O çocukların kendilerine bakacak kimsesi yok.Those children have no one to care for them.
Odada kendilerine barikat yaptılar.They barricaded themselves in the room.
Onlar kalabalığın arasında kendilerine yol açtılar.They made their way through the crowd.
Babam her zaman kendilerine yardım edenlere Allah yardım eder dedi.My father always said that heaven helps those who help themselves.
Onlar kendilerine hayranlık duyuyorlardı.They were admiring themselves.
Aynada kendilerine bakıyorlar.They are looking at themselves in the mirror.
Tanrılar kendilerine yardım edenlere yardım ederler.The gods help them that help themselves.
Kitapların kendilerine ait bir kaderi var.Books have a fate of their own.
Bebekler kendilerine bakabilme yetisine sahip değillerdir.Babies are not capable of looking after themselves.
Biz sadece kendilerine inananlara inanırız.We only believe in those who believe in themselves.
Onlar kendilerine biraz şeker satın aldılar.They bought themselves some sugar.
Onlar kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açıyorlar.They sue companies that sell MP3 players without paying them.
Kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açarlar.They sue companies that sell MP3 players without paying them.
Tom ve Mary aynada kendilerine baktılar.Tom and Mary looked at themselves in the mirror.
Tom ve Mary kendilerine söylenileni yaptı.Tom and Mary did what they were told.
Birçok çocuk kendilerine bakmak zorunda kaldı.Many children had to look after themselves.
Zenginleştikçe, kendilerine güvenleri arttı.The richer they got, the more confident they became.
Tom ve Mary odada kendilerine barikat kurdular.Tom and Mary barricaded themselves in the room.
Çoğunlukla, insanlar kendilerine söylediğine inanırlar.More often than not, people believe what you tell them.
Onlar kendilerine bakan çocuğu seviyor.They like the boy looking at them.
Narsisistler daima kendilerine dikkat çekmeye çalışıyorlar.Narcissists are always trying to draw attention to themselves.
Onlar kendilerine bakarlar.They take care of themselves.
Onlar kendilerine zarar veriyorlar mı?Are they hurting themselves?
Onlar kendilerine inanıyorlar.They believe in themselves.
Kendilerine uygar diyorlar ama barbar dedikleri kadar vahşiler.They call themselves civilized, but they're just as savage as those they call barbarians.
Tom ve Mary onu kendi kendilerine yapıyorlar.Tom and Mary are doing that on their own.
Krizler kendilerine karşı doğru tarifleri otomatik olarak üretmez.Crises do not automatically produce the right recipes against them.
Sadece değişenler kendilerine sadık kalırlar.Only those who change stay true to themselves.
Ne Tom ne de Mary kendilerine bakabilirler.Neither Tom nor Mary can take care of themselves.
Çocuklar kendilerine bir ağaç ev yaptılar.The children built themselves a tree house.
Cennet, kendilerine yardım edenlere, yardım eder.Heaven helps those who help themselves.
Bazıları kendilerine pay düşmediği için rüşveti sevmez.Some people hate graft because they didn't get their share.
Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.And now the guidance from their Lord hath come unto them.
İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye kadar hep şüphe içindedirler.The unbelievers at the time were impelled to rebel by various evil motives.
İtalyanlar buna rağmen kendilerine vadedilen toprakları istemekte ısrar etmişlerdi.They had to wait for their promised lands.
Orestes'in kendilerine karşı gönderildiği "düşmanlar" kimlerdi (Jordanes)?Who were the 'enemies' against whom Orestes was being sent (Jordanes)?
Ayrıca kendilerine ait mezarlıkları vardı, bu da onların uzun süre orada yaşadığını gösteriyordu.They also had their own Cemetery which shows that they lived there for a long time.
Ayrıca, Hamas'ın "kendilerine saldırmayan Yahudiler ile bir sorunları olmadığını söylemiştir.He also said that Hamas has "no problem with Jews who have not attacked us".
Malaki 1:2'de İsrail halkı Tanrı'nın kendilerine olan sevgisini sorgulamaktadır.In 1:2, Malachi has the people of Israel question God's love for them.
Magda ve kocası Joseph Goebbels, Kunz'un kendilerine yardım etmesinde ısrar ettiler.Magda and her husband, Joseph Goebbels, insisted that Kunz help them.
Her üç tanrıçanın Mekke'nin yakınında kendilerine adanmış farklı mabetleri vardı.Each of the three goddesses had a separate shrine near Mecca.
Kendilerine bir bağışlanma ve değerli bir rızık vardır.''They will eventually let their guard down and become nice people."
Le Dœuff’a göre, feministler kendilerine özgü bir katkı sağlıyorlar.According to Le Dœuff feminists make a special contribution.
Kendilerine geçmişini anlatmasını isterler.They explain to him about his past.
Zoe (Sheila Kelly) gelerek Desmond'ın kendilerine iade edilmesini söyler.Zoe (Sheila Kelley) arrives and demands to have Desmond returned.
Araplar putların kendilerine Allah katında şefaat edeceklerine inanırlardı.The Puritans also believed they were in a national covenant with God.
Ya da orada kendilerine yeni bir hayat kurdular.There they settled down and lived in comfort.
İngiliz yerleşimcilerin ikinci etkisi arazi ve su kaynaklarını kendilerine ayırmaları olmuştur.The second consequence of British settlement was appropriation of land and water resources.
Çocuk onlara kendilerine bir oğul olarak cennetten gönderildiğini söyler.The child explained that he had been sent by Heaven to be their son.
Tessa Virtue ve Scott Moir, kısa dansta kendilerine ait dünya rekorunu kırdı.Tessa Virtue and Scott Moir scored 83.67 in the short dance, breaking their own world record.
Çamaşırlarını kendileri yıkamaları ve kendilerine göz kulak olmaları beklenir.They are expected to do their own laundry and generally look after themselves.
Kitabın açılış cümlesi : "Sema kendilerine yardım edenlere yardım eder."He has an ancient book, a grimoire, that should help them.
Oyuncuların kendilerine oy vermesi yasaklandı.Players were prohibited from voting for themselves.
Akışkanlar kendilerine uygun yüksek titreşimlerden etkilenme özelliğine sahiptirler.The drivers worship this Goddess heartily.
MFÖ yıllardır kendilerine has özelliklere sahip olmuşlardır.There they lived quietly for some months.
Kolların iç yan yüzlerinde kendilerine özgü uzunlamasına kas demetleri bulunur.And for the hands of the bent arm, their fingers on the hands are pointing downwards.
Ancak doğa içinde yeniden kendilerine gelerek güzelleşiyorlar.Or will they find happiness in the end?
Bunun üzerine Duran Emmi, kendilerine yardımcı olmayı kabul etmiştir.Thus she accepted him as her helper.
Kendilerine Cenâb-ı Hakk’ın rahmeti niyaz olunur.""Тарҷумаи Ҳоли Эмомалии Раҳмон".
Kendilerine öğretilse bile kabul etmez ve inanmazlar.They teach you not to be believe.