Ana içeriğe geç
Sözlük

kendinden ile cümle

kendinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Twierdzę, że możliwość autotranscendencji to podstawowy wyznacznik człowieczeństwa.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Λέω ότι η ικανότητα για αυτο-υπέρβαση είναι ένα βασικό κομμάτι της ανθρώπινης φύσης.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Мы говорили о том, что способность к эго-трансцендентности — одно из основных человеческих свойств.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.Твърдя, че способността за преодоляване на егото е част от човешката природа.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.אני אומר שהיכולת להתעלות היא רק חלק בסיסי בהיותנו אנושיים.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.إنني أقترح أن إمكانية السمو بالنفس هي مجرد جزءٍ من كوننا بشر.
Diyorum ki, kendinden geçme kapasitesi sadece insan olmanın doğasında var.人間存在のまさに基本部分であるということです。 私は、比喩を提案しています、
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.A spravíš mu jeho rohy na štyroch jeho uhloch; z neho budú jeho rohy, a pokryješ ho meďou.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.A zděláš mu rohy na čtyřech úhlech jeho; z něho budou rohové jeho; a obložíš jej mědí.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Aan de vier hoeken zaten horens, die één geheel vormden met het altaar. Hij overtrok ze met koper.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.A spravil jeho rohy na jeho štyroch uhloch, jeho rohy boly z neho a pokryl ho meďou.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.A zdělal mu rohy na čtyřech úhlech jeho; z něho byli rohové jeho, a obložil jej mědí.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.E fez-lhe pontas nos seus quatro cantos; as suas pontas formavam uma só peça com ele; e cobriu-o de bronze.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.És csinála hozzá szarvakat is, a négy szegletére; õ magából voltak a szarvai, és beborítá azt rézzel.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Fece i suoi corni ai suoi quattro angoli: i suoi corni erano tutti di un pezzo; lo rivestì di rame
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Han lavede Horn til dets fire Hjørner, således at de var i eet dermed, overtrak det med Kobber
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Il fit, aux quatre coins, des cornes qui sortaient de l`autel, et il le couvrit d`airain.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.I uczynił mu rogi na czterech węgłach jego; z niego wychodziły rogi jego, a obił je miedzią.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.그 네 모퉁이 위에 그 뿔을 만들되 그 뿔을 단과 연하게 하고 단을 놋으로 쌌으며
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.La cele patru colţuri i -a făcut nişte coarne dintr'o bucată cu el, şi l -a poleit cu aramă.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Le hizo cuernos en sus cuatro esquinas; los cuernos eran de una misma pieza. Y los recubrió de bronce
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Người làm nơi bốn góc bàn thờ những sừng ló ra, bọc đồng.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Người_làm nơi bốn góc bàn_thờ những sừng ló ra , bọc đồng .
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Pada setiap sudut atasnya dibuat tanduk yang jadi satu dengan mezbah itu. Seluruhnya dilapisi dengan perunggu
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Und machte vier Hörner, die aus ihm gingen auf seinen vier Ecken, und überzog sie mit Erz.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.И на четирите му ъгъла направи роговете му; роговете му бяха част от самия него; и обкова го с мед.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.и сделал роги на четырех углах его, так что из него выходили роги, и обложил его медью.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.ויעש קרנתיו על ארבע פנתיו ממנו היו קרנתיו ויצף אתו נחשת׃
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.وصنع قرونه على زواياه الاربع. منه كانت قرونه. وغشّاه بنحاس.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.在 壇 的 四 拐 角 上 作 四 個 角 、 與 壇 接 連 一 塊 、 用 銅 把 壇 包 裹
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.在 壇 的 四 拐角 上作 四 個角 、 與壇 接連 一 塊 、 用銅 把 壇 包裹
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.Du skal lave Horn til dets fire Hjørner, således at de er i eet dermed, overtrække det med Kobber
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.Farai ai suoi quattro angoli quattro corni e saranno tutti di un pezzo. Lo rivestirai di rame
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.Hörner sollst du auf seinen vier Ecken machen und sollst ihn mit Erz überziehen.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.În cele patru colţuri, să faci nişte coarne care să fie dintr'o bucată cu altarul; şi să -l acoperi cu aramă.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.I poczynisz mu rogi na czterech węgłach jego; z niego będą rogi jego, i obijesz je miedzią.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.그 네 모퉁이 위에 뿔을 만들되 그 뿔이 그것에 연하게 하고 그 단을 놋으로 쌀지며
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.Laat uit de vier hoeken van het altaar horens steken en overtrek dan het hele altaar met koper.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.Le harás cuernos en sus cuatro esquinas; los cuernos serán de una misma pieza. Y lo recubrirás de bronce
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.Nơi bốn góc bàn thờ hãy làm sừng ló ra và bọc đồng.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.Nơi bốn góc bàn_thờ hãy làm sừng ló ra và bọc đồng .
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.Szarvakat is csinálj a négy szegletére, szarvai magából legyenek, és borítsd meg azt rézzel.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.Tu feras, aux quatre coins, des cornes qui sortiront de l`autel; et tu le couvriras d`airain.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.И сделай роги на четырех углах его, так чтобы роги выходили из него; и обложи его медью.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.На четирите му ъгъла да му направиш рогове; роговете да бъдат част от самия него; и да го обковеш с мед.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.ועשית קרנתיו על ארבע פנתיו ממנו תהיין קרנתיו וצפית אתו נחשת׃
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.وتصنع قرونه على زواياه الاربع. منه تكون قرونه. وتغشّيه بنحاس.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.要 在 壇 的 四 拐 角 上 作 四 個 角 、 與 壇 接 連 一 塊 、 用 銅 把 壇 包 裹
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.要 在壇 的 四 拐角 上作 四 個角 、 與壇 接連 一 塊 、 用銅 把 壇 包裹
Duruştan da tahmin edebileceğiniz gibi, kendinden emin bir çocuktum - ve sebepsiz yere değil.Aan de sterke houding kan je zien dat ik een zeer zelfverzekerd kind was en niet zonder reden.
Duruştan da tahmin edebileceğiniz gibi, kendinden emin bir çocuktum - ve sebepsiz yere değil.A beállásból is látható, nagyon magabiztos kölyök voltam. És nem minden ok nélkül.
Duruştan da tahmin edebileceğiniz gibi, kendinden emin bir çocuktum - ve sebepsiz yere değil.Byłem chłopcem pewnym siebie i to nie bez powodu.
Duruştan da tahmin edebileceğiniz gibi, kendinden emin bir çocuktum - ve sebepsiz yere değil.파워스쿼트 포즈를 봐서 아시겠지만, 저는 굉장히 자신감 넘치는 소년이었습니다. 밑도 끝도 없이 말이죠
Duruştan da tahmin edebileceğiniz gibi, kendinden emin bir çocuktum - ve sebepsiz yere değil.Man sieht an der Haltung, dass ich ein sehr selbstbewußter Junge war -- und dies nicht ohne Grund.
Duruştan da tahmin edebileceğiniz gibi, kendinden emin bir çocuktum - ve sebepsiz yere değil.Podemos ver, pela sua posição agachada, que eu era um rapaz muito confiante e com toda a razão.
Duruştan da tahmin edebileceğiniz gibi, kendinden emin bir çocuktum - ve sebepsiz yere değil.Puteţi să vă daţi seama după poziţie că eram un băiat foarte încrezător -- şi nu fără motiv.
Duruştan da tahmin edebileceğiniz gibi, kendinden emin bir çocuktum - ve sebepsiz yere değil.Se nota por la pose que era un chico muy seguro de mí mismo -- y no sin razón.
Duruştan da tahmin edebileceğiniz gibi, kendinden emin bir çocuktum - ve sebepsiz yere değil.Si vede dalla potente flessione delle gambe che ero un tipo molto sicuro di me e non a torto.
Duruştan da tahmin edebileceğiniz gibi, kendinden emin bir çocuktum - ve sebepsiz yere değil.Vous pouvez dire par la puissance de mes squats, que j'étais un garçon très confiant -- . et non sans raison
Duruştan da tahmin edebileceğiniz gibi, kendinden emin bir çocuktum - ve sebepsiz yere değil.Вижда се от мощното приклякане, че бях много уверено момче - и не без основание.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod