Ana içeriğe geç
Sözlük

ker ile cümle

ker kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, Savaş ve barış'ı 15 kere okuduHe has read War and Peace 15 times.
Biz bir kere deneyeceğimize anlaştık.We agreed we'd give it a shot.
Tom sayısız kere bana yardım etti.Tom has helped me countless times.
O, onunla bir keresinde buluştuğunu hatırlıyor.He remembers meeting her once.
Bir kere daha denememe izin verin.Let me try one more time.
Ben zaten sana yüz kere söylemiş olmalıyım.I must've told you that a hundred times already.
Birisi bir keresinde demiş ki: ''Bir Japon'a nasıl Japonca konuşacağını söyleme.''Someone once said: "Don't tell a Japanese how to speak Japanese."
Ayda bir kere bir araya geliriz.We get together once a month.
Bunu bir kere yaptın.You did that once.
Bunu sevmeyebilirsin ama onu en azından bir kere denemelisin.You may not like it, but you should at least try it.
Bir şey yapmak için Tom'a bir kereden daha fazla söylenilmesine gerek yok.Tom doesn't need to be told more than once to do something.
Tom kermes için biraz ıslak kek yaptı.Tom baked some brownies for the bake sale.
Tom şu ana kadar aynı hatayı üç kere yaptı.Tom has made the same mistake three times so far.
Tom kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde yaşıyor.Tom is living in the middle of nowhere.
Herkes hayatları boyunca en az bir kere aşık olur.Everybody falls in love at least once in their lives.
Tom kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdeydi.Tom was in the middle of nowhere.
Bir keresinde arkadaş olduğumuzu söyledin.You once said we were friends.
Tom bir kaç kere başını salladı.Tom nodded his head a few times.
Bana kaç kere yalan söyledin?How many times have you lied to me?
Abartmaman gerektiğini sana milyon kere söyledim.I've told you a million times that you shouldn't exaggerate.
Bir kerize benziyor muyum?Do I look like a sucker?
Bunu en az bir kere yapmayı denemek zorundayım.I have to try doing that at least once.
Onu sadece bir kere söyle.Just say it once.
Biz yılda en az bir kere oraya gitmeliyiz.We must go there at least once a year.
Bu ev Brezilya kerestesinden inşa edilmiştir.This house is built from Brazilian lumber.
Bu, Brezilyalı kerestesi. Dünyadaki en iyi çeşitlerden biri.This is Brazilian lumber. One of the best kinds in the world.
Ben onu iki kere söylemeyeceğim.I won't say that twice!
Çoğu insan, bir kelimeyi en az bir kere duymadan öğrenemez.Most of the people can't learn a word if they don't listen at least once.
Tom üç kereden daha fazla tutuklandı.Tom has been arrested more than three times.
Ben her şeyi iki kere söylemek zorunda mıyım?Do I have to say everything twice?
Pekala, olan oldu bir kere.All right, what's done is done.
Aşamalı olarak yap. Bir kerede tamamlamaya çalışma.Do it incrementally. Don't try to get it all done at once.
Zaten ona bunu bin kere söyledim.I've already told him this a thousand times.
Bir kere el ele tutuşmuştuk.We held hands, once.
Bir keresinde el ele tutuşmuştuk.We held hands, once.
Kerry "Sibirya karşılığında Kırım!"Kerry: "Crimea in exchange for Siberia!"
Otuz yıl önce buradaki ana sanayi keresteydi.Thirty years ago, timber was the main industry here.
Bir keresinde bir gazlı çay gördüm.I saw a carbonated tea once.
O yarışı bir kere daha kazandı.He won the race once again.
Bunu yalnızca bir kere söyleyeceğim bu yüzden dikkatlice dinle.I will say this only once, so listen carefully.
İki kere düşünmeden git!Go without thinking twice!
O iki kere düşünmezdi.He wouldn't have thought twice.
Kaç kere sana söylemeliyim?How many times must I tell you?
Kaç kere sana demeliyim?How many times must I tell you?
O aslında üç kere oldu.That actually happened three times.
Kereviti severim.I love crawfish.
Sen bir kereden daha fazla uyarıldın.You've been warned more than once.
Bırak bir kerecik de ben kazanayım.Let me win for once.
Bırak bir kere de ben yeneyim.Let me win for once.
Kerevizden nefret ederim!I hate celery!
Bir kere daha!One more time!
Kerevizden nefret ediyorum.I hate celery.
Üç kere altı on sekizdir.Six times three is eighteen.
Üç kere altı on sekize eşittir.Six times three equals eighteen.
Tom günde en az üç kere dişlerini fırçalar.Tom brushes his teeth at least three times a day.
Bu kitap bir kereden daha fazla okumaya değer.This book is worth reading more than once.
Tom, onu yapmamanı kaç kere söyledim?Tom, how many times have I told you not to do that?
Kaç kere bunu tekrarlamak gerekiyor?How many times do I need to repeat it?
Benim arkadaşım kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde yaşıyor.My friend lives in the middle of nowhere.
İki kere kırk beş doksan yapar.Forty-five times two is ninety.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod