Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.A tak kradl se lid toho dne, vcházeje do města, jako se krade lid, když se stydí, utíkaje z boje.
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.E nesse dia o povo entrou furtivamente na cidade, como o faz quando, envergonhado, foge da peleja.
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.Het leger sloop de stad binnen, alsof iedereen zich schaamde en in de strijd op de vlucht was geslagen.
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.În aceeaş zi, poporul a intrat în cetate pe furiş, ca nişte oameni ruşinaţi că au fugit din luptă.
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.In ljudstvo se po tihem prikrade v mesto ta dan, kakor se ljudstvo s sramom ukrade, ko je bežalo v boju.
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.그 날에 백성들이 싸움에 쫓겨 부끄러워 도망함 같이 가만히 성으로 들어가니라
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.Nên nỗi , trong ngày đó , dân_sự lén trở vào thành dường_như một đạo binh mắc_cỡ vì đã trốn khỏi chiến_trận .
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.Nên nỗi, trong ngày đó, dân sự lén trở vào thành dường như một đạo binh mắc cỡ vì đã trốn khỏi chiến trận.
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.Og Folket stjal sig den Dag ind i Byen, som man stjæler sig bort af Skam, når man har taget Flugten i Kampen.
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.ויתגנב העם ביום ההוא לבוא העיר כאשר יתגנב העם הנכלמים בנוסם במלחמה׃
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.وتسلّل الشعب في ذلك اليوم للدخول الى المدينة كما يتسلّل القوم الخجلون عندما يهربون في القتال.
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.那 日 眾 民 暗 暗 的 進 城 、 就 如 敗 陣 逃 跑 慚 愧 的 民 一 般
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.那日眾民 暗暗 的 進城 、 就 如 敗陣 逃跑 慚愧 的 民 一般
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.David rassembla tout le peuple, et marcha sur Rabba; il l`attaqua, et s`en rendit maître.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Also nahm David alles Volk zuhauf und zog hin und stritt wider Rabba und gewann es
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.A tak zebrał Dawid wszystek lud, i ciągnął przeciw Rabbie, i dobywał go, a wziął je.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Då församlade David allt folket och tågade till Rabba och angrep det och intog det.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Da samlede David hele Hæren og drog til Rabba, angreb og indtog det.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Da samlet David alt folket og drog til Rabba; og han stred mot det og inntok det.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.David a strîns tot poporul, şi a mers asupra cetăţii Raba; a bătut -o şi a luat -o.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Davide radunò tutto il popolo, si mosse verso Rabbà, l'assalì e la prese
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.David reunió a todo el pueblo, fue a Rabá, combatió contra ella y la tomó
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.David torej zbere vse ljudstvo in gre proti Rabi in se bojuje zoper njo ter jo dobi.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Egybegyûjté azért Dávid mind az egész népet, és aláméne Rabba ellen, és harczola ellene, és elfoglalá azt.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Então Davi ajuntou todo o povo, e marchou para Rabá; pelejou contra ela, e a tomou.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.다윗이 모든 군사를 모아 랍바로 가서 쳐서 취하고
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Lalu Daud mengumpulkan seluruh tentaranya, dan menyerang Raba, diserbunya serta dikalahkannya
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Silloin Daavid kokosi kaiken väen ja lähti Rabbaan, ryhtyi taisteluun sitä vastaan ja valloitti sen.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Tedy sebrav David všecken lid, vytáhl proti Rabba, kteréhož dobýval a vzal je.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Vậy , vua Ða - vít nhóm hiệp cả dân_sự , kéo đến đánh Ráp-ba , vây và hãm lấy nó .
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Vậy, vua Ða-vít nhóm hiệp cả dân sự, kéo đến đánh Ráp-ba, vây và hãm lấy nó.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Vtedy sobral Dávid všetok ľud a odišiel do Rabby a bojoval proti nemu a zaujal ho.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.Затова Давид събра всичките люде та отиде в Рава, би се против нея, и я завладя.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.И собрал Давид весь народ и пошел к Равве, и воевал против нее и взял ее.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.ויאסף דוד את כל העם וילך רבתה וילחם בה וילכדה׃
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.فجمع داود كل الشعب وذهب الى ربّة وحاربها واخذها.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.於 是 大 衛 聚 集 眾 軍 、 往 拉 巴 去 攻 城 、 就 取 了 這 城
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.於是 大衛 聚集 眾軍 、 往 拉巴 去 攻城 、 就 取 了 這城
Efendisi, ‹‹İsraillilere ait olmayan yabancı bir kente girmeyeceğiz›› dedi, ‹‹Givaya gideceğiz.››Gospodar pa mu reče: Ne pojdemo v mesto tujcev, ki ni od sinov Izraelovih, ampak pojdimo dalje v Gibeo.
Efendisi, ‹‹İsraillilere ait olmayan yabancı bir kente girmeyeceğiz›› dedi, ‹‹Givaya gideceğiz.››주인이 그에게 이르되 우리가 돌이켜 이스라엘 자손에게 속하지 아니한 외인의 성읍으로 들어갈 것이 아니니 기브아로 나아가리라 하고
Efendisi, ‹‹İsraillilere ait olmayan yabancı bir kente girmeyeceğiz›› dedi, ‹‹Givaya gideceğiz.››ויאמר אליו אדניו לא נסור אל עיר נכרי אשר לא מבני ישראל הנה ועברנו עד גבעה׃
Efendisi, ‹‹İsraillilere ait olmayan yabancı bir kente girmeyeceğiz›› dedi, ‹‹Givaya gideceğiz.››فقال له سيده لا نميل الى مدينة غريبة حيث ليس احد من بني اسرائيل هنا. نعبر الى جبعة.
Efendisi, ‹‹İsraillilere ait olmayan yabancı bir kente girmeyeceğiz›› dedi, ‹‹Givaya gideceğiz.››主 人 回 答 說 、 我 們 不 可 進 不 是 以 色 列 人 住 的 外 邦 城 、 不 如 過 到 基 比 亞 去
Efendisi, ‹‹İsraillilere ait olmayan yabancı bir kente girmeyeceğiz›› dedi, ‹‹Givaya gideceğiz.››主人 回答 說 、 我 們 不 可 進 不 是 以色列人 住 的 外邦城 、 不如 過 到 基比 亞去
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.그 손을 드는 순간에 복병이 그 처소에서 급히 일어나 성읍에 달려 들어가서 점령하고 곧 성읍에 불을 놓았더라
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.Vừa giơ tay lên , binh_phục lập_tức đứng_dậy khỏi chỗ mình núp mà chạy vào thành , chiếm lấy và phóng_hỏa nó .
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.Vừa giơ tay lên, binh phục lập tức đứng dậy khỏi chỗ mình núp mà chạy vào thành, chiếm lấy và phóng hỏa nó.
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.והאורב קם מהרה ממקומו וירוצו כנטות ידו ויבאו העיר וילכדוה וימהרו ויציתו את העיר באש׃
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.فقام الكمين بسرعة من مكانه وركضوا عندما مدّ يده ودخلوا المدينة واخذوها واسرعوا واحرقوا المدينة بالنار.
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.他 一 伸 手 、 伏 兵 就 從 埋 伏 的 地 方 急 忙 起 來 、 奪 了 城 、 跑 進 城 去 、 放 火 焚 燒
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.他 一 伸手 、 伏兵 就 從 埋伏 的 地方 急忙 起來 、 奪 了 城 、 跑進 城 去 、 放火 焚燒
Geldiği yoldan dönecek ve kente girmeyecek› diyor RAB,ad Vejen, han kom, skal han gå igen, i Byen her skal han ej komme ind så lyder det fra HERREN.
Geldiği yoldan dönecek ve kente girmeyecek› diyor RAB,Azon az úton, a melyen jött, tér vissza, de e városba be nem jõ, azt mondja az Úr.
Geldiği yoldan dönecek ve kente girmeyecek› diyor RAB,Az úton, a melyen jött, visszatér, de e városba be nem jõ, azt mondja az Úr.
Geldiği yoldan dönecek ve kente girmeyecek› diyor RAB,Cestou, kterouž přitáhl, zase navrátí se, a do města tohoto nevejde, praví Hospodin.
Geldiği yoldan dönecek ve kente girmeyecek› diyor RAB,Ci se va întoarce pe drumul pe care a venit, şi nu va intra în cetatea aceasta, zice Domnul,
Geldiği yoldan dönecek ve kente girmeyecek› diyor RAB,Den vei han kommer, skal han vende tilbake, og inn i denne by skal han ikke komme, sier Herren.
Geldiği yoldan dönecek ve kente girmeyecek› diyor RAB,Den vei han kom, skal han vende tilbake, og inn i denne by skal han ikke komme, sier Herren.
Geldiği yoldan dönecek ve kente girmeyecek› diyor RAB,Drogą, którą przyszedł, zaś się wróci, a do miasta tego nie wnijdzie, mówi Pan.
Geldiği yoldan dönecek ve kente girmeyecek› diyor RAB,Ðức Giê-hô-va phán: Nó sẽ trở về theo con đường nó đã đi đến, không vào trong thành này.