Keseli sıçanlara tüm Orta- ve Güney Amerika'da rastlanılır.Змія зустрічається у Центральній та Південній Америці.
Bunun gibi diğer Pirsinglerde zorlanınca, deriyi kesebilirler.Коли личинки вилупляться, вони зможуть поласувати цим своєрідним бульйоном.
Kız arkadaşım sık sık saçlarımı keser.Моя подруга мені часто стриже волосся.
Diprotodon bugüne kadar yaşamış olduğu bilenen en büyük keseli türüdür.Diprotodon byl největší dosud známý vačnatec.
Bozulan dengesi nedeniyle saçlarını bile toplayamaz ve saçlarını keser.Její dlouhé vlasy totiž nejdou ani uříznout, ani ostříhat.
O gece Bart, evden gizlice çıkar ve heykelin başını testereyle keser.Ještě tu noc se Bart nenápadně vykrade z domu a hlavu soše pod rouškou tmy uřeže.
Şu anda dünyadaki en büyük etobur keselidir.V současnosti je to nejdražší koření na světě.
Bu keselere çoğunlukla kadınların prostatı da denir.Někdy je tento obor také zván souslovím ženské lékařství.
Bulvarı kuzey güney ekseninde kesen önemli sokaklar; Friedrichstraße ve Wilhelmstrasse'dir.Hlavní severo-jižní ulice křižující ulici Unter den Linden jsou ulice Friedrichstraße a ulice Wilhelmstraße.
Bu iş yerinden dolayı lakabı Keseryan idi.Svůj obchod musela z tohoto důvodu zavřít.
Sadece gebelik kesesi oluşur.Zbývá pouze obvodové zdivo.
Para kesesi veya kese, küçük para çantası ya da torbaya verilen addır.Soustředí se na krádež peněženky z kapsy, či kabelky.
Hani korktukları bir şey vardı ya, ‘‘kesip asacaklar bunlar’’ evet keseceğiz, asacağız.Těm to ale změnili tak, že místo zastřelení měli být oběšeni. „Ty,“ povídá jeden druhému, „je to dobrý.
Dişi, 3 aylıkken yavruları sütten keser ve onlara avlanma dersleri vermeye başlar.Asi ve věku 6 měsíců poprvé ochutnají rybu a matka je učí lovit.
Annesinin onu istemediği biri ile evlendirmemesi için saçını kısacık keser.Neobřezaná dívka by se nevdala, jelikož by ji nikdo nechtěl.
Mart 1621'de safra kesesi iltihabı dolayısıyla öldü.Ale již v březnu 1169 na následky přejedení Šírkúh zemřel.
Keseli sansar ve Tazmanya şeytanı familya'nın en çok tanılan mensublarıdır.Potomci Adama a Lilith jsou ďábelští duchové na světě.
Öksürüğü keser.Přezimuje kukla.
Ağzını keser, göz kapaklarını yakar ve annesini, babasını öldürür.Utíká pryč, naříká a volá po své mamince.
İsterse nafile kurbanı keser, isterse Mekke ve Medine'deki kutsal yerleri gezer.Ve vzniklém zmatku SIR napadne Saúdské království – chce dobýt Rijád a obsadit svatá města Mekka a Medina.
Keseli porsuğumsular çiftleşme zamanı dışında yalnız yaşar ve aynı türden olanlara rastlarsa agresif davranır.Mimo období páření žijí jedinci osaměle, v zajetí se k sobě chovají agresivně.
Bu keseciklerin duvarlarında kılcal damarlar yayılır.Na prstech tomuto druhu rostou přísavky.
Kesenin içine girdikten sonra her biri ilerleyen 100 gün boyunca bir meme ucuna bağlı kalır.Jakmile se do kapsy dostanou, zůstanou přisátá na bradavce dalších 100 dní.
İki ön dişlilerde kese gayet iyi gelişmiştir.V úvodních dvou kolech vyřadil kvalifikanty.
Aristoteles 540 hayvan türünü sınıflandırmış ve en az 50'sini keserek incelemiştir.Aristotel a clasificat peste 540 de specii de animale și a disecat cel puțin 50.
Tasmanya bir süredir büyük keseli etoburların son sığınağıydı.De ceva timp, Tasmania a fost ultimul refugiu al carnivorelor marsupiale.
Balcıl keseligiller nektar ile beslenir.Adulții se hrănesc cu nectar.
Bunlar “Wheeler’ın altın kesesi” olarak adlandırılmaktadır.Unii îl consideră ca fiind ultimul "Scherzo de groază" al lui Mahler.
Çoğu keseli fareler sadece bir fare büyüklüğüne ulaşır ve en küçük keseliler olarak sayılır.Cei mai mulți sunt mici ca șoarecii, iar unii de mărimea șobolanilor.
Ayrıca yaşayan en büyük keseli hayvandır.Are, totodată, cel mai mare efectiv de bovine.
Yaklaşık 6 ay sonra ilk kez keseden dışarı çıkar.A plecat de la Steaua după doar șase luni.
Isildur, Sauron'un parmağını keserek Tek Yüzük'ü aldı.Isildur a tăiat degetul pe care se afla Inelul lui Sauron cu ajutorul sabiei rupte (Narsil) a lui Elendil.
Annesinin onu istemediği biri ile evlendirmemesi için saçını kısacık keser.I-a spus că părinții ei n-ar forța-o să se căsătorească cu cineva de care ei nu i-ar plăcea.
Bazen de her iki tipte tümöral oluşumlar aynı kesede şekillenebilir.În ambele cazuri, teme multiple pot coexista în aceeași operă.
Filin boğazında daha sonra kullanmak üzere su saklayabileceği bir kese bulunur.Gâtul unui elefant pare să conțină o pungă în care poate stoca apă pentru o utilizare ulterioară.
Aynı zamanda C-Si bağlarını da keser.În acest caz, se rupe o legătură C-N.
Bir başka örnek ise idrar kesesi yırtılması ve buna bağlı ortaya çıkan peritonitis'tir.O complicație și mai gravă este perforarea colecistului, urmată de peritonită.
Kesenin içine girdikten sonra her biri ilerleyen 100 gün boyunca bir meme ucuna bağlı kalır.Odată ajunși, fiecare va rămâne atașat la un mamelon pentru următoarele 100 de zile.
Önce bileklerini keserek intihara teşebbüs ettiyse de başaramadı.Batthyány a încercat să se sinucidă, tăindu-și vena jugulară, dar nu a reușit.
Para kesesi veya kese, küçük para çantası ya da torbaya verilen addır.Persoanei respective i se oferă daruri în bani sau o batistă.
Önemli özelliklerinden biri de her şeyi kesebilmesidir.Altele afectează toate caracterele.
Ayrıca intihar kesecikleri olarak bilinir.Povești cu tentative de sinucideri.
Onun her tarafında bir sürü kese sarkar.El are tatuaje pe tot corpul.
Aristoteles 540 hayvan türünü sınıflandırmış ve en az 50'sini keserek incelemiştir.Arisztotelész összesen 540 állatfajt osztályozott és legalább 50-et felboncolt.
Aynı zamanda C-Si bağlarını da keser.Hasítja a C–Si kötéseket is.
Black Entertainment Television, Just Lose It'in klibini yayınlamayı kesen ilk kanal oldu.A Black Entertainment Television volt az első csatorna, amely betiltotta a Just Lose It videoklip sugárzását.
Tüm sıraya ateş edebilir ancak yanına zombi yaklaştığında ateş etmeyi keser.Nagy hatótávú lövész, de elbújik a zombik közeledtére.
Köyün gençleri, gelin alayının önünü keserek bahşiş alırlar.Vacsoravendégei egy kicsit hitetlenkedve hallgatják a bárót.
Bu üç keselin birleşimine ABC üçgeni denir.Adott egy ABC háromszög.
Sivridir ve yanlış kullanıldığında parmağı kesebilir.Jelzőként lehet ragozott és ragozatlan.
Bir hamster, kesesinde kendi vücut hacminin yarısı kadar yiyeceği taşıyabilir.Egyszerre akár testsúlya felének megfelelő táplálékot is képes megenni.
Gertrude, Ophelia'nın boğulduğu haberini vererek bu hileyi yarıda keser.Gertrud megjelenik, hogy bejelentse, Ophelia vízbe fulladt.
İlk 5 ayı annenin kesesinde geçirdikten sonra keseden çıkarlar.Öt hőnap után férjével először a pénzről beszélnek.
Yavrular doğdukları zaman vajinadan annenin kıllarına tutunarak keseye giderler.A kölykök születésükkor képesek anyjuk szőrébe kapaszkodni.
Hani korktukları bir şey vardı ya, ‘‘kesip asacaklar bunlar’’ evet keseceğiz, asacağız.Ásás közben szellemek jönnek: „Melyiket akasszuk fel?” - kérdik, és mind elmenekül.
Her iki çeşit safra kesesi iltihabında da; vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.Ha mégis kimarad két adag egymás után, orvosi ellenőrzésre van szükség.
Bu esnada cinayeti gören bir kişiyi daha kovalayarak boğazını keserek öldürdü.Neki akkor sikerült az egyik gyilkost megsebeznie az arcán.
Bunların ardında fazladan bir vomeronazal kese vardır.Ezek felett egy kilátóterasz található.
Bunun için kolunu keserek tuz basar.Ebbe teszi bele a viselője a csonkját.
Batı'da da 15 yüzyılda hem kadın hem de erkekler kese giymişlerdir.A 17. és 18. században a nők és a férfiak is viselni kezdték.