Ana içeriğe geç
Sözlük

kendi kendine ile cümle

kendi kendine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Bu cümleleri kendi kendine yazdı.Он написал эти строки в одиночестве.
Bu cümleleri kendi kendine yazdı.לבדו הוא כתב את המשפטים הללו.
Bu cümleleri kendi kendine yazdı.بنفسه، كتب تلك العبارات.
Bu cümleleri kendi kendine yazdı.もし父に見せたら「正気を失った」と思われるだろう
Bu disiplinler arası söylemin kendi kendine oluşacağını düşünmüyorum.Azt nem gondolom, hogy ez a transzdiszciplináris diskurzus magától el fog indulni.
Bu disiplinler arası söylemin kendi kendine oluşacağını düşünmüyorum. Çaba göstermek gerekecek.Nemyslím si, že tato nadoborová rozprava se automaticky uskuteční; bude to vyžadovat mnoho úsilí.
Bu disiplinler arası söylemin kendi kendine oluşacağını düşünmüyorum. Çaba göstermek gerekecek.Tôi không nghĩ diễn ngôn xuyên ngành sẽ tự nhiên mà có; nó sẽ đòi hỏi rất nhiều nỗ lực.
Bu disiplinler arası söylemin kendi kendine oluşacağını düşünmüyorum.Ich denke nicht, dass dieser disziplinübergreifende Diskurs automatisch stattfinden wird.
Bu disiplinler arası söylemin kendi kendine oluşacağını düşünmüyorum.Ik denk dat deze transdisciplinaire verhandeling... niet automatisch gaat gebeuren.
Bu disiplinler arası söylemin kendi kendine oluşacağını düşünmüyorum.Je ne pense pas que ce discours transdisciplinaire se fera automatiquement.
Bu disiplinler arası söylemin kendi kendine oluşacağını düşünmüyorum.저는 이러한 학문적 지식을 아우르는 담론이 저절로 발생하지는 않을거라 생각합니다.
Bu disiplinler arası söylemin kendi kendine oluşacağını düşünmüyorum.Nie myślę, że ta transdyscyplinarna rozprawa automatycznie się wydarzy
Bu disiplinler arası söylemin kendi kendine oluşacağını düşünmüyorum.No creo que este discurso interdisciplinario vaya a ocurrir automáticamente.
Bu disiplinler arası söylemin kendi kendine oluşacağını düşünmüyorum.Non penso che questi discorsi interdisciplinari nasceranno automaticamente.
Bu disiplinler arası söylemin kendi kendine oluşacağını düşünmüyorum.Nu cred că această conferinţă transdisciplinară se va materializa automat.
Bu disiplinler arası söylemin kendi kendine oluşacağını düşünmüyorum.Δεν πιστεύω ότι αυτό το διαθεματικό εγχείρημα θα συμβεί αυτόματα.
Bu disiplinler arası söylemin kendi kendine oluşacağını düşünmüyorum.Не мисля, че този междудисциплинарен дискурс ще се случи автоматично.
Bu disiplinler arası söylemin kendi kendine oluşacağını düşünmüyorum.Я не думаю, что подобный междисциплинарный дискурс возникнет сам собой.
Bu disiplinler arası söylemin kendi kendine oluşacağını düşünmüyorum.אני לא חושב שהשיח העל-תחומי הזה יקרה באופן אוטומטי.
Bu disiplinler arası söylemin kendi kendine oluşacağını düşünmüyorum.لا أعتقد أن خطاب التخصصّات هذا سوف يتحقّق تلقائيا.
Bu disiplinler arası söylemin kendi kendine oluşacağını düşünmüyorum.自動的に起こるとは思えません それは 努力を要します
Bu dünyada kendi kendine çoğalabilen, ebeveynleri bir bilgisayar olan ilk hücre.Deci aceasta este prima specie care se autoreproduce de pe planeta noastră al cărei părinte este un computer.
Bu dünyada kendi kendine çoğalabilen, ebeveynleri bir bilgisayar olan ilk hücre.Dit is de eerste zelf-reproducerende soort op deze planeet die een computer als ouder heeft.
Bu dünyada kendi kendine çoğalabilen, ebeveynleri bir bilgisayar olan ilk hücre.이것은 지구상 최초로 컴퓨터를 모체로 두고 있는 자기 증식이 가능한 종인 것입니다.
Bu dünyada kendi kendine çoğalabilen, ebeveynleri bir bilgisayar olan ilk hücre.Questa è la prima specie auto-replicante di questo pianeta che sia nata da un computer.
Bu dünyada kendi kendine çoğalabilen, ebeveynleri bir bilgisayar olan ilk hücre.Szóval ez az első olyan önreplikáló faj ezen a bolygón, amelynek a szülője egy számítógép.
Bu dünyada kendi kendine çoğalabilen, ebeveynleri bir bilgisayar olan ilk hücre.Итак, это - первый на планете самовоспроизводящийся вид, родителем которого является компьютер.
Bu dünyada kendi kendine çoğalabilen, ebeveynleri bir bilgisayar olan ilk hücre.Така че това е първият самовъзпроизвеждащ се вид, който сме имали на планетата, чийто родител е компютър.
Bu dünyada kendi kendine çoğalabilen, ebeveynleri bir bilgisayar olan ilk hücre.אז זהו המין הראשון המשתכפל בעצמו שיש על פני כדה"א שאביו הוא מחשב.
Bu dünyada kendi kendine çoğalabilen, ebeveynleri bir bilgisayar olan ilk hücre.لذا يعتبر هذا أول كائن ينقسم ذاتيا على هذا الكوكب ووالديه حاسوب آلي.
Bu dünyada kendi kendine çoğalabilen, ebeveynleri bir bilgisayar olan ilk hücre.コンピュータを親にもつ 自己複製できる種なのです また 自分のWebサイトに
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."C'est vraiment horrible, murmurait-elle d'elle-même," la façon dont toutes les créatures se disputer.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Det är verkligen förskräckligt", muttrade hon för sig själv, "hur alla varelser argumentera.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Det er virkelig forfærdeligt," mumlede hun for sig selv, "den måde, alle skabninger skændes.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."É realmente terrível", ela murmurou para si mesma, "a forma como todas as criaturas discutir.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Es ist wirklich schrecklich," sie sich murmelte: "die Art und Weise all die Kreaturen zu argumentieren.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Es realmente terrible", murmuró para sus adentros, "el camino a todas las criaturas discutir.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Este cu adevărat îngrozitor", murmură ea sa se, "modul în toate creaturile susţin.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar.'E' veramente terribile, 'mormorò a se stessa,' il modo in cui tutte le creature sostengono.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Ez tényleg szörnyű," motyogta magában, "ahogy minden teremtmény vitatkozni.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar.'Het is echt vreselijk,' mompelde ze in zichzelf, 'de manier waarop alle schepselen stellen.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Ini benar-benar mengerikan," gumamnya pada dirinya sendiri, 'cara semua makhluk berdebat.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Je to naozaj hrozné," zamrmlala si pre seba, "ako tvrdí všetky stvorenia.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Je to opravdu hrozné," zamumlala si pro sebe, "jak tvrdí všechna stvoření.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar.'그것이 정말 무서운이야,'그녀가 자신에게 중얼 거 렸 잖아 '방식은 모든 생물은 주장한다.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Nó thực sự đáng sợ," cô lẩm bẩm một mình, tất cả các sinh vật tranh luận.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Se on todella hirvittävää," hän mutisi itsekseen, "miten kaikki olennot väittävät.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."To je res grozno," je zamrmral, da sama, "način, vse trdijo bitja.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."To naprawdę straszne," mruknęła do siebie, "sposób wszystkich stworzeń twierdzą.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Είναι πραγματικά τρομερό", μου μουρμούρισε στον εαυτό της, "ο τρόπος υποστηρίζουν όλα τα πλάσματα.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Това е наистина ужасен", промърмори тя на себе си, начина, по който всички същества твърдят.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Це дійсно жахливо, пробурмотіла вона про себе," як усі істоти сперечатися.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Это действительно ужасно, пробормотала она про себя," как все существа спорить.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."זה באמת נורא," היא מלמלה לעצמה, "כל הדרך היצורים להתווכח.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."إنه حقا الرهيبة ،' انها تمتم لنفسها ، "الطريق يجادل جميع المخلوقات.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar.これは1つをうんざりさせるに充分だ!"
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Dziś będę mówić o autonomicznych, latających piłkach plażowych.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Estou hoje aqui para falar de bolas de praia voadoras e autónomas. (Risos)
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Hoy vine a hablarles de las pelotas de playa voladoras.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Ich bin heute hier, um über autonome, fliegende Strandbälle zu sprechen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod