- rõ ràng sự thành công là động lực cho chúng ta.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.Det är denna hisnande bild -- framgång, förstås -- som motiverar oss.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.É esta imagem deslumbrante o êxito, claro — que nos motiva.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.È questa immagine mozzafiato, -- questi successi -- che ci motivano.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.Es esta imagen que quita el aliento-- el éxito, por supuesto-- lo que nos motiva.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.Es ist dieses atemberaubende Bild -- Erfolg, natürlich auch -- der uns motiviert.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.Este această imagine care îţi taie răsuflarea -- succesul, bineînţeles -- care ne motivează.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.Gambar yang mendebarkan seperti ini -- sukses, tentu saja -- yang memotivasi kami.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.Het is deze adembenemende afbeelding -- het succes natuurlijk -- dat ons motiveert.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.Itt ez a lélegzetelállító fénykép -- ami siker, természetesen -- ami bennünket motivál.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.사실 이런 숨막히게 멋진 사진을 보는 것이 이런 취미를 지속하게하는 원동력이죠. 물론 성공하는 사진이요.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.To je sapo jemajoča fotografija - uspeh, seveda - ki nas motivira.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.Toto je dychvyrážajúci obrázok- úspech, samozrejme -- ktorý nás motivuje.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.To zapierający dech w piersiach obraz -- sukces, który rzecz jasna bardzo nas motywuje.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.Този спиращ дъха образ - успехът, разбира се - това ни мотивира.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.Це захоплююче видовище - успіх, звичайно, - ось що мотивує нас.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.Это захватывающее зрелище -- успех, конечно, - вот, что мотивирует нас.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.זאת תמונה עוצרת נשימה -- הצלחה, כמובן -- שמניעה אותנו.
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.إنها هذه الصورة التي تأخذ الأنفاس النجاح بالطبع -- التي تحفزنا
Bu nefes kesen bir resim -- başarı, elbette -- bizi motive ediyor.もちろんうまく行けばですが-やる気の元になります そして子供たちがロケット科学を学び理解するよう仕向けます
Bunlara kesecik denir.Acesta se numesc vezicule.
Bunlara kesecik denir.C'est ce qu'on appelle les vésicules.
Bunlara kesecik denir.Chúng được gọi là những khoang rỗng
Bunlara kesecik denir.Dat zijn vesikels.
Bunlara kesecik denir.Diese nennen wir Bläschen.
Bunlara kesecik denir.Estes chamam-se vesículas.
Bunlara kesecik denir.Ezeket hívják vezikulumoknak.
Bunlara kesecik denir. İçlerinde nörotransmiter olarak bilinen bir molekül vardır.Это везикулы, содержащие молекулы, известные как нейромедиаторы.
Bunlara kesecik denir.이것들은 소포라고 하죠.
Bunlara kesecik denir.Se llaman vesículas.
Bunlara kesecik denir.Tieto sa volajú (synaptické) vačky.
Bunlara kesecik denir.To jsou takzvané vezikuly.
Bunlara kesecik denir.To pęcherzyki synaptyczne.
Bunlara kesecik denir.Те се наричат торбички.
Bunlara kesecik denir.אלה נקראים וסיקולות (שלפוחיות.)
Bunlara kesecik denir.تلك تدعى حويصلات.
Bunlara kesecik denir.中に神経伝達物質が入っていて
Bunlar balina yağlarını kesen Inuit çocukları.Acești copii de eschimoși taie grăsime de balenă.
Bunlar balina yağlarını kesen Inuit çocukları.Das sind Inuit-Kinder, die Walspeck schneiden.
Bunlar balina yağlarını kesen Inuit çocukları.Disse er inuitbørn, der skærer hvalspæk.
Bunlar balina yağlarını kesen Inuit çocukları.Dit zijn Inuitkinderen die walvisvet aan het snijden zijn.
Bunlar balina yağlarını kesen Inuit çocukları.Estos son niños Inuit cortando grasa de ballena.
Bunlar balina yağlarını kesen Inuit çocukları.Ezek inuit gyerekek, amint bálnazsírt vágnak.
Bunlar balina yağlarını kesen Inuit çocukları.Ini adalah anak-anak Inuit sedang memotong lemak ikan paus.
Bunlar balina yağlarını kesen Inuit çocukları.고래 지방을 자르고 있는 이누잇(에스키모) 아이들입니다.
Bunlar balina yağlarını kesen Inuit çocukları.Questi sono bambini Inuit che tagliano il grasso di balena,
Bunlar balina yağlarını kesen Inuit çocukları.Tohle jsou děti eskymáků krájející velrybí tuk.