Kerpiç bir evde yaşıyorum.I'm living in an adobe house.
Bu yapılar kerpiçten yapılmış ve birbirinin üzerine inşa edilmişti.These buildings were made of mud brick and built on top of one another.
Bazı kerpiç yapılar yıkıldı.Some coffee plants were damaged.
Yüz bin kerpiç ev büyük hasar gördü ya da yıkıldı.At least 1,000 homes were severely damaged or destroyed.
Binaların hemen hemen tamamı taş ve kerpiçtir.These buildings would be all of brick and steel construction.
Bu yapılarda taş ya da kerpiç kullanılmadığı düşünülmektedir.These properties allow for use where steel is impractical or cumbersome.
Kerpiç duvarlı bu yapıların bir yangınla tahrip olduğu düşünülmektedir.This inner wall was destroyed by a fire.
Meskenleri Köyde evler genellikle kerpiçten yapılmıştır.As a response to this, houses in cities were usually multi-storeyed.
Kerpiç döşemenin güneybatısında merdivenli bir tünel bulunmaktadır.There is a circular tower at the south-west.
Binanın yapımında kullanılan ana malzemeler kesme taş ve kerpiçtir.The two main materials used in the building's construction were glass and steel.
Dünyadaki en büyük kerpiç binaIt's the biggest adobe building in the world.
Kerpiç ... hmmOh adobe.
Bu kadar büyük bir binayı nasıl olur da kerpiçten inşa edebilirler?How could they build such a big building with adobe?
Senede bir defa kerpiçi boyarlar.Once a year they paint the adobe.
Modern sektör, elitlerin kerpiç toprağıdır.The modern sector is the abode of the elites.
Güneş, kerpiç evin penceresinden girerken, yaşlı bir Rana kadını yemek yapmakla meşgul.As the sun peeks from the window of the mud house, an old Rana lady is busy preparing meal.
Vadi'deki evler taş, ahşap ya da kerpiç.Houses are built of stone, wood or sun-dried bricks.
Bayram ise ev yapımı için gerekli olan kerpiçleri parçalar.In the meantime, Bayram breaks the adobe bricks that were planned to be used for the house.
Bir kerpiç duvar ile çevrili küçük kare şeklinde bir bölge içinde almaktadır.It is located in a small square-shaped territory surrounded with a cob wall.
Kerpiçler bazen ahşap çerçeve yapıları doldurmak için kullanılır.Mudbricks also called adobe are sometimes used to fill in timber-frame structures.
Etrafı dikdörtgen gözetleme kuleleri olan bir kerpiç duvarla çevriliydi.It was surrounded by an adobe wall with rectangular watch towers.
Gazne'nin her iki minaresi de 20 metre [1] yüksekliğindedir ve pişmiş kerpiçten yapılmıştır.Both minarets of Ghazni are 20 metres (66 feet)[4] tall and built of fired mud brick.
Daha yüksek seviyeler, hayatta kalmayan kerpiçteydi ve nasıl ortaya çıktığı tam olarak belli değil.Higher levels were in mud brick, which has not survived, and it is not fully clear how appeared.
Bu binalar yuvarlak olduğu kadar dikdörtgen şekildeydi ve kerpiçten yapılmıştı.These buildings were round as well as rectangular-shaped, and were made of mudbrick.
Çoğu inşaat genellikle karo, kerpiç, beton ve tuğladan yapılır.Most construction is usually made of tile, adobe, concrete and brick.
33,8 metre uzunluğundaki rüzgar kapanı, dünyanın en uzun kerpiç rüzgar kapanıdır.Its 33.8 meters tall windcatcher is the tallest adobe-made windcatcher in the world.
Bunlar önceleri kendilerine çubuktan örme kulübeler yapmışlar, daha sonra kerpiçten evler yapmışlardır.Zuerst dienten die Höhlen den Ligurern als Wohnungen.
Gelinin arkasındaki kerpiç duvarda yeşil bir çuha, bunun üzerinde ise kâğıttan yapılmış gelin tacı asılıdır.Auf der Strohwand hinter der Braut hängt ein grünes Tuch, auf dem die papierene Brautkrone befestigt ist.
Hemen bitişiğindeki ev kısmı da (bugün kabirdir) kerpiçtendi.So war die Heimstätte des Vereins Bunyodkor Taschkent.
Ölümlerin çoğu Kapı Dağı yöresindeki bu kerpiç evlerde yaşandı.Viele dieser geweihten Stätten wurden auf den Bergen der Region angelegt.
Duvarlar kerpiç olabilir.Les wall ride sont possibles.
"Elazığ'daki deprem, kerpiç evleri yıktı"."Quel povero diavolo semplicemente saltò in pezzi."
Bazı kerpiç yapılar yıkıldı.Alcune opere stradali di scavalco sono state demolite.
Duvarlar kerpiç olabilir.Окна могут быть угловыми.
"Elazığ'daki deprem, kerpiç evleri yıktı".Последствия землетрясения не ограничились разрушенными домами.
1925'ten itibaren kerpiç evler yapılmaya başlanmıştır.С 1925 года в Арзни начались строительные работы.
İnsanların bilmediği, ulaşamadığı bir yerde topraktan (kerpiçten) yapılmış evinde yaşar.بقي معتزلاً في بيته، لا يستطيع أن يطالب بما يعتقده ويدين الله تعالى به.
İlçedeki bir ortaokula da sporcunun adı verilmiştir. ^ a b "Hamit Kaplan'ın "kerpiç evi" müze oluyor".اسم المنزل بالكامل هو متحف وبيت سوزان ب.
Bazı kerpiç yapılar yıkıldı.Plantações inteiras foram arrasadas.
Bayram ise ev yapımı için gerekli olan kerpiçleri parçalar.Mandou fazer casas aos vigários onde isso era preciso.
İnsanların bilmediği, ulaşamadığı bir yerde topraktan (kerpiçten) yapılmış evinde yaşar.Daar belandt hij in een aarde die in niets meer lijkt op wat hij kent.
Kerpiç çok eski çağlardan beri yapı malzemesi olarak kullanıla gelmiştir.Baksteen wordt al zeer lang als bouwmateriaal gebruikt.
Bu nedenle binanın avlusuna 2 tane daha kerpiç bina yapıldı.Daarom werden er door de Regie der Gebouwen twee andere aanvullende weerradars geplaatst.
Bir diğer tanınmış kompozit ise kerpiçtir.Een ander bekend project is de spine.
Bu dönemde krallar mastaba denilen dikdörtgen kerpiç odaların altına gömülmüştü.Tot die tijd werden koningen begraven in de zogenaamde mastaba's, vierkante stenen monumenten.
Yüz bin kerpiç ev büyük hasar gördü ya da yıkıldı.Een tiental huizen raakte zwaar beschadigd of werden totaal verwoest.
Uygurlar evlerini tuğladan ve kerpiçten yaparlardı.Zij bouwden de huisjes schots en scheef.
"Elazığ'daki deprem, kerpiç evleri yıktı".Nagłe trzęsienie ziemi obraca w ruinę dom rodzinny Kotoko.
Yüz bin kerpiç ev büyük hasar gördü ya da yıkıldı.Około 100 budynków zostało zniszczonych lub poważnie uszkodzonych.
Bazı kerpiç yapılar yıkıldı.Część drewnianych zabudowań została rozebrana.
Bu nedenle binanın avlusuna 2 tane daha kerpiç bina yapıldı.För sågverket uppfördes två byggnader.
Kasabada yuvarlak kerpiç evler olmakla birlikte, sokak planlamasının olmadığı bilinmektedir.У місті розташовувалися круглі будинки з сирої цегли, поки що без планування вулиць.
Yoksa duvardan boydan boya akan su kerpici eritir.При зволоженні гарячих стінок печі водою утвориться пара.
Evler genelde beton yapı tarzında olup eskiden kalma kerpiç ve taş evlerde mevcuttur.Základy bývaly kamenné, dnes obvykle betonové a větší domy jsou podsklepené.
Açıkça görülür ki, kerpiçten yapılmıştır.Zajímavostí je, že byl stavěn na suchu.
Yüz bin kerpiç ev büyük hasar gördü ya da yıkıldı.Peste 200 de case au fost fie grav afectate fie s-au prăbușit.
Bazı kerpiç yapılar yıkıldı.S-au devastat câteva prăvălii.
Çoğu zaman dağlarda kerpiçten yapılmış yerlerdir.În cele mai multe cazuri se folosesc hribi.
Evleri kerpiçten yapılmıştır.Házaikat vályogból készítették.
Duvarlar kerpiç olabilir.Seinät voivat olla kaltevia.