Ana içeriğe geç
Sözlük

kendilerini ile cümle

kendilerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Saya sebenarnya ingin mereka menciptakan pengalaman-pengalaman itu.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Tôi thực sự muốn chúng tạo ra những trải nghiệm này.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Voglio che siano loro a creare le esperienze.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Vreau să-şi poată crea aceste experienţe.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Θέλω να δημιουργήσουν αυτά τις εμπειρίες.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Всъщност аз искам те да създават тези изживявания.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Я хочу, чтобы именно они создавали эти миры.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.Я хочу, щоб тільки вони створювали ці світи.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.אני רוצה שהם ייצרו את ההתנסויות האלו
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.انا اريدهم فعلا ان يخلقوا تلك التجارب
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.文字通り彼らの想像力を元に
Beyin görüntülemesi bu nöronların kendilerini farklı fonksiyonel bölgelerde organize ettiklerini göstermiştirHình ảnh chụp não cho thấy các nơ-ron tự tổ chức thành các vùng chức năng khác nhau.
Beyin görüntülemesi bu nöronların kendilerini farklı fonksiyonel bölgelerde organize ettiklerini göstermiştir뇌영상에서 이 세포들이 여러가지 분야로 조직하는 것을 볼 수 있습니다
Beyin görüntülemesi bu nöronların kendilerini farklı fonksiyonel bölgelerde organize ettiklerini göstermiştirL'imaging del cervello ha mostrato che i neuroni si organizzano in diverse aree funzionali.
Beyin görüntülemesi bu nöronların kendilerini farklı fonksiyonel bölgelerde organize ettiklerini göstermiştirObrazowanie mózgu pokazuje, że neurony organizują się w różne obszary funkcjonalne.
Beyin görüntülemesi bu nöronların kendilerini farklı fonksiyonel bölgelerde organize ettiklerini göstermiştirSlikanje možganov je pokazalo, da se nevroni sami uredijo v različna funkcionalna področja.
Beyin görüntülemesi bu nöronların kendilerini farklı fonksiyonel bölgelerde organize ettiklerini göstermiştirΗ εγκεφαλική τομογραφία έχει δείξει ότι αυτοί οι νευρώνες οργανώνονται σε διάφορους λειτουργικούς τομείς.
Beyin görüntülemesi bu nöronların kendilerini farklı fonksiyonel bölgelerde organize ettiklerini göstermiştirСнимките на мозъка показват, че тези неврони се самоорганизират в различни функционални области.
Beyin görüntülemesi bu nöronların kendilerini farklı fonksiyonel bölgelerde organize ettiklerini göstermiştirأظهر التصوير الدماغي أن هذه العصبونات تنظم نفسها في
Biliyorsunuz ki, insanlar, kendilerini daha insansı hissetmek için ufak şeylere empatı duymalılar.E speriamo che -- il nostro credo è che gli umani devono provare empatia per le cose per essere più umani.
Biliyorsunuz ki, insanlar, kendilerini daha insansı hissetmek için ufak şeylere empatı duymalılar.우리가 바라는 건, 그러니까.. 사람들이 사람다워지기 위해서는 사물과 공감해야 한다는 믿음 말이지요.
Biliyorsunuz ki, insanlar, kendilerini daha insansı hissetmek için ufak şeylere empatı duymalılar.Mamy nadzieję, że... Wierzymy, że ludzie muszą okazywać empatię w stosunku do rzeczy, by być bardziej ludzcy.
Biliyorsunuz ki, insanlar, kendilerini daha insansı hissetmek için ufak şeylere empatı duymalılar.Și credem că oamenii trebuie să simtă empatie față de alte lucruri pentru a fi mai umani.
Biliyorsunuz ki, insanlar, kendilerini daha insansı hissetmek için ufak şeylere empatı duymalılar.И мы надеемся, надеемся на то, что людям необходимо сопереживать, чтобы быть более гуманными.
Biliyorsunuz ki, insanlar, kendilerini daha insansı hissetmek için ufak şeylere empatı duymalılar.ואנחנו מקווים ש -- אתם יודעים, אנחנו מאמינים שאנשים צריכים להרגיש אמפטיה לדברים כדי להיות יותר אנושיים.
Biliyorsunuz ki, insanlar, kendilerini daha insansı hissetmek için ufak şeylere empatı duymalılar.و نحن نتمنى أن -- إيماننا بأن البشر يشعرون بالتعاطف نحو الأشياء لكي نكون أكثر إنسانية
Biliyorsunuz ki, insanlar, kendilerini daha insansı hissetmek için ufak şeylere empatı duymalılar."人がより人らしくあるためには 物に感情移入が必要である"という事です "人がより人らしくあるためには 物に感情移入が必要である"という事です 私たちは この愛すべき小さな生き物を作ることで
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.Ada satu keluarga yang meracuni diri mereka seluruh keluarga, karena tak bekerja dan tak punya uang
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.Bola tu jedna rodina, kde sa všetci otrávili. Celá rodina... Kvôli tomu, že nemali prácu a žiadne peniaze.
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.C'era una famiglia che si avvelenò, l'intera famiglia, perchè non avevano lavoro e soldi.
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.Eine Familie hat sich selbst vergiftet, die ganze Familie. Es fehlte an Arbeit und Geld.
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.En familj som förgiftade sig, hela familjen på grund av brist på arbete och brist på pengar.
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.There was one family that poisoned themselves, the whole family, because of lack of work and lack of money.
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.Volt egy család akik megmérgezték magukat, az egész család, mert nem volt munkájuk és pénzük.
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.Едно семейство се отрови, цяло семейство, защото нямаха работа и пари.
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.Здесь была семья, которая отравила себя, целая семья, потому что у них не было ни работы, ни денег
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.הייתה משפחה אחת שהתאבדה ברעל .בגלל מחסור בעבודה וכסף
Bir aile vardı kendilerini zehirlemişlerdi, tüm bir aile, iş ve para yetersizliğinden.家族全員です 仕事とお金がなくてです 最初に夫が妻と子供たちを毒殺し それから自分の命を絶ちました
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.조사에 따르면 여성의 74%는 부분적으로 유산이 자신의 잘못이라고 느꼈다고 말했습니다. 이것은 끔찍한 일입니다.
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.74% מהנשים בסקר אמרו שההפלה שלהן, הן הרגישו, היתה חלקית באשמתן, וזה נורא.
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.Iz raziskave izhaja, da 74 % žensk meni, da so za splav deloma krive tudi same, kar je grozljivo.
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.V prieskume 74 percent žien povedalo, že cítili, že potrat bol sčasti ich vina, čo je hrozné.
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.Výzkum ukazuje, že 74 procent žen tvrdí, že svůj potrat cítili jako svou chybu, což je strašné.
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.За даними дослідження, 74% жінок сказали, що відчувають свою часткову провину у викидні, і це жахливо.
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.وفي استطلاع للرأي وجدنا ان 74% ممن .. خضن عملية الاجهاض .. شعرن ان ذلك كان خطأئهم نوعا ما .. وهذا امرٌ فظيع
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.流産の原因の一部は自分にあると感じています ひどいことです さらに 22%の女性が
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.E quando prende il nettare, i fiori non si sentono imbrogliati. Infatti, invitano le api con i loro colori.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.És amikor kiszívja a nektárt, a virág nem bánja. Valójában ők maguk hívják a méheket, a színeikkel.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.꽃은 자기 꿀을 뺐았겼다고 생각하지 않습니다 사실, 꽃이 화려한 색으로
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.la fleur ne se sent pas flouée. De fait, elle incite les abeilles avec ses couleurs.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.Și atunci când ia nectarul, florile nu se simt dezavantajate. De fapt, ele invită albinele prin culorile lor.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.Y cuando toma el néctar, las flores no se sienten defraudadas. De hecho, invitan a las abejas con sus colores.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.Και όταν παίρνει το νέκταρ, τα λουλούδια δεν νιώθουν κατώτερα.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.הפרחים לא מרגישים כאילו נגזל מהם משהו. למעשה, הם מזמינים את הדבורים
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.لا تشعر الوردة بالنقص ولا بفقدان هذا الرحيق. بل في الحقيقة، الورود تدعوا نحلات العسل
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.花は色を使って ミツバチを呼び寄せている程ですから
Biraz sonra tavuklar daha sonra büyüyecek ve bir düzine tavuk her kendilerini ve hepsi yumurtlayarak başlayın!După un pic puii cresc si au o duzina de pui fiecare ei înşişi, şi apoi ei încep toate ouă!
Biraz sonra tavuklar daha sonra büyüyecek ve bir düzine tavuk her kendilerini ve hepsi yumurtlayarak başlayın!Efter lidt kyllingerne vokse op og have et dusin høns hver sig selv, og derefter de alle begynder at lægge æg!
Biraz sonra tavuklar daha sonra büyüyecek ve bir düzine tavuk her kendilerini ve hepsi yumurtlayarak başlayın!Efter lite kycklingarna växa upp och ha ett dussin höns var själva, och sedan de börjar allt om ägg!
Biraz sonra tavuklar daha sonra büyüyecek ve bir düzine tavuk her kendilerini ve hepsi yumurtlayarak başlayın!Jälkeen hieman kanoja kasvaa ja on tusina kanoja jokainen itse, ja sitten he kaikki alkavat munimaan!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod