Ana içeriğe geç
Sözlük

kendi ile cümle

kendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sanırım Tom kendinin zehirlemiş olabilir.I think Tom might have poisoned himself.
Sanırım Tom gerçekten kendisinden hoşlanıyordu.I think Tom really enjoyed himself.
Sanırım Tom kendini öldürmek istiyor.I think Tom wants to kill himself.
Devrimin kendi yasaları vardır.The revolution has its own laws.
Artık kendimi gülmekten alamıyorum.I can't keep myself from laughing anymore.
Tom, bağcıklarını kendisi bağlayamaz.Tom can't tie his shoelaces by himself.
Her milletin kendi dili vardır.Every nation has its own language.
Tom, Mary'ye kendisinin güreş takımının kaptanı olmadığını söyledi.Tom told Mary that he wasn't the captain of the wrestling team.
Kendi başıma Çince öğreniyorum.I'm learning Chinese on my own.
Xiaoming kendini nasıl kontrol edeceğini bilmez.Xiaoming doesn't know how to control herself.
Komşunu kendin gibi sevmelisin.Thou shalt love thy neighbour as thyself.
Neden bana biraz kendinden bahsetmiyorsun?Why don't you tell me a little bit about yourself?
Gelecekte arabalar kendilerini sürecekler.In the future, cars will drive themselves.
Kendimi düzelttim.I corrected myself.
Tom kendini düzeltti.Tom corrected himself.
Kendime gerçekdışı hedefler belirlemiyorum.I don't set myself unrealistic goals.
Kendime gerçekçi hedefler belirliyorum.I set myself realistic goals.
Bunu kendi aranızda bölüşün.Divide this among yourselves.
Kendi aralarında tartıştılar.They quarreled among themselves.
Maalesef kendimi Fransızca ifade edemeyeceğim.I'm afraid I won't be able to make myself understood in French.
Kendimi Fransızca ifade etmede hâlâ zorlanıyorum.I still have difficulty in making myself understood in French.
Fransızcada kendimi istediğim kadar iyi ifade edemiyorum.I can't express myself in French as well as I'd like to.
Maalesef kendimi Fransızca ifade edemiyorum.I'm afraid I can't make myself understood in French.
Kendimi Fransızca ifade etmeyi zor buluyorum.I find it difficult to express myself in French.
Kendi başıma Fransızca öğreniyorum.I'm learning French on my own.
O bana kendi resmini gönderdi.He sent me his picture.
Kendimi şu anda gerçekten ağlayacak gibi hissediyorum.I really feel like crying right now.
Onu kendi dilinde nasıl diyorsun?How do you say that in your language?
Bence bunu kendin okumalısın.I think you should read it yourself.
Kendini zeki sanan bir aptal, basit bir aptaldan daha kötüdür.Worse than a simple fool is a fool believing himself intelligent.
Kendine bu kadar sert olma.Don't be so harsh on yourself.
Kendimi onun için üzgün hissettim.I felt sorry for her.
Tom kendiyle ilgilenir.Tom takes care of himself.
Tom hareket ettikten sonra kendisini güvende hissetmeye başladı.Tom only began to feel safe after he moved.
Mary Tom'un kendisini öpmesine izin verdi.Mary let Tom kiss her.
Tom Mary'nin kendisini öpmesine izin verdi.Tom let Mary kiss him.
O kendinden geçmişti.She was ecstatic.
Operasyon çok ciddiydi ama Tom kendinden bekleneni yaptı.The operation was very serious, but Tom came through.
O, oraya kendi başına gitmek istemez.She doesn't want to go there by herself.
O, odasına kendi başına gitmek istemiyor.She doesn't want to go to her room by herself.
Bir ustura ile kendimi kestim.I cut myself with a razor.
O kendine bir sandviç yaptı.He made himself a sandwich.
Kızarmaktan kendimi alamadım.I couldn't help blushing.
Çünkü saatimin pili çok küçük. Kendim değiştiremiyorum.Because the battery of my watch is very small, I can't change it by myself.
Tom kendine çok güveniyor.Tom has a lot of confidence in himself.
Tom kendisini ailesine adadı.Tom devoted himself to his family.
Sen her zaman senin kendi yoluna sahip olamazsın.You can't always have your own way.
Kendimi bunu yaparken hayal edemiyorum.I can't imagine myself doing that.
Kendimi evimin dışında kilitledim, bu yüzden içeri girmek için pencereyi kıracağım.I've locked myself out of my house, so I'm going to break a window to get in.
Tom bir ambulans çağırmama izin vermedi bu yüzden onu hastaneye kendim götürdüm.Tom wouldn't let me call an ambulance so I drove him to the hospital myself.
Tom dün kendi kişisel hesabından üç yüz dolar çekti.Tom withdrew three hundred dollars from his personal account yesterday.
Tom Mary'nin elmasları nereye sakladığını kendisine söylemesini istedi.Tom asked Mary to tell him where she had hidden the diamonds.
Tom bir şey söylemek üzereydi ama kendini durdurdu.Tom was about to say something, but he stopped himself.
Tom kendine biraz kahve almak için mutfağa yürüdü.Tom walked into the kitchen to get himself some coffee.
Kendim yapmayacağım bir şeyi yapmanı istemiyorum.I'm not asking you to do anything I wouldn't do myself.
Kendime bir bira alacağım. Sen de ister misin?I'm going to get myself a beer. Do you want one, too?
Tom Mary'ye kendinden utanması gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she should be ashamed of herself.
Tom düşmüş ve kendini incitmiş gibi görünüyordu.It looked like Tom had fallen down and hurt himself.
Kendimi üniversiteye yerleştirmek için bir garson olarak çalıştım.I worked as a waiter to put myself though college.
Daha fazla zamanım olsaydı onu kendim yapardım.I'd have done it myself if I'd had more time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod