Bunu kendim yapmam gerekecek.I'll have to do it myself.
Kendi yolumu tekrar bulacağım.I'll find my own way back.
Tom'la kendim ilgileneceğim.I'll deal with Tom myself.
Kendi başına olmayacaksın.You won't be on your own.
Tom onu kendisi için istiyor.Tom wants it for himself.
Kendimi öldüreceğim.I'm going to kill myself.
Bunu kendi isteğimle yapıyorum.I'm doing it voluntarily.
Kendi kararımı vereceğim.I'll make up my own mind.
Ben kendi yolumu bulacağım.I'll find my own way out.
Onu kendim hallettim.I took care of it myself.
Kendini geride bıraktın.You've outdone yourself.
Tom kendi odasını istedi.Tom wanted his own room.
Tom bana kendi resmini gönderdi.Tom sent me his picture.
Kendimi pek iyi hissetmiyorum.I'm not feeling so good.
Kendimi eve götürüyorum.I'm driving myself home.
Onu kendim yapmayı tercih ederim.I'd rather do it myself.
Onu kendim yapamam.I can't do it by myself.
Tom kendini ağırdan satıyor.Tom is playing it cool.
Kendi takımlarıma ihtiyacım olacak.I'll need my own tools.
Onu kendim teslim edeceğim.I'll deliver it myself.
Kendi başıma iyi olacağım.I'll be fine on my own.
Kendi başına olacaksın.You'll be on your own.
Kendimi iyi hissetmiyordum.I wasn't feeling well.
Tom kendini yalnız hissetmeli.Tom must feel lonely.
Tom kendi haklarını biliyor.Tom knows his rights.
Tom'a kendim anlatacağım.I'll tell Tom myself.
Tom'u kendim bulacağım.I'll find Tom myself.
Kendim bulacağım.I'll find out myself.
Tom'u kendim arayacağım.I'll call Tom myself.
Kendim gitsem daha iyi olur.I'd better go myself.
Kendi başıma evdeydim.I was home by myself.
Kendimle gurur duyuyorum.I'm proud of myself.
Kendim için ödeyeceğim.I'll pay for myself.
Ben tümünde kendimleydim.I was all by myself.
Kendimi riske atacağım.I'll take a chance.
Onu kendim alacağım.I'll get it myself.
Tom kendi başına.Tom is on his own.
Kendime kızgınım.I'm mad at myself.
Onu kendim yaparım.I'll do it myself.
Onu kendim yazdım.I wrote it myself.
Tom'a kendimi anlattım.I told Tom myself.
Kendine hâkim ol, Tom.Get a grip, Tom.
Ben kendi başımayım.I'm by myself.
Ben senin partide kendini eğlendirdiğini umarım.I hope you enjoyed yourself at the party.
Kendini daha çok teşvik edilmiş hissediyor musun?Do you feel more encouraged now?
Kendimden çok keyif aldım.I enjoyed myself very much.
Tom asla kendi çocuklarının saçlarını kesmedi.Tom has never cut his own children's hair.
Kendi sırtını göremezsin.You cannot see your own back.
Kendiniz ölene kadar cenneti göremezsiniz.You cannot see heaven until you are dead yourself.
Kendi çantasını yakaladı.She grabbed her purse.
Bu sizin kendi korumanız için.It's for your own protection.
O, kendi ayaklarına baktı.She stared at her feet.
Neden onu kendim düşünmedim?Why didn't I think of it myself?
Bu öğrenciler öğrenmek istemiyorlar. Sadece kendilerini eğlendirmek istiyorlar.These students don't want to learn. They just want to enjoy themselves.
Kendimi tanıtmak istiyorum.I would like to introduce myself.
Sen kendi suçlarını hatırladığında, başka birininkini unutursun.When you remember your own crimes, you forget another's.
Ayna olmadan kendi yüzünü göremezsin.You cannot see your own face without a mirror.
Ayna olmadan kendi yüzünüzü göremezsiniz.You cannot see your own face without a mirror.
Ayna olmadan kendi yüzümüzü göremeyiz.We cannot see our own faces without a mirror.
Kimse bir ayna olmadan kendi yüzünü göremez.One cannot see their own face without a mirror.