Ana içeriğe geç
Sözlük

kep ile cümle

kep kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Eski kepengi çöpe atmışlardı.Ils avaient jeté le vieux rideau au point de dépôt des ordures.
Eski kepengi çöpe atmışlardı.그들은 오래된 철창을 철거해서 쓰레기장에 던져버렸지요.
Eski kepengi çöpe atmışlardı.Sie hatten die alten Rolladen zur Müllhalde gebracht.
Eski kepengi çöpe atmışlardı.Staré črepiny vyhodili do kontajnera na sklo.
Eski kepengi çöpe atmışlardı.Tinham atirado a persiana velha para o local de coleta de lixo.
Eski kepengi çöpe atmışlardı.Wyrzucili stare metalowe kraty na śmietnik.
Eski kepengi çöpe atmışlardı.Ze hadden de oude luiken bij het afval gegooid. Ze hadden de oude luiken bij het afval gegooid.
Eski kepengi çöpe atmışlardı.Πέταξαν τα παλιά στόρια στους κάδους σκουπιδιών.
Eski kepengi çöpe atmışlardı.Вони викинули старі віконниці на смітник.
Eski kepengi çöpe atmışlardı.Они выбросили старые ставни на помойку.
Eski kepengi çöpe atmışlardı.הם זרקו את התריס הישן באזור איסוף הפסולת.
Eski kepengi çöpe atmışlardı.و ألقو باب المتجر القديم في مكان جمع القمامة
Eski kepengi çöpe atmışlardı.ゴミ捨て場にありました 「どうして捨てたのですか?」 と尋ねると
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Bucket kayu ek tua, "ada peevishness ditandai antara pemukim tua di flat.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Cupă pentru excavat vechi de stejar, "a existat o supărare marcat printre coloniştii vechi în apartamente.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Gammal Oaken Bucket ", det var en markant peevishness bland de gamla bosättarna i lägenheter.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Gammel oaken Bucket, "der var en markant peevishness blandt de gamle bosættere i de lejligheder.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Old Hrastov Bucket, "je bil označen peevishness med starimi naseljenci v stanovanja.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Old Oaken Bucket ", gab es eine deutliche Verdrießlichkeit unter den alten Siedler in den Wohnungen.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Old thuộc về cây sồi Bucket, "có một peevishness đánh dấu một trong những người định cư cũ trong căn hộ.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Oude eiken Emmer, "er was een duidelijke wrevel onder de oude kolonisten in de flats.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.올드 오크 재의 버켓은 "에서 오래된 정착민 사이에 표시 peevishness있다 아파트.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Régi tölgyfa Bucket "volt jelentős peevishness között a régi telepesek lakás.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Staré Oaken lopaty, "došlo k výraznému mrzutosť medzi starousadlíkov v byty.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Staré Oaken lopaty, "došlo k výraznému rozmrzelost mezi starousedlíky v byty.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Stary Oaken Bucket ", nastąpił znaczny złośliwości wśród starych osadników w mieszkań.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Vanha tamminen Bucket, "oli merkitty peevishness Vanhoissa uudisasukkaat asuntoja.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Vecchio secchio Quercia, "c'era una irritabilità marcata tra i vecchi coloni nel appartamenti.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Vieux baquet de chêne, "il y avait une mauvaise humeur marquée chez les anciens habitants de la appartements.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Παλιά δρύινα Bucket, "υπήρχε μια έντονη δυστροπία μεταξύ των παλαιών εποίκων στα διαμερίσματα.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Старий Дубовий ківш ", було відзначено дратівливість серед старих поселенців квартири.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Старият дъбов Кофа, "имаше подчертан peevishness сред старите заселници в апартаменти.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Старый Дубовый ковш ", было отмечено раздражительность среди старых поселенцев квартиры.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.دلو Oaken القديمة "، كان هناك الضيق ملحوظ في صفوف المستوطنين القدامى في الشقق.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.フラット。 管理は、朝食時に電話で非常に簡潔であり、はるかに長い時間がかかった
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.Čeprav je teleskop Kepler instrument, ki strmi, smo mi, življenje, tisti, ki iščemo.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.De Keplertelescoop is het instrument dat observeert, maar wij zijn het leven dat op zoek is.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.Embora o telescópio Kepler seja o instrumento que observa, somos nós, vida, que estamos a investigar.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.E mentre il telescopio Keplero continua a scrutare lo spazio, noi, la vita, continuiamo a cercare altra vita.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.Hoci je to teleskop Kepler, prístroj, ktorý sa uprene pozerá do diaľok, sme to my, život, kto hľadá.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.Kepler wypatruje planet zdatnych do życia, ale to my, istoty żywe ich poszukujemy.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.Kính thiên văn Kepler chỉ là dụng cụ để quan sát, chính chúng ta mới là những người đóng vai trò quyết định.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.하늘을 향해있는 것은 케플러 천제망원경이라는 기구이지만 실제로 관측을 하는 것은 생명체인 우리 인간들입니다.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.Sementara teleskop Kepler menjadi alat yang melihat, kitalah, kehidupan, yang mencarinya.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.Si bien Kepler es el telescopio, el instrumento que mira, somos nosotros, la vida, quienes buscamos.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.Si c'est Kepler, le télescope, qui observe, c'est nous, la vie, qui cherchons.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.S míg a Kepler-űrteleszkóp az eszköz, ami mér, mi vagyunk az élet, aki keres.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.Telescopul Kepler, instrumentul, este cel care privește, dar noi, viața, suntem cei care căutăm.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.Trots att det är teleskopet Kepler, instrumentet som tittar, är det vi, livet, som söker.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.Während Kepler - das Teleskop - das Instument ist, das blickt, sind wir es - das Leben - die suchen.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.Zatímco je to teleskop Kepler, nástroj, který hledí, jsme to my, život, kdo hledáme.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.Докато Кеплер е телескопът, инструментът, който се взира, ние сме тези, живущите, които търсим.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.Но Kepler - это только телескоп, инструмент, который "смотрит", а исследуем это мы, люди.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.בעוד שזהו הטלסקופ קפלר, שבוחן את הכוכבים, אלו אנחנו, החיים, אשר מחפשים.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.في حين أن تلسكوب كيبلر والأجهزة هي التي تحدق، إنه نحن، الحياة، من يبحث.
Evet gözlemlemeyi yapan Teleskop Kepler ama araştırmayı yapan bizleriz yani hayatın kendisi.探索をするのは私たち命あるものなのです ありがとうございました
- I always prayed for you, honestly. I kept praying. - Thank you, abi.-תמיד התפללתי בשבילך, בכנות. כל הזמן מתפלל. . תודה, אבי.
I kept praying.Seguí rezando.
I kept praying.Κράτησα προσεύχεται.
İnsanlar bu nehirden kepçelerle içme suyu alırlar.사람들은 다른 북인도 지역의 강에서는 할 수 없는 것인,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod