Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?Τι κάνει αυτό το παράδειγμα, τι είναι σημαντικό να σκεφτούμε για τους εαυτούς μας;
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?О чём напоминает этот пример — о чём именно нам важно помнить?
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?ומה הדוגמה הזו-- מה חשוב שנזכור מכך?
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?وما يعنيه هذا المثال-- ما هو مهم أن نأخذه في الاعتبار لأنفسنا؟
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?我々が心に留めておくべきことは何でしょうか? アメリカの法曹界では法学と科学は
Burada cevaba geçmeden önce şunu da soralım: Hatta kendimizi bile görme ihtimalimiz yok mu?Що тут відбувається і, власне, чи могли ми побачити самих себе?
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.Ako sme videli, meníme sa na kyborgov.
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.Come abbiamo visto qui, ci stiamo trasformando in cyborg.
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.Comme nous l'avons vu ici, nous allons nous transformer en cyborgs.
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.Como hemos visto aquí, nos estamos transformando en ciborgs.
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.Como vimos aqui, estamos a transformar-nos em ciborgues.
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.După cum am văzut, ne transformăm în cyborgi.
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.여기서 보시는 바와 같이, 우리는 우리 자신을 사이보그로 변화시켜가고 있죠.
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.Mint már láttuk, kiborgokká változtatjuk magunkat.
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.Như chúng ta đã thấy ở đây, chúng ta đang biến đổi bản thân ta thành người máy
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.Přeměňujeme se na cyborgy.
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.Tak jak tu widać, przemieniamy się w cyborgi.
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.We maken cyborgs van onszelf.
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.Wie wir hier sehen, verwandeln wir uns in Cyborgs.
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.Όπως είδαμε εδώ, μετατρέπουμε τους εαυτούς μας σε ανδροειδή.
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.Как все здесь видели, мы превращаемся в киборгов.
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.Както видяхме тук, трансформираме се в киборги.
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.Як видно на цьому слайді, ми перетворюємо себе на кіборгів.
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.כפי שראינו כאן, אנו הופכים את עצמנו לקיבורגים (אדם-מכונה).
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.كما شاهدنا ، لقد قمنا بتحويل أنفسنا إلى مزيج من الانسان والآلة.
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.毎年 何千何万という 人工内耳
Burada ne yapıyoruz? Kendimizi kazdığımız bu deliklerden nasıl çekip çıkartacağız?¿Cómo salir de este agujero que hemos cavado?
Burada ne yapıyoruz? Kendimizi kazdığımız bu deliklerden nasıl çekip çıkartacağız?Τι κάνουμε, λοιπόν; Πώς μπορούμε να βγούμε από... αυτήν τη δύσκολη κατάσταση που οι ίδιοι δημιουργήσαμε;
Bu şu demek, aile gibi çalışmalıyız, kendimizi öyle görmeliyiz.Ami azt jelenti, hogy úgy kell működnünk mint egy családnak, ezen a módon kell saját magunkat megértenünk.
Bu şu demek, aile gibi çalışmalıyız, kendimizi öyle görmeliyiz.Cela signifie que nous devons travailler comme une seule famille, nous devons nous comprendre de cette façon.
Bu şu demek, aile gibi çalışmalıyız, kendimizi öyle görmeliyiz.Das bedeutet, dass wir als Familie zusammenarbeiten müssen, wir müssen uns als solche auffassen.
Bu şu demek, aile gibi çalışmalıyız, kendimizi öyle görmeliyiz.Dat betekent dat we moeten werken als één familie. We moeten onszelf begrijpen op die manier.
Bu şu demek, aile gibi çalışmalıyız, kendimizi öyle görmeliyiz.Înseamnă că trebuie să muncim ca o familie, trebuie să ne înțelegem unii pe alții în acest mod.
Bu şu demek, aile gibi çalışmalıyız, kendimizi öyle görmeliyiz.그 뜻은 우린 한 가족으로서 일을 해야 한다는 것입니다 우리는 우리 자신을 그와 같이 이해 해야 하죠
Bu şu demek, aile gibi çalışmalıyız, kendimizi öyle görmeliyiz.Significa che dobbiamo lavorare come una famiglia, dobbiamo capire noi stessi in questo modo.
Bu şu demek, aile gibi çalışmalıyız, kendimizi öyle görmeliyiz.Temos que nos compreender uns aos outros.
Bu şu demek, aile gibi çalışmalıyız, kendimizi öyle görmeliyiz.To oznacza, że musimy pracować jako jedna rodzina, musimy rozumieć się w ten sposób.
Bu şu demek, aile gibi çalışmalıyız, kendimizi öyle görmeliyiz.To znamená, že musíme pracovať ako jedna rodina, musíme sa tak chápať.
Bu şu demek, aile gibi çalışmalıyız, kendimizi öyle görmeliyiz.Това означава, че трябва да работим като едно семейство, трябва да се разбираме по този начин.
Bu şu demek, aile gibi çalışmalıyız, kendimizi öyle görmeliyiz.זה אומר שאנחנו צריכים לעבוד כמו משפחה, אנחנו חייבים להבין את עצמנו בצורה זו.
Bu şu demek, aile gibi çalışmalıyız, kendimizi öyle görmeliyiz.و هذا يعني أنه يجب علينا أن نعمل كعائلة واحدة, يجب علينا أن نفهم بعضنا بهذه الطريقة.
Bu şu demek, aile gibi çalışmalıyız, kendimizi öyle görmeliyiz.そのように解釈するべきなのです 良いときもあれば 面白い瞬間もある一方
Bu takımda kendimizi ve çevremizdeki herkesi bu santim için parçalıyoruzDalam permainan ini, kita menyemangati diri sendiri dan semua orang disekitar kita untuk meraih inci itu.
Bu takımda kendimizi ve çevremizdeki herkesi bu santim için parçalıyoruzEzzel a csapattal mi széttépjük magunk és mindenkit körülöttünk azért az incsért.
Bu takımda kendimizi ve çevremizdeki herkesi bu santim için parçalıyoruzIn dit team, vechten we en verscheuren we alle anderen om ons heen in stukken, voor die ene centimeter.
Bu takımda kendimizi ve çevremizdeki herkesi bu santim için parçalıyoruzВ этой КОМАНДЕ, МЫ растерзаем как себя так и других вокруг нас ,за этот дюйм.
Bu takımda kendimizi ve çevremizdeki herkesi bu santim için parçalıyoruzבגלל שאנחנו יודעים מתי שאנחנו אוספים את כל האינצ'ים
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.Asta-i de neîngăduit, ar trebui să ne fie ruşine.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız. Bu korkunç.Dat is een schande, en we zouden ons moeten schamen. 't Is vreselijk.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.C'est indigne. Nous devrions être honteux.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.Das ist skandalös und wir sollten uns schämen.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.È orribile, e dovremmo vergognarci di noi stessi.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.Esto es lamentable, y deberíamos estar avergonzados de nosotros mismos.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.Ez szégyenletes, és szégyellnünk kéne magunkat.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.Isto é desastroso e devíamos ter vergonha de nós mesmos.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.Jest to haniebne powinniśmy się wstydzić.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.이것은 수치스럽고, 우리는 부끄러운 줄 알아야 합니다.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.To je hanebné, a měli bychom se za to stydět.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.To je neslýchané a mali by sme sa za seba hanbiť.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.Αυτό είναι αισχρό και θα πρέπει να ντρεπόμαστε για τους εαυτούς μας.