Ana içeriğe geç
Sözlük

kendi ile cümle

kendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O kendine aşırı güvenendir.She's overconfident.
Kendi ülkene ne zaman döneceksin?When are you going back to your own country?
Onlar kendileri için karar verme hakkına sahip olmalıdır.They should have the right to decide for themselves.
O kendisi için karar verme hakkına sahip olmalı.He should have the right to decide for himself.
Kendimi yaktım.I've burnt myself.
Ne kadar kendini beğenmişsin!How self-important you are!
O, onları kurtarmak için kendi hayatını feda etti.He sacrificed his own life to save them.
Onun kendine ait büyük bir yatak odası var.She has a large bedroom to herself.
Onu kendisi söyledi.He said it himself.
Dün kendimizden geçtik.Yesterday we let our hair down.
Betty, kendi annesini öldürdü.Betty killed her own mother.
Kendi odasında müzik dinledi.He listened to music in his own room.
Erkek kardeşinin Almanya'da kendi evi var mı?Does your brother have his own house in Germany?
Neden kendi dilini kullanmıyorsun?Why don't you use your language?
Laurie kendini ifade ediyor.Laurie is expressing herself.
Kendiniz yapabilirsiniz.You can make your own.
O kendi hesabına çalışıyor.He's self-employed.
Kendimi çok iyi hissetmiyordum ama yine de işe gittim.I didn't feel very well, but I went to work anyway.
Ben tasarımcı kıyafetleri kendim giyiyorum.I wear designer clothes myself.
Kendimi sevmiyorum.I don't like myself.
Tom gerçekten kendini öldürdü mü?Did Tom really kill himself?
Tom kendini mi öldürdü?Did Tom kill himself?
Onu kendin söyledin.You said it yourself.
Kendimden nefret ediyorum.I hate myself.
O kendinden nefret ediyor.She hates herself.
Kendinden nefret ediyor.He hates himself.
Her yazar açıkça yazmak için kendini okuyucunun yerine koymalı.Every writer, in order to write clearly, must put himself in his reader's shoes.
Yerli Amerikalılar festivallerde karşılaştıklarında hala kendi dillerini kullanıyorlar mı?Do Native Americans still speak in their languages when they meet in festivals?
Onlar kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açıyorlar.They sue companies that sell MP3 players without paying them.
Kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açarlar.They sue companies that sell MP3 players without paying them.
Aslında sen bunu kendin için yaptın.You actually did that to yourself.
Onunla kendim ilgileneceğim.I will deal with him myself.
Onlarla kendim ilgileneceğim.I will deal with them myself.
Kendime hindili bir sandviç yaptım.I made myself a turkey sandwich.
Kendini tehlikeli bir adam olarak görüyor musun?Do you consider yourself as a dangerous guy?
Kendini şanslı hissediyor musun?Do you feel lucky?
Derhal kendini doktora muayene ettirmelisin.You should get yourself examined by the doctor immediately.
O kendinden bahsetti.He talked about himself.
Neden kendi işine bakmıyorsun?Why don't you mind your own business?
Onun Japonya'da kendi evi var mı?Does he have his own house in Japan?
Kendime ait bir odam olmasını istiyorum.I would like to have a room of my own.
Göz kendi rahatlık düzeyinin ötesini görmez.The eye doesn't see beyond its own comfort level.
Herkesin kendi görüşü var.Everyone has their own opinion.
Karım kendi çocuklarından bile hoşlanıyor gibi görünmüyor.My wife doesn't seem to like even her own children.
Kendimi ağlamaktan tutamadım.I couldn't keep from crying.
Onlar çocuklarının kendilerini affetmesi için dua etti.They prayed that their children would forgive them.
Kızlarının kendisini affetmesi için yalvardı.She prayed that her daughters would forgive her.
Kızlarının kendisini affetmesi için dua etti.She prayed that her daughters would forgive her.
Hırsızlar çalıntı yağmayı kendi aralarında böldü.The thieves divvied up the stolen loot among themselves.
Tom kendi büyüttüğü sebzeler hariç hiçbir şey yemez.Tom doesn't eat anything except the vegetables that he grows himself.
Tom Mary'yi kendisi ile nasıl çıkarttı.How did Tom ever get Mary to go out with him?
Hiç kimse sizin kendi anılarınızı hatırlamayacak.No one will remember your own memories.
Tom, Mary'nin John ile dışarı çıkması kendisine sorun olmamış numarası yaptı.Tom pretended that it didn't matter to him that Mary was going out with John.
Kendimi kontrol edemiyorum.I can't control myself.
O kendini kontrol edemiyor.He can't control himself.
Tom Mary'nin John'u öptüğünü gördüğünde kendini kontrol edemedi.Tom couldn't control himself when he saw Mary kissing John.
Tom kendi şiddetli öfkesini kontrol etmeye çalışıyordu.Tom was trying to control his own violent temper.
Tom uygun ilacı aldığı için, kendini daha iyi kontrol edebilmesi gerekiyor.Now that Tom is taking proper medication, he should be able to control himself better.
Tom artık kendini kontrol edemiyordu.Tom was unable to control himself any longer.
Tom Mary'ye vurmak istedi ama kendini kontrol etti.Tom wanted to hit Mary, but he controlled himself.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod