Hamam böcekleri gün boyunca kendilerini gizler.Cockroaches hide themselves during the day.
Bazı bitkiler kendilerini soğuğa uyduramıyorlar.Some plants cannot adapt themselves to the cold.
Üç öğrenci kısa konuşmalar yaptılar ve kendilerini ve de ülkelerini tanıttılar.Three students made short speeches and introduced themselves and their countries.
Polis kızlara, o arabanın kendilerinin olup olmadığını sordu.The policeman asked the girls if that car was theirs.
Sorun sadece kendilerini düşünüyor olmaları.The trouble is that they only think of themselves.
Çocuklar çok geçmeden oyunda kendilerini kaybetti.The children soon lost themselves in the game.
Çocuklara kendilerini nasıl koruyacaklarını anlatmalıyız.We should tell children how to protect themselves.
Gençler, kendilerini bir şeye yaşlı insanlardan daha çabuk adapte ederler.Young people adapt themselves to something sooner than old people.
İnsanlar kendilerini korumak için sığınaklar tasarladı.People devised shelters in order to protect themselves.
Öğrencilerin teker teker ayağa kalktılar ve kendilerini tanıttılar.The students stood up one by one and introduced themselves.
Hırsızlar, kendilerini bekleyen bir arabayla kaçtılar.The thieves made off in a waiting car.
Japonlar kendilerini ait oldukları grupla tanımlamak eğilimindedir.The Japanese tend to identify themselves with the group they belong to.
Güneşte kendilerini kuruladılar.They dried themselves in the sun.
Onlar kendilerini silahlarla silahlandırdılar.They armed themselves with rifles.
Kendilerini bir daire halinde biçimlendirdiler.They formed themselves into a circle.
Hata olduğu için kendilerini suçladılar.They blamed themselves for being wrong.
Onlar kendilerini balıkçı olarak kamufle etti ve bir tekne ile kaçtı.They disguised themselves as fishermen and escaped in a boat.
Nehirde kendilerini yıkadılar.They washed themselves in the river.
Onlar, oğullarının vahşi davranışlarıyla kendilerini rezil hissettiler.They felt disgraced by their son's wild behavior.
Habere şaşırmaktan kendilerini alamadılar.They couldn't help being surprised at the news.
Kendilerini gölgelerde sakladılar.They hid themselves in the shadows.
Melekler uçabilirler çünkü kendilerini hafifçe alıyorlar.Angels can fly because they take themselves lightly.
İnsanlar kendilerini yıkamalılar.People should wash themselves.
İnsanlar neden kendilerini öldürürler?Why do people kill themselves?
İnsanlar genlerin kendilerini yaymak için kullandığı araçlardır.Humans are the vehicles that genes use to propagate themselves.
Onlar bile kendilerini tanımıyor.They didn't even know themselves.
Kendilerini yönetme hakkı istediler.They wanted the right to govern themselves.
1847 yılında, onlar kendilerini bağımsız ilan ettiler.In 1847, they declared themselves independent.
Hiç kimse tam olarak kaç kişinin kendilerini hippi kabul ettiklerini bilmez.No one knows exactly how many people considered themselves hippies.
Kadınlar kendilerini özel hissettiren erkekler gibidir.Women like men who make them feel special.
Şu kana susamış köpeklerden kendilerini korumak için onlar bahçeye koştular.They ran into the garden to save themselves from those blood-thirsty hounds.
Kendilerini düşünmekten engellemek için sadece okuyan pek çok insan vardır.There are very many people who read simply to prevent themselves from thinking.
O kekelemeye başladığında sınıf arkadaşları gülmekten kendilerini alamadılar.When she began to stutter, her classmates couldn't help laughing.
Tom ve Mary kendilerini birbirlerine adadılar.Tom and Mary are devoted to each other.
Kendilerini savunamadılar.They couldn't defend themselves.
Onlar çocuklarının kendilerini affetmesi için dua etti.They prayed that their children would forgive them.
Tom ve Mary kendilerini öldürdüler.Tom and Mary killed themselves.
Tom ve Mary davet edildiler, bu yüzden kendilerini gitmek zorunda hissettiler.Tom and Mary were invited, so they felt obligated to go.
İnsanlar kendilerini güvende hissetmek isterler.People want to feel safe.
Aynada kendilerini gördüler.They saw themselves in the mirror.
Onlar kendilerini yaktı.They burned themselves.
Onlar kendilerini güneşte ısıttılar.They warmed themselves in the sun.
Mutlu insanlar kendilerini öldürmez.Happy people don't kill themselves.
Onlar kendilerini feda etmeyecekler.They won't give themselves up.
Gelecekte arabalar kendilerini sürecekler.In the future, cars will drive themselves.
Bu öğrenciler öğrenmek istemiyorlar. Sadece kendilerini eğlendirmek istiyorlar.These students don't want to learn. They just want to enjoy themselves.
Tom ve Mary duvarda asılı aynada kendilerini gördüler.Tom and Mary saw themselves in the mirror that was hanging on the wall.
Onların kendilerini güvende hissetmeleri gerek.They need to feel safe.
Ve onlar kendilerini Narnia denen sihirli bir dünyada buldular.And they found themselves in a magical world called Narnia.
Çocuklar ebeveynleri boşandığı zaman çoğunlukla kendilerini suçlarlar.Children often blame themselves when their parents divorce.
Onların hepsi kendilerini öldürdü.They all killed themselves.
Kendilerininkini getirdiler.They brought theirs.
Çocuklar kendilerinin kurduğu yeni ağaç evlerinde oynamayı severler.The children love playing in their new tree house, which they built themselves.
İnsanlara kendilerini yönetmek için izin verilmesi gerektiğini düşünüyorum.I think people should be allowed to govern themselves.
Tom ve Mary kendilerini bıçaklarla silahlandırdılar.Tom and Mary armed themselves with knives.
Tom ve Mary yanlış giden her şey için kendilerini suçladılar.Tom and Mary blamed themselves for everything that went wrong.
Tom ve Mary Fransızca olarak kendilerini ifade edebildiler.Tom and Mary could make themselves understood in French.
Tom ve Mary kendilerini savunamadılar.Tom and Mary couldn't defend themselves.
Tom ve Mary kendilerini affedemediler.Tom and Mary couldn't forgive themselves.
Tom ve Mary birbirlerine gülümsemekten kendilerini alamadılar.Tom and Mary couldn't help smiling at each other.