Ana içeriğe geç
Sözlük

kendinde ile cümle

kendinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Başkalarının kendinden farklı düşünce, bigi, inanç ve istekleri olabileceğini bilemez.Она не думает, что у других людей есть мысли, чувства, знания. Так что она неправильно отвечает.
Başkalarının kendinden farklı düşünce, bigi, inanç ve istekleri olabileceğini bilemez.هي لاتظن بأن الآخرين من الناس لديهم أفكار، رغبات، اعتقدات، معرفة. لذلك تجيب على السؤال بشكل خاطئ
Bazen kendini seviyorsun, bazen de sevmiyorsun. Bazen kendinden nefret ediyorsun.Joskus rakastat itseäsi, joskus et, joskus vihaat itseäsi.
Bazen kendini seviyorsun, bazen de sevmiyorsun. Bazen kendinden nefret ediyorsun.Μερικές φορές αγαπάς πολύ τον εαυτό σου, μερικές φορές όχι και μερικές φορές τον μισείς.
Bazen kendini seviyorsun, bazen de sevmiyorsun. Bazen kendinden nefret ediyorsun.Затова понякога обичате себе си, понякога се мразите.
Beni kendinden ayırdın.Anda menutup diri dari kami
Beni kendinden ayırdın.Du hast Dich von mir getrennt.
Beni kendinden ayırdın.Je maakte jezelf van me los.
Beni kendinden ayırdın.Odřízl jsi se ode mne.
Beni kendinden ayırdın.Tu t'es détaché de moi.
Ben, onun kendinden bahsederken kullandığı bir tabirden çok etkilenmiştim.> Ich war sehr hingerissen von einer Aussage die er später über sich selbst traf.
Ben, onun kendinden bahsederken kullandığı bir tabirden çok etkilenmiştim. [otobiyografi yazarı]난 오히려 자신의 만들 것 이라고 그가 문에서 찍은 것입니다.
Ben, onun kendinden bahsederken kullandığı bir tabirden çok etkilenmiştim. [otobiyografi yazarı]Θα σταθώ σε μια δήλωση που έκανε για τον εαυτό του
Ben, onun kendinden bahsederken kullandığı bir tabirden çok etkilenmiştim. [otobiyografi yazarı]أفضل استخدام خطاب عنه
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Ale jest też tajemnica wyobraźni, wstrzymywanie informacji.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Así hay un tema de misterio en términos de imaginación. La retención de información, saben.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Aztán ott van ez a fajta... képzelettel kapcsolatos rejtély -- az információ visszatartása.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Dan is er nog het mysterie in de vorm van verbeelding, het achterhouden van informatie.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Dazu kommt dann noch die Sache, also Mysterien im Sinne von Fantasie -- das Zurückhalten von Informationen.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Depois há aquilo do mistério, em termos de imaginação, o reter das informações.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Ensuite il y a le mystère en tant qu'imagination -- la rétention d'informations. Vous voyez,
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.그리고 그 미스터리는 상상을 하면 정보 덩어리가 되어있죠
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.On myös mielikuvitukseen liittyviä arvoituksia -- tiedon pimittämistä.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Pak je tu určité tajemno v souvislosti s představivostí -- myslím zadržování informací.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Så er der det med mystik i forhold til fantasien -- tilbageholdensen af information.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Và có những thứ, gần như, bí ẩn dưới dạng trí tưởng tượng -- thứ níu giữ thông tin. Bạn biết đấy,
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Μετά είναι και το θέμα του μυστηρίου, που αφορά την φαντασία... η κατακράτηση πληροφοριών.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Има го и това, мистериите по отношение на въображението -- криенето на информация.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Это понимание загадки в плоскости воображения - сдерживание информации.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.ואז יש את העניין של, כאילו, מיסתורין במובן של דמיון -- הסתרת מידע, אתם מבינים,
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.ثم هناك أمرا آخر مثل الغموض عندما يكون متعلقا بالخيال -- حجب المعلومات. تعلمون ،
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.情報を出さずにおくということです それを意図的にやることで ずっと引き込まれるものになります
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.Az egyikben a szokásos ázsiai diák voltam, kérlelhetetlen a magam számára felállított követelményekben.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.Di satu sisi, saya adalah murid Asia klasik yang keras dalam tuntutan yang saya buat untuk diri sendiri.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.En uno, era la estudiante asiática clásica, implacable con lo que demandaba de mí misma.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.In een daarvan was ik de klassieke Aziatische student, onaflatend in de eisen die ik aan mezelf stelde.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.In einer war ich der klassische asiatische Student, der unerbittliche Anforderungen an sich selbst stellte.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.Într-una, eram elevul asiatic tipic, neabătută în cerinţele pe care mi le impusesem.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.In uno ero la classica studentessa asiatica, sempre super esigente con me stessa.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.한 현실에서 저는 스스로를 끊임없이 채찍질하는 전형적인 동양인 학생이었지만
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.Num, era a estudante Asiática típica, implacável nas exigências que fazia de mim mesma.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.Trong một thế giới, tôi là học sinh gốc Á điển hình, đòi hỏi khắc nghiệt từ chính mình.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.V enem sem bila tipična azijska študentka, neomajna v zahtevah do sebe.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.V jednom jsem byla klasická asijská studentka, která měla velké požadavky sama na sebe.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.V jednom som bola typický ázijský študent, vytrvalý a neoblomný v požiadavkoch, ktoré som si na seba kládla.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.W jednym byłam studentką z Azji, nieustępliwą w wymaganiach wobec siebie.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.Στον έναν, ήμουν η κλασική Ασιάτισσα, αδυσώπητη στις απαιτήσεις που είχα από τον εαυτό μου.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.В единия бях типичната азиатска студентка, непреклонна в очакванията към самата себе си.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.В одном из них я была классической студенткой из Азии, неустанно требующей от себя большего.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.У першому світі я була типовою азійською студенткою, яка ставили перед собою жорсткі вимоги.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.באחד, הייתי הסטודנטית האסייאתית המצויה, בלתי-מתפשרת בתביעות שהצבתי לעצמי.
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.في احدها, كنت طالبة اسيوية كلاسيكية, متشبثة بمتطلباتها التي حددتها لنفسها
Birinde, kendinden beklentilerinde acımasız olan Asyalı klasik bir öğrenciydim.自分にとてつもなく高い課題を課していました 別の世界では 不安定な生活の中で
Bir şeyden de bıkabilirsin, ya da kendinden bıkarsın.Du hast sie satt, oder du hast dich selbst satt.
Bir şeyden de bıkabilirsin, ya da kendinden bıkarsın.Krijg je ziek van het ding of je ziek van jezelf.
Bir şeyden de bıkabilirsin, ya da kendinden bıkarsın.Quelque chose te rend malade ou toi-même te rend malade
Bir şeyden de bıkabilirsin, ya da kendinden bıkarsın.Ți se face silă de acest lucru sau de tine.
Bir şeyden de bıkabilirsin, ya da kendinden bıkarsın.Vagy az adott dologgal leszel torkig, vagy magaddal.
Bir şeyden de bıkabilirsin, ya da kendinden bıkarsın.Βαριέσαι την κατάσταση ή βαριέσαι τον εαυτό σου.
Bir şeyi ancak kendinden başlayarak öğrenebilirsin.Để biết bất cứ thứ gì, bạn phải bắt đầu với chính bạn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kendinde ile cümle - Sayfa 16 - kendinde kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App