Hani korktukları bir şey vardı ya, ‘‘kesip asacaklar bunlar’’ evet keseceğiz, asacağız.当时都说他是挂的时候,我们队的几个人聊了一下,还好吧,不是很像挂。
Dişilerin 25 ile 40 km² lik bölgeleri birbirini kesebilir ama hayvanlar genellikle yüz yüze gelmekten kaçınır.雌兽的疆域在25到40公里,可能相互重合,但通常彼此选择避让。
Çocuğun saçını kesen kişiye ise genellikle at hediye edilir.小時候因性格活潑加上留短髮,常被誤認是男孩子。
Bu üç keselin birleşimine ABC üçgeni denir.這三種藥物的聯合稱做triple cocktail。
Keseli köstebekler Avustralya'nın iç kısmında bulunan kumlu çöllerde yaşarlar.牠們的大小如幼兔,生活在澳洲中部的沙漠。
2005) 1935 - Ken Kesey, Amerikalı yazar (ö.1935年:肯·克西,美國小說作家。
Önemli özelliklerinden biri de her şeyi kesebilmesidir.重視的是能包容一切的親情。
Keseleri iyi gelişmiştir ve girişi arkaya yöneliktir.主動輪位於前方,誘導輪位於後方。
Yavrular kör ve çıplak olarak doğar; ilk birkaç gün ağız keselerinin içine alınabilir.剛出生的雛兒身體赤裸,需要數天時間才可以睜開眼睛。
Bazı diğerlerinde ise ancak gebe olduktan sonra bir kese gelişmeye başlar.另一種可頌餅乾呈卷狀,特別的是,它們在拿去焗之前會先切成一塊塊。
Buru Caldera, Witori yanardağının GB kanadını keser.布鲁火山口將Witori破火山口的西南翼切開。
Uğru ise yol kesen haydut anlamındadır.岂若进退无据,身名俱灭者哉。
Keseli köstebekler neredeyse hiç ses çıkarmazlar.移動也幾乎不會發出任何聲音。
Aristoteles 540 hayvan türünü sınıflandırmış ve en az 50'sini keserek incelemiştir.결국 아리스토텔레스는 540종의 동물을 분류하고 적어도 50종을 해부했다.
Kenneth Elton "Ken" Kesey (17 Eylül 1935 - 10 Kasım 2001), Amerikalı yazar.케네스 엘턴 키지(Kenneth Elton Kesey, 1935년 9월 17일 ~ 2001년 11월 10일), 간단히 켄 키지(Ken Kesey)라고 잘 알려진 미국의 작가이다.
Keseli yediuyuklayangiller her şey yiyicidir (omnivor).자는 경보(敬甫), 호는 물재(勿齋)·칠휴거사(七休居士).
Fakat yörüngeleri ileride Dünya'nın yörüngesini keser olabilir.소행성의 궤도는 지구의 궤도와 교차하지 않을 수도 있다.
(Kesen çok azdır).줄여서 《현종론》(顯宗論)이라고도 한다.
AC ve BD birbirlerini O noktasında keseceklerdir.이때 AP' 와 BQ는 서로 평행한다.
Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser.사망 서훈(死亡叙勲) 서훈 대상이 되어야 할 사람이 사망했을 때, 수시로 서훈된다.
Bir yumurta kesesinde birkaç yüz yumurta bulunur.달걀 30개 정도의 분량에 해당한다.
Keseli porsuğumsular omnivor'dur (her şey yiyici).본관은 밀양(密陽)이며 호(號)는 산우(山芋).
Irmakların önünü keser ve kurban ister.팔로 제후의 군사들이 몰려나와 목숨은 건진다.
Bu oran, safra kesesi ameliyatı ile aynıdır.나즈나 : 사오리와 마찬가지로 그 실험의 피해자.
Larvaları yemek istemeyenler peyniri kapalı bir kese kağıdında bekletirler.치즈에 야채 등을 더하지 않는 치즈 퐁뒤가 많다.
Keseceğiz, asacağız.소영은 일어나 악수를 한다.
Tüm geyiklerin karaciğerinde safra kesesi bulunmaz.그리고 목뿔뼈는 어떤 뼈와도 만나지 않는다.
Sonra diğerleri de sırayla bileklerini keserler.나머지 기녀들도 차례로 짝을 지어 이상과 같이 던진다.
İdrar kesesinin dört yüzü vardır.사각형의 변의 개수는 4개이다.
Annesinin onu istemediği biri ile evlendirmemesi için saçını kısacık keser.결혼해서 가정을 꾸려나가고 있는 오빠에게 차마 부탁도 못하고 있는 처지였기 때문이다.
Bunun için kolunu keserek tuz basar.손바닥으로 콩을 문질러 껍질을 제거한다.
8 aylık olunca artık keseye sığmıyacak kadar büyümüş olur.그는 8세가 된 뒤 깅엔 안 데어 필스를 연고로 하는 깅엔에 입단하였다.
Keseli porsuğumsular omnivor'dur (her şey yiyici).מזרעי השומשום מפיקים (בין היתר) טחינה.
Ayrıca intihar kesecikleri olarak bilinir.ראו עוד בערך פיגוע התאבדות.
Bu enzimler tanıma bölgelerinden en azından 1000 baz çifti uzaklıktaki farklı bölgeleri keserler.אנזימים אלו חותכים באתר שונה מאתר ההכרה, במרחק של יותר מ-1000 זוגות בסיסים.
RNaz P, öncül tRNA'ların 5' lider bölgelerindeki dizi elemanlarını keserek olgun tRNA'ların oluşmasını sağlar.RNAse P הוא ריבוזים שאחראי על חיתוך קצה 5' של precursor-tRNA ומוביל ליצירת tRNA בוגר.
Abisini öldüren Halo'nun kafasını keserek öldürmüştür.הוא מסביר שלשונו של דה-סו היא שהרגה את אחותו האהובה.
DNA'yı tanıma yerinden 20-30 baz uzakta keserler.החיתוך נעשה לאחר כ-20–30 זוגות בסיסים אחרי אתר ההכרה.
Doğu boz kangurusu (Macropus giganteus), Avustralya'nın güney ve doğu bölgelerinde yaşayan bir keselidir.קנגורו אפור מזרחי (שם מדעי: Macropus giganteus) הוא יונק כיס אשר מצוי בדרום ומזרח אוסטרליה.
Kıyafetlerini değiştirir ve saçını keser.היא משנה את התספורת, והבגדים ומתחילה להתאפר.
(Diğeri, yüzen keseli.)(החלק השני הוא הגשר התחתון.)
Hani korktukları bir şey vardı ya, ‘‘kesip asacaklar bunlar’’ evet keseceğiz, asacağız.אמרתי לו שאין סיכוי, והוא אמר לי: "אם אתה מסתפר אז גם אני", הסכמתי והלכנו יחד להסתפר".
Haseki olan bostancı ise kendi eliyle kurban keserdi.המפסיד היה מי שמפיל את הכרובים מידיו.
Bu oran, safra kesesi ameliyatı ile aynıdır.אותו דבר נכון לגבי ניתוח פורייה.
Tip II enzimleri aynı diziyi tanır ve keserler.אזורי ה-CRISPR מזהים את ה-DNA הזר וחותכים אותו.
Keseli sıçan adı yanında opossum da gayet yaygındır.במדרשים שמו של רבי ברכיה נפוץ ביותר.
Bu iş yerinden dolayı lakabı Keseryan idi.ובכן זו עצתי הסתלקו מן העסקה.
Daha sonra köyün yaklaşık 400 kişilik halkını, başlarını keserek öldürdü.באותו הזמן מנתה אוכלוסיית המושבה כ-400 נפש.
Böylece kese kullanımı gittikçe erkek giyiminde azalmaya başlamıştır.Започва да се обръща все повече внимание на мъжкото облекло.
Bir yumurta kesesi (Ootheca) üç düzine kadar yavru içerir.При всяко пиене се изпиват не по-малко от три чаши.
1970 - Rodezya, Birleşik Krallık ile ilişkilerini keserek bir Cumhuriyet olduğunu ilan etti.1970 г. – Родезия се провъзгласява за република и скъсва всякаква връзка с Британската корона.
Polat Alemdar kafasını keserek öldürür.И хвърлили жребий, кой да му отреже главата.
Ressam daha sonra resmi keserek iki tablo haline getirdi.По-късно живописецът създава втори вариант на картината.
Kılıcı çıkarmak isterken kızı da elini keser ve o da zehirlenir.Ако дете я пипне и си оближе ръката, то може да се отрови.
Bu hava keselerine alveol denir.Този въздух се нарича колапсен.
Hani korktukları bir şey vardı ya, ‘‘kesip asacaklar bunlar’’ evet keseceğiz, asacağız.А когато първосвещениците и слугите Го видяха, завикаха и казваха: Разпни, разпни Го!
Bu kesenin içindeki sıcaklık kendi vücut sıcaklığından 2 derece daha yüksektir.Температурата в него е с 2 градуса по-ниска от тази в коремната кухина.
Keseliler çok çeşitlilik göstermektedir.Bu bölgede 241 kuş ve 79 tür memeli yaşamaktadır.Огромен за тази територия е броят на реликтните видове – 27 преглациални реликта и 149 глациални реликта.
Köy adlarının Türkçeleştirilmesi sırasında köy adı Kesertaş olarak değiştirilmiştir.Носят се предания, че по време на турското потисничество селото е носело името Селище.
Erkeklerinde boğaz altında bir ses kesesi bulunur.В ноздрите се наблюдава засъхнал ексудат.