Ana içeriğe geç
Sözlük

kese ile cümle

kese kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Aslında burada nokta-eğim kesen formunu kullanabiliriz.여기서 점과 기울기를 이용해 직선의 식을 쓸 수 있어요
Aslında burada nokta-eğim kesen formunu kullanabiliriz.Vi kan bruge formlen for linjens ligning til at finde ligningen.
Aslında burada nokta-eğim kesen formunu kullanabiliriz.Тя преминава през тази точка там.
Aslında burada nokta-eğim kesen formunu kullanabiliriz.ويمكننا استخدام نموذج نقطة الميل هنا
Aslında daha sorunun yarısını yaptık. Şimdi y kesenini bulalım.Máme vlastně vyřešenou půlku příkladu.
Aslında, genel olarak, bir vakuol sadece büyük bir kese.Bahkan, pada umumnya, vakuola hanyalah sebuah vesikel besar.
Aslında, genel olarak, bir vakuol sadece büyük bir kese.De fapt, în general, o vacuolă este doar o veziculă mare.
Aslında, genel olarak, bir vakuol sadece büyük bir kese.De hecho, en general, una vacuola es solamente una gran vesícula.
Aslında, genel olarak, bir vakuol sadece büyük bir kese.En fait, en général, une vacuole est juste une grosse vésicule.
Aslında, genel olarak, bir vakuol sadece büyük bir kese.Och proteinerna kommer knuffas in i det endoplasmatiska nätverket.
Aslında, genel olarak, bir vakuol sadece büyük bir kese.Tatsächlich, generell ist eine Vacoule bloß ein großes Vesikel.
Aslında, genel olarak, bir vakuol sadece büyük bir kese.W zasadzie wodniczka to po prostu duży pęcherzyk.
Aslında, genel olarak, bir vakuol sadece büyük bir kese.Στην πραγματικότητα, σε γενικές γραμμές, ένα vacuole είναι απλά ένα μεγάλο vesicle.
Aslında, genel olarak, bir vakuol sadece büyük bir kese.いわば、膜でできた大きな細胞小器官に対する、 呼び名に過ぎない。
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Bart abschneiden, wenn wir in Atlanta sind. Sie hat ihn nie wirklich gemocht.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Con bé không thích bộ râu lắm.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Elle ne l'a jamais beaucoup aimée.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.잘라주는 장면입니다. 제 수염을 별로 좋아하지 않았죠.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.lei poteva riscuotere... poteva tagliarmi la barba. Non le è mai piaciuta molto.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Niciodată nu i-a plăcut.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Nigdy jej nie lubiła.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Nunca le gustó mucho.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Quando chegássemos a Atlanta ela podia cortar-me a barba.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Ze vond hem maar niks.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Ποτέ δεν της άρεσε.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Ей она никогда особо не нравилась.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.Тя никога не я е харесвала много.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.היא תוכל לגזור את הזקן שלי. היא אף פעם לא מאד אהבה אותו.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.أنها ستأخذ من -- تحلق لي لحيتي. لم تكن تحبها كثيرا.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.彼女はわたしのひげがどうしても好きではありませんでした 彼女は3ヶ月英語を学びました
Ayaklarım suyu jilet gibi keserdi.A lábam úgy hasította a vizet, mint a penge.
Ayaklarım suyu jilet gibi keserdi.Chân tôi sẽ cắt vào nước như dao cạo.
Ayaklarım suyu jilet gibi keserdi.I miei piedi fendevano l'acqua come rasoi.
Ayaklarım suyu jilet gibi keserdi.J'ai essayé avec l'aide d'une planche. Mes pieds tranchaient l'eau comme des rasoirs.
Ayaklarım suyu jilet gibi keserdi.다리가 레이저처럼 물을 갈랐지만
Ayaklarım suyu jilet gibi keserdi.Meine Füße schnitten durchs Wasser wie Rasierklingen.
Ayaklarım suyu jilet gibi keserdi.Mijn voeten sneden door het water als messen.
Ayaklarım suyu jilet gibi keserdi.Mis pies cortaban el agua como cuchillas.
Ayaklarım suyu jilet gibi keserdi.Nogi przechodziły mi przez wodę jak brzytwy.
Ayaklarım suyu jilet gibi keserdi.Picioarele mele tăiau apa ca nişte lame.
Ayaklarım suyu jilet gibi keserdi. Yerimden bile oynamazdım.Os meus pés cortavam a água como lâminas, nem sequer me movia.
Ayaklarım suyu jilet gibi keserdi.Краката ми разсичаха водата като бръсначи.
Ayaklarım suyu jilet gibi keserdi.הרגליים שלי היו חותכות את המים כמו סכינים.
Ayaklarım suyu jilet gibi keserdi.كانت رجلي تضرب المياه كالشفرة.
Ayaklarım suyu jilet gibi keserdi.進みませんでした。やる気をなくし、足を見つめるだけでした
Aynı şey dik kesen kenar ortaylar için de geçerli.Det samme gjorde sig gældende for midtnormalerne.
Aynı şey dik kesen kenar ortaylar için de geçerli. Kesiştikleri nokta üçgenin dışında olabilir. .Тя всъщност може да бъде извън триъгълника и тази уникална точка, ние наричаме ортоцентър.
Aynı şey dik kesen kenar ortaylar için de geçerli.같은 이유로 수직이등분 선은 사실상
Aynı şeyi şuradaki kesen için de söyleyebiliriz. . Çünkü bu nokta, merkezden bir yarıçap uzaklığındadır.Vi kan bruge samme argument for linjestykket herovre, fordi det her punkt er R væk fra centrummet.
Aynı şeyi şuradaki kesen için de söyleyebiliriz. .그리고 이 선분에 대한 경우도 같은 경우로 볼 수 있습니다.
Aynı şeyi şuradaki kesen için de söyleyebiliriz. .Możemy to rozumowanie powtórzyć dla tego odcinka.
Aynı şeyi şuradaki kesen için de söyleyebiliriz. .Но ние можем да използваме същия аргумент за този отрез ето тук.
Aynı şeyi şuradaki kesen için de söyleyebiliriz. .لكن يمكننا ان نفعل نفس الاجراء لهذا الضلع
Aynı zamanda karşı kenarı da keser.De er et spejlbillede af hinanden. Vi halverer også den modstående side.
Aynı zamanda karşı kenarı da keser.Dva pravej trojuholníky ktoré sú v podstate zrkadlom obrazov seba. Bude tiež polovičiek opačnej strane.
Aynı zamanda karşı kenarı da keser.필수적으로 각각 거울 이미지이다. 또한 너는 반대쪽 변을 양분할 것이다.
Aynı zamanda karşı kenarı da keser.Ty jsou vlastně navzájem zrcadlovými obrazy. Taky se tím rozpůlí protější strana.
Aynı zamanda karşı kenarı da keser.متناظرين. ايضاً ستقطع الضلع المقابل
Aynı zamanda karşı kenarı da keser.この高度は、実際には、三角形の中央です。今、他の側にそれを行うこと
Ayrıca safra kesesi de büyütüyorlar.Hij kweekt oren voor gewonde soldaten, en hij kweekt ook blazen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod