Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Pazite nase, da ne izgubite, kar ste pridelali, temuč prejmete popolno plačilo.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Păziţi-vă bine să nu perdeţi rodul muncii voastre, ci să primiţi o răsplată deplină.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Sehet euch vor, daß wir nicht verlieren, was wir erarbeitet haben, sondern vollen Lohn empfangen.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Ta eder i vare at I ikke mister det I har vunnet ved eders arbeide, men at I kan få full lønn!
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Tagen eder till vara, så att I icke förloren det som vi med vårt arbete hava kommit åstad, utan fån full lön.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Vigyázzatok magatokra, hogy el ne veszítsük, a mit munkáltunk, hanem teljes jutalmat nyerjünk.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Προσεχετε εις εαυτους, δια να μη χασωμεν εκεινα, τα οποια ειργασθημεν, αλλα να απολαβωμεν πληρη τον μισθον.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Възлюбений, ти вършиш вярна работа в каквото правиш за братята, и то за чужденци;
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Глядїть на себе, щоб не згубити нам, що заробили, а щоб нагороду повну прийняли.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Наблюдайте за собою, чтобы нам не потерять того, над чем мы трудились, но чтобы получить полную награду.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.השמרו לכם פן תאבד ממנו פעלתנו כי אם נקח משכרתנו שלמה׃
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.انظروا الى انفسكم لئلا نضيّع ما عملناه بل ننال اجرا تاما.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.你 們 要 小 心 、 不 要 失 去 你 們 〔 有 古 卷 作 我 們 〕 所 作 的 工 、 乃 要 得 著 滿 足 的 賞 賜
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.你 們要 小心 、 不 要 失去 你 們 〔 有 古 卷 作 我 們 〕 所 作 的 工 、 乃 要 得 著 滿足 的 賞賜
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.A sikereiteket a saját kitartásotok, a saját önbizalmatok, és a saját kemény munkátok határozza meg.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Dina framgånger kommer att avgöras av din egna uthållighet, ditt egna självförtroende, ditt egna hårda arbete.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Il vostro successo sarà determinato dal vostro coraggio, dalla fiducia in voi stesse, dal vostro duro lavoro.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Je succes zal afhangen van je eigen kracht, je eigen vertrouwen, je eigen individuele harde werken.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Kesuksesan Anda akan ditentukan oleh keuletan Anda sendiri, kepercayaan diri Anda, kerja keras Anda sendiri.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.여러분들의 성공은 여러분 자신의 강건한 자세와 자신감, 그리고 개개인의 노력의 결과로 따라오게 될 것입니다. 여러분을 성공으로 이끌 것 입니다.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Menestyksesi määräytyy oman luonteenlujuutesi, itsevarmuutesi ja henkilökohtaisen ahkeruutesi mukaan.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Succesul tau va fi determinat de taria ta de caracter, de increderea ta, de munca ta individuala sustinuta.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Sukces zależy od waszego hartu ducha, Sukces zależy od waszego hartu ducha, wiary w siebie i ciężkiej pracy.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Tú éxito estará determinado por tu propia fortaleza, tu propia confianza, tu trabajo individual bien hecho.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Váš úspech bude ovplyvnený vašou statočnosťou, sebadôverou, vlastnou tvrdou prácou.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Váš úspěch bude záležet na na vaší statečnosti, na vaší smělosti, na vašem vlastním těžkém úsilí.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Votre réussite dépendra de votre propre force morale, de votre confiance en vous, de vos efforts individuels.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Ваш успех будет зависеть от вашей собственной силы духа, уверенности в себе и вашего личного большого труда.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Ваш успіх визначить ваша сила духу, ваша впевненість і ваша важка праця.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.הצלחתכן תלויה באומץ שלכן, בביטחון העצמי ובעבודה הקשה שתשקיעו.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.نجاحك سيتم تحديده بثباتكم الخاص، بثقتكم أنتم، عملكم الفردي الجاد.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.あなたの不屈の精神に あなたの自信に そして懸命さによって決まります それが私達の住む世界の現実なのです
Başka bir deyişle, sizin çok farklı durumlarda, kendinizi başkalarının yerine koyma yeteneğiniz ile ilgilidir.Asta inseamna abilitatea de-a va pune in locul altor oameni in circumstante foarte diferite.
Başka bir deyişle, sizin çok farklı durumlarda, kendinizi başkalarının yerine koyma yeteneğiniz ile ilgilidir.Czyli innymi słowy, zdolności do stawiania się w sytuacji ludzi w różnych warunkach.
Başka bir deyişle, sizin çok farklı durumlarda, kendinizi başkalarının yerine koyma yeteneğiniz ile ilgilidir.Damit meine ich Ihre Fähigkeit, sich selber an die Stelle von Menschen in ganz anderen Situationen zu setzen.
Başka bir deyişle, sizin çok farklı durumlarda, kendinizi başkalarının yerine koyma yeteneğiniz ile ilgilidir.Es decir, la capacidad para ponerse en los zapatos de personas que están en circunstancias muy diferentes.
Başka bir deyişle, sizin çok farklı durumlarda, kendinizi başkalarının yerine koyma yeteneğiniz ile ilgilidir.다시 말해서 여러분 자신이 굉장히 다른 환경에 있는 사람들의 입장이 되어보는 능력입니다.
Başka bir deyişle, sizin çok farklı durumlarda, kendinizi başkalarının yerine koyma yeteneğiniz ile ilgilidir.Schopnost vžít se do role někoho jiného v naprosto odlišné situaci.
Başka bir deyişle, sizin çok farklı durumlarda, kendinizi başkalarının yerine koyma yeteneğiniz ile ilgilidir.Vale a dire la vostra capacità di mettervi nei panni delle persone in situazioni diverse
Başka bir deyişle, sizin çok farklı durumlarda, kendinizi başkalarının yerine koyma yeteneğiniz ile ilgilidir.Тоест, вашата способност да се поставяте на мястото на хора при много различни обстоятелства.
Başka bir deyişle, sizin çok farklı durumlarda, kendinizi başkalarının yerine koyma yeteneğiniz ile ilgilidir.Это означает способность поставить себя на место человека, находящегося в весьма отличающихся обстоятельствах.
Başka bir deyişle, sizin çok farklı durumlarda, kendinizi başkalarının yerine koyma yeteneğiniz ile ilgilidir.כלומר, להרחיב את היכולת לשים את עצמך בנעליים של אנשים שנמצאים בתנאים מאוד שונים.
Başka bir deyişle, sizin çok farklı durumlarda, kendinizi başkalarının yerine koyma yeteneğiniz ile ilgilidir.وهذا يعني قدرتك على وضع نفسك في حذاء الاخرين الذين هم في ظروف مختلفة جدا.
Başka bir deyişle, sizin çok farklı durumlarda, kendinizi başkalarının yerine koyma yeteneğiniz ile ilgilidir.つまり状況が全く異なる人々の 立場になって考える能力です これは思いやりとは違い
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Anderen Menschen zuzuhören, bereichert uns selbst.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Ascoltare gli altri, illuminare noi stessi.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.De escuchar a los demás, de iluminarnos a nosotros mismos.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Dengarkan orang lain, mencerahkan diri kita sendiri.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Écoutez les autres, éclairons-nous nous-même.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Hallgasd meg az embereket, világosítsuk fel magunkat.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.그들의 말을 듣고 스스로를 교화시킵니다.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Lắng nghe người khác, để làm sâu sắc chính chúng ta.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Luister naar andere mensen, verlicht jezelf.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Lyssna på andra människor, upplysa oss själva.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Naslouchej ostatním lidem, osviť své vědomí.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Ouvir outras pessoas, esclarecermo-nos.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Počúvajte odlišných ľudí, osvieťme sa.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Să ascultăm alți oameni, să ne luminăm.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Słuchajcie innych ludzi, uświadamiajcie to sobie.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Να αφουγκραστούμε τους άλλους ανθρώπους, να διαφωτιστούμε.