Sen kendini kandırıyorsun.You're fooling yourself.
Kendini kandırıyorsun.You are deceiving yourself.
Ne güzel bir gün! Ben kendimi harika hissediyorum!What a great day! I'm feeling peachy!
Maria kendi kendine "gerçekten şanslıyım" dedi.Maria said to herself, "I'm really lucky".
Bana inanmıyorsan git kendin bak.If you don't believe me, go see for yourself.
Herkes kendi havasında.The left hand doesn't know what the right hand is doing.
Kendini bir bok sanıyorsun.You're full of yourself.
Yalnızca kendini düşünüyorsun.You're full of yourself.
Komşunu, kendini sevdiğin gibi seveceksin.You will love your neighbour as you love yourself.
Bir arkadaşı ziyaret etmek için kendisiyle trenle Nilan'a gitmemi istiyor.He wants me to go with him to Milan by train to visit a friend.
Kendini rahatsız etme!Don't inconvenience yourself!
Ona kendisinden kısa sürede eve gelmesini isteyen bir mektup yazmıştım.I wrote him a letter asking him to come home soon.
Ben dışarıya koştum ve kapı benim arkamdan kendini kilitledi.I ran outside and the door locked itself behind me.
Ben dışarıya koştum ve kapı benim arkamdan kendini kilitledi. Neredeyse -40 dereceydi.I ran outside and the door locked itself behind me. It was almost -40.
O kendisi için lezzetli yemek yapar.She cooks delicious food for herself.
O bütün giysileri kendisi üretti.He made all of the clothes himself.
Kendimi gülmekten durduramadım.I couldn't stop myself from laughing.
Ben iki gündür kendimi iyi hissetmiyorum.I haven't felt well for two days.
Beş yıl içinde kendinizi nerede görüyorsunuz?Where do you see yourself in five years?
Kendini bırakma.Hang in there.
Kendini bilmek çok zordur.It's very difficult to know oneself.
Tom'un, kendisiyle konuşulduğunda başka bir tarafa bakma huyu vardı.Tom had a propensity for looking the other way when spoken to.
Ne zaman kalksam kendimi sersem hissediyorum.Whenever I get up, I feel dizzy.
O sadece kendisini umursar.He just cares about himself.
O yalnızca kendisini önemser.He only cares about himself.
O kendinden başka hiç kimseyi umursamıyor.He cares about no one, but himself.
O sadece kendini düşünür.He only thinks about himself.
O, yerde kendinden geçti.She passed out on the floor.
Biz kendimizi adamışız.We're committed.
Tom kendini adamış.Tom is committed.
Ben kendimi adamışım.I'm committed.
Tom kendine fazla güvenendir.Tom is overconfident.
Sen kendine aşırı güvenensin.You're overconfident.
Tom kendini beğenmiş.Tom is patronizing.
Sen kendini beğenmişsin.You're patronizing.
Senin çantalarını kendin mi topladın?Did you pack your bags yourself?
Tom tekrar kendini yalnız buldu.Tom found himself alone again.
Gerçekten biraz kendimle baş başa kalmaya ihtiyacım var.I just really need some time alone.
Kendimi Tom'la yalnız bulmaktan nefret ederdim.I would hate to find myself alone with Tom.
Ben seni tehlikeyle kendin yalnız yüzleşmen için terk edemedim.I couldn't leave you alone to face the danger by yourself.
Kendinden genç bir adama âşık oldu.She fell in love with a younger man.
Niçin Tom'a kendin sormuyorsun?Why don't you ask Tom yourself?
Sen neden dışarı buraya gelip kendin için bakmıyorsun?Why don't you come out here and look for yourself?
Neden onu kendi başına yapmıyorsun?Why don't you do it by yourself?
Neden onu kendin yapmıyorsun?Why don't you do it yourself?
Neden onu kendiniz yapmıyorsunuz?Why don't you do that yourself?
Neden kendin için bulmuyorsun?Why don't you find out for yourself?
Neden kendine bir kız arkadaş edinmiyorsun?Why don't you get yourself a girlfriend?
Niçin onu Tom'a kendin vermiyorsun?Why don't you give it to Tom yourself?
Neden partide giymek için kendine güzel bir şey almaya gitmiyorsun?Why don't you go buy yourself something pretty to wear to the party?
Neden kendine buzdolabından içecek bir şey almıyorsun?Why don't you grab yourself something to drink out of the fridge?
Niçin sadece Tom'a kendin sormuyorsun?Why don't you just ask Tom yourself?
Neden bunu kendin için okumuyorsun?Why don't you read it for yourself?
Neden kendin bakmıyorsun?Why don't you see for yourself?
Kendini söz konusu şirketin sahibi olarak düşün.Think of yourself as the owner of the company mentioned.
Neden bize kendin hakkında küçük bir şey söylemiyorsun?Why don't you tell us a little something about yourself?
Neden kendi işine bakmayı denemiyorsun?Why don't you try minding your own business?
Aynada kendilerini gördüler.They saw themselves in the mirror.
Bana kendi telefon numarasını verdi.She gave me her phone number.
Tom kendine gelecek.Tom will come around.