Kendininkiyle beraber... ...benim bütün umutlarýmý da, dört duvar arasýna hapsedecektin.Είναι εξαιτίας του στομαχιού του. Εξαιτίας μου. -Μην το λες αυτό.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.Basta accoppiarli.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.Basta con unirlas.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.C'est comme une petite connexion.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.Como se fosse uma articulação.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.Det er ligesom - en lille kobling.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.Es ist wie seine eigene kleine Verbindung.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.Je krijgt een kleine koppeling.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.Je to také malé spojenie.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.그것은 그 자신만의 작은 연결장치와 같은 것입니다.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.Mint egy pici tengelykapcsoló.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.Nó giống như là một đôi vậy.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.Obţineţi un cuplaj pe care-l puteţi personaliza.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.Pěkně to dáváte dohromady.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.To jakby taka złączka.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.Είναι σαν μια μικρή σύζευξη
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.Като специален малък разклонител.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.Одно небольшое соединение.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.Це неначе маленька муфта.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.זה כאילו חיבור עצמאי משלו.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.إنه مثل إقتران صغير خاص به.
Kendinin küçük bağlaşımı gibi.これを三つ組み合わせると
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum."Eu sei que pensas que não és suficientemente bonita, "nem esperta, nem talentosa, nem poderosa.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Ik weet dat je denkt dat je niet knap genoeg bent of slim of getalenteerd of krachtig genoeg.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Io so che tu non credi di essere abbastanza carina, abbastanza intelligente o talentuosa o potente.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Jeg ved, du tænker, at du ikke er køn nok eller klog nok eller har nok talent eller magt.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Je sais que tu crois ne pas être assez mignonne ou assez intelligente ou talentueuse ou puissante.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.난 네가 아주 예쁘다고 생각지 않는 걸 알아. 또는 똑똑하다거나, 재능이 있거나, 힘이 있다고 믿지 않는 걸 알아.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Myślisz, że jesteś niewystarczająco atrakcyjny, inteligentny, utalentowany, i za słaby.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Ştiu că gândești că nu arăţi destul de bine sau destul de deștept, talentat sau puternic.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Ta biết Ngươi không nghĩ rằng Ngươi đủ xinh đẹp hay đủ thông minh hoặc khéo léo, đủ quyền lực.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Tiedän, ettet pidä itseäsi tarpeeksi kauniina tai fiksuna tai lahjakkaana tai tarpeeksi vaikuttavana.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Tudom, hogy nem hiszed magad elég csinosnak, vagy okosnak, vagy tehetségesnek, vagy befolyásosnak.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Vem, da ne misliš, da si dovolj lepa ali dovolj pametna ali dovolj nadarjena ali dovolj močna.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Viem, že si nemyslím, že si dosť pekný alebo dosť šikovný, alebo dosť talentovaný alebo dosť silný.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Vím, že si myslíš, že nejsi dost hezký, dost chytrý, dost talentovaný nebo dost mocný.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Ξέρω ότι δεν πιστεύεις ότι είσαι αρκετά όμορφος ή αρκετά έξυπνος ή αρκετά ταλαντούχος ή αρκετά δυνατός.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Я знаю, що насправді ти не думаєш, що такий красивий, розумний, чи талановитий або впливовий.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.אני יודע שאתה לא חושב שאתה יפה מספיק או חכם או מוכשר או חזק מספיק.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.أعلم بأنك لا تعتقد بأنك جذاب بما يكفي أو ذكي بما يكفي أو ماهر بما يكفي أو قوي بما يكفي.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.才能もなければ力もないって 自分でわかってるだろ? CFO になったときでさえ 親父は全く気にかけてなかっただろう?」
Napoleon kendinin son derece yenilikçi ve taktiksel biri olan her yönden iyi bir general olduğunu kanıtladı.그가 그 자신이 아주 획기적이고 전략적이고 모든 방면에서 괜찮은 장군임을 증명한 한 사람이었습니다
Napoleon kendinin son derece yenilikçi ve taktiksel biri olan her yönden iyi bir general olduğunu kanıtladı.Napoleão é o que se mostrou tremendamente inovador em táticas e nos requisitos para se tornar um bom general.
Napoleon kendinin son derece yenilikçi ve taktiksel biri olan her yönden iyi bir general olduğunu kanıtladı.Napoleon byl ten, kdo se ukázal nesmírně vynalézavým člověkem a výborným taktikem.
Napoleon kendinin son derece yenilikçi ve taktiksel biri olan her yönden iyi bir general olduğunu kanıtladı.Napoleón demuestra ser el más innovador y táctico y en todo caso un buen general.
Napoleon kendinin son derece yenilikçi ve taktiksel biri olan her yönden iyi bir general olduğunu kanıtladı.Наполеон единственный доказывает, что он чрезвычайно инновационен, хороший тактик и во всем хороший генерал.
Napoleon kendinin son derece yenilikçi ve taktiksel biri olan her yönden iyi bir general olduğunu kanıtladı.Наполеон е този, който се доказва като изключителен новатор и тактик, и като добър генерал.
Napoleon kendinin son derece yenilikçi ve taktiksel biri olan her yönden iyi bir general olduğunu kanıtladı.فإن نابليون هو الوحيد الذي أثبت أنه مبتكر جداً وقراراته تكتيكية وقائد عظيم على طول الخط.
Napoleon kendinin son derece yenilikçi ve taktiksel biri olan her yönden iyi bir general olduğunu kanıtladı.あらゆる面で、優れた将軍だってことを 証明したんだ。 そうして、ナポレオンはイタリアでも勝利した。
Öyle görünüyor ki başkalarından bir şeyler alıp... ...kendininmiş gibi gösterme konusunda çok başarılısın.Quand vous voyez quelque chose de bien chez les autres, je crois que vous aimez naturellement le leur prendre.
Öyle görünüyor ki başkalarından bir şeyler alıp... ...kendininmiş gibi gösterme konusunda çok başarılısın.Úgy látszik szeret "elvenni" olyan dolgokat másoktól, amik Önnek is jól állnának.
Öyle görünüyor ki başkalarından bir şeyler alıp... ...kendininmiş gibi gösterme konusunda çok başarılısın.Φαίνεται ότι είσαι πολύ καλή στο να "παίρνεις" πράγματα από άλλους όταν σου φαίνεται καλό.
Öyle görünüyor ki başkalarından bir şeyler alıp... ...kendininmiş gibi gösterme konusunda çok başarılısın.يظهر انك جيدة في اخد الاشياء من الاخرين لجعل نفسك تظهرين جيدة
Yaratır döndüğü gibi, kendininkini yaratır, gördüğünüz gibi yerçekimsel çekme cezbediş ve onun manyetik alanıKhi nó quay, nó tạo riêng chính nó (như bạn thấy đó), lực kéo hấp dẫn hay là lực hút, và một từ trường.
Yaratır döndüğü gibi, kendininkini yaratır, gördüğünüz gibi yerçekimsel çekme cezbediş ve onun manyetik alanıそれが回転するときにあなたが見るように、それは、それ自身を作成し、 アトラクションです引力、およびそれの磁場。 だから... ...第二コアの外観
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Endurece-se para com seus filhos, como se não fossem seus; embora se perca o seu trabalho, ela está sem temor;
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Er wird so hart gegen seine Jungen, als wären sie nicht sein, achtet's nicht, daß er umsonst arbeitet.
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Este aspră cu puii săi de parcă nici n'ar fi ai ei. Că s'a trudit de geaba, nu -i pasă nici de cum!
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.gan [leng] a struczmadár szárnya: vajjon az eszterág szárnya és tollazata-é az?
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Ia bersikap seolah-olah anaknya bukan miliknya; ia tidak peduli jika usahanya sia-sia saja