"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Ez nem egy teljesen halott kert," kiáltotta ki magát halkan.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Het is geen erg dood tuin", zegt ze riepen zachtjes tegen zichzelf.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Ini bukan taman benar-benar mati," teriak dia keluar pelan pada dirinya sendiri.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."이것은 완전히 죽지 정원을 isn'ta,"그녀는 자신에게 부드럽게 외쳤다.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Não é um jardim muito morto", ela gritou baixinho para si mesma.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."No es un jardín muy muerto", exclamó en voz baja para sí misma.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Nó không phải là một khu vườn khá chết", bà đã khóc nhẹ nhàng với chính mình.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Non è un tranquillo giardino morto", ha gridato dolcemente a se stessa.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Se ei ole mikään aivan kuollut puutarha", hän huusi hiljaa itsekseen.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."To isn'ta całkiem martwe ogród", zawołała cicho do siebie.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."To není zcela mrtvé zahrady," zvolala tiše pro sebe.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."To ni čisto mrtva vrt," je zavpil tiho sama pri sebi.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."To nie je úplne mŕtve záhrady," zvolala ticho pre seba.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Δεν είναι ένας αρκετά νεκρός στον κήπο," φώναξε έξω απαλά στον εαυτό της.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Това не е съвсем мъртъв градина," тя извика тихо на себе си.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Це не зовсім мертвий сад", вона закричала тихо сама з собою.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Это не совсем мертвый сад", она закричала тихо сама с собой.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."זה isn'ta גן מת למדי", היא קראה לעצמה בשקט.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."إنها ليست حديقة الموتى تماما ،" صرخت بها لنفسها بهدوء.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."バラが死んでいる場合でも、生きている他のものがあります。"
Burada öğrendiğimiz bir başka şey, AIDS sorunu kendi kendine çözülmeyecek.Aşadar alt lucru pe care îl aflăm aici este că SIDA nu va dispărea de la sine.
Burada öğrendiğimiz bir başka şey, AIDS sorunu kendi kendine çözülmeyecek.Asi que la otra cosa que aprendemos aqui es que el SIDA no se va a terminar por sí solo.
Burada öğrendiğimiz bir başka şey, AIDS sorunu kendi kendine çözülmeyecek.Die andere Sache die wir hier gelernt haben ist, dass AIDS sich nicht von alleine lösen wird.
Burada öğrendiğimiz bir başka şey, AIDS sorunu kendi kendine çözülmeyecek.Hal lain yang saya rasa kita pelajari di sini adalah AIDS tidak akan reda sendiri.
Burada öğrendiğimiz bir başka şey, AIDS sorunu kendi kendine çözülmeyecek.Het tweede wat we hiervan leren is dat aids zichzelf niet gaat oplossen.
Burada öğrendiğimiz bir başka şey, AIDS sorunu kendi kendine çözülmeyecek.그러므로 우리는 '에이즈'는 그 자체만으로는 문제가 해결되지 않을 것임을 우리는 여기서 알 수 있습니다.
Burada öğrendiğimiz bir başka şey, AIDS sorunu kendi kendine çözülmeyecek.Kolejna rzecz - AIDS nie rozwiąże się samo.
Burada öğrendiğimiz bir başka şey, AIDS sorunu kendi kendine çözülmeyecek.Lássuk be, hogy az AIDS probléma nem fog magától megoldódni.
Burada öğrendiğimiz bir başka şey, AIDS sorunu kendi kendine çözülmeyecek.L'autre chose qu'on apprend ici, c'est que le SIDA ne va pas être vaincu tout seul.
Burada öğrendiğimiz bir başka şey, AIDS sorunu kendi kendine çözülmeyecek.Quindi l'altra cosa che io credo che possiamo imparare qui è che l'AIDS non si aggiusta da solo.
Burada öğrendiğimiz bir başka şey, AIDS sorunu kendi kendine çözülmeyecek.Затова, другото нещо, което мисля, че научихме е че СПИН-а няма да се оправи от само себе си.
Burada öğrendiğimiz bir başka şey, AIDS sorunu kendi kendine çözülmeyecek.Поэтому ещё один урок, который, я думаю, мы сегодня усвоили, — СПИД не исчезнет сам собой.
Burada öğrendiğimiz bir başka şey, AIDS sorunu kendi kendine çözülmeyecek.הדבר האחר שנראה לי שאנו לומדים כאן הוא שהאיידס לא הולך לתקן את עצמו.
Burada öğrendiğimiz bir başka şey, AIDS sorunu kendi kendine çözülmeyecek.إذن الأمر الأخر الذي أعتقد أننا تعلمناه هنا هو أن الإيدز لن يقوم بمعالجة نفسه
Burada öğrendiğimiz bir başka şey, AIDS sorunu kendi kendine çözülmeyecek.人は病気を減らすほどには
Bütünleşik kendi kendine testAutocomprobación
Bütünleşik kendi kendine testAutodiagnostica incorporata (BIST)
Bütünleşik kendi kendine testAuto-test intégré
Bütünleşik kendi kendine testBeépített önteszt
Bütünleşik kendi kendine testEingebauter Selbsttest
Bütünleşik kendi kendine testInbyggd självtest
Bütünleşik kendi kendine testIndbygget selvtest
Bütünleşik kendi kendine testIngebouwde zelftest
Bütünleşik kendi kendine test내장 자체 진단
Bütünleşik kendi kendine testTes bangun sendiri
Bütünleşik kendi kendine testTeste inicial incorporado
Bütünleşik kendi kendine testVgrajeno samo- preverjanje
Bütünleşik kendi kendine testVstavané samotestovanie
Bütünleşik kendi kendine testWbudowany autotest
Bütünleşik kendi kendine testZabudovaný autotest
Bütünleşik kendi kendine testΕνσωματωμένος αυτοέλεγχος
Bütünleşik kendi kendine testВбудована самоперевірка
Bütünleşik kendi kendine testВстроенный автотест
Bütünleşik kendi kendine testבדיקה עצמית מובנית
Bütünleşik kendi kendine testاختبار ذاتي مبني داخليا
Bütünleşik kendi kendine testビルトインセルフテスト
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"Aquele é o juiz", disse ela para si mesma, "por causa de sua grande peruca."
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"Asta este judecător", a spus ea sa se, "din cauza peruca lui mare."
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"C'est le juge, se dit-elle," à cause de sa perruque grand. "
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"Das ist der Richter," sagte sie zu sich selbst, "wegen seiner großen Perücke."