"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."É no jardim que ninguém pode entrar", disse ela para si mesma.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."Es en el jardín no se puede entrar," dijo a sí misma.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."Es ist im Garten niemand eingehen kann", sagte sie vor sich hin.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."Este scris în grădină nimeni nu poate intra in", îşi zise ea.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."Ez a kertben senki nem mehet be", mondta magában.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."Het is in de tuin kan niemand ingaan," zei ze tegen zichzelf.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."Ini di kebun tidak ada yang bisa masuk ke dalam," katanya pada dirinya sendiri.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."Je to v zahradě nikdo nemůže jít do," řekla si pro sebe.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."Je to v záhrade nikto nemôže ísť do," povedala si pre seba.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."그것은 아무도 들어갈 수없는 정원에서"그녀는 자신에게 말했다.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."Nó ở trong khu vườn không ai có thể đi vào," cô nói với chính mình.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."Se on puutarhassa kukaan ei voi mennä", hän sanoi itselleen.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."To je v vrtu nihče ne more iti v," si je rekla.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."To w ogrodzie nikt nie może wejść do" powiedziała do siebie.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."Είναι στον κήπο κανείς δεν μπορεί να πάει σε", είπε στον εαυτό της.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."Това е в градината, никой не може да отиде в", каза тя за себе си.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."Це в саду ніхто не може перейти в", сказала вона собі.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."Это в саду никто не может перейти в", сказала она себе.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."זה בגן, אף אחד לא יכול להיכנס", אמרה לעצמה.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."إنها في الحديقة لا أحد يستطيع أن يذهب إلى" ، قالت لنفسها.
"Bu bahçede kimse geçebiliriz," dedi kendi kendine."それはドアのない庭です。彼はそこに住んでいる。
Bu benim işimin bir bölümü, kendi kendine kendisini kopyalayan sistemleri nasıl yapılacağı ile ilgili.Bueno, esto es algo de mi trabajo de cómo haces un sistema auto replicable autónomo.
Bu benim işimin bir bölümü, kendi kendine kendisini kopyalayan sistemleri nasıl yapılacağı ile ilgili.Das ist also ein Teil meiner Arbeit dazu, wie man ein autonomes, selbst-replizierendes System erstellt.
Bu benim işimin bir bölümü, kendi kendine kendisini kopyalayan sistemleri nasıl yapılacağı ile ilgili.Deci, aceasta este parte din munca mea despre cum faci un sistem auto-replicator autonom.
Bu benim işimin bir bölümü, kendi kendine kendisini kopyalayan sistemleri nasıl yapılacağı ile ilgili.Donc, c'est une partie de mon travail sur comment faire un système qui s'auto-réplique de façon autonome.
Bu benim işimin bir bölümü, kendi kendine kendisini kopyalayan sistemleri nasıl yapılacağı ile ilgili.이것은 제가 한 일입니다 자치적 증가의 방법에 대해서 이죠
Bu benim işimin bir bölümü, kendi kendine kendisini kopyalayan sistemleri nasıl yapılacağı ile ilgili.Quindi, questa è parte del mio lavoro su come si possa fare un sistema di auto replicazione in modo autonomo.
Bu benim işimin bir bölümü, kendi kendine kendisini kopyalayan sistemleri nasıl yapılacağı ile ilgili.Więc to jest część mojej pracy dotyczącej tego jak zrobić autonomicznie samopowielający się system.
Bu benim işimin bir bölümü, kendi kendine kendisini kopyalayan sistemleri nasıl yapılacağı ile ilgili.Вот кое-что из моей работы над тем, как создать автономную самовоспроизводящуюся систему.
Bu benim işimin bir bölümü, kendi kendine kendisini kopyalayan sistemleri nasıl yapılacağı ile ilgili.Отож, я трохи розповів про те, як створити систему, яка автономно самовідтворюється.
Bu benim işimin bir bölümü, kendi kendine kendisini kopyalayan sistemleri nasıl yapılacağı ile ilgili.Това е част от моята работа за това как се прави автономна самокопираща се система.
Bu benim işimin bir bölümü, kendi kendine kendisini kopyalayan sistemleri nasıl yapılacağı ile ilgili.אז זה חלק מעבודתי: כיצד ליצור מערכת עצמאית שמשתכפלת מעצמה.
Bu benim işimin bir bölümü, kendi kendine kendisini kopyalayan sistemleri nasıl yapılacağı ile ilgili.إذن، هذه بعض أعمالي حول كيف تنتج نظام تكرار ذاتي مستقل.
Bu bizim bağımsızlık, kendi kendine yetme, otonomi gibi yetiştirilişimizin zıttı.C'est le contraire de comment nous avons été formés: l'indépendance, l'autosuffisance, l'autonomie.
Bu bizim bağımsızlık, kendi kendine yetme, otonomi gibi yetiştirilişimizin zıttı.Das Gegenteil dessen, worauf wir bis jetzt aufgebaut haben: Unabhängigkeit, Eigenständigkeit, Autonomie.
Bu bizim bağımsızlık, kendi kendine yetme, otonomi gibi yetiştirilişimizin zıttı.Đây là cái đối lập với nền móng đã có của chúng ta độc lập, tự lo liệu, tự chủ.
Bu bizim bağımsızlık, kendi kendine yetme, otonomi gibi yetiştirilişimizin zıttı.Det er det modsatte af hvad vi er opflasket med: Uafhængighed, selvtilstrækkelighed, autonomi.
Bu bizim bağımsızlık, kendi kendine yetme, otonomi gibi yetiştirilişimizin zıttı.Dit is het omgekeerde van waar we ons op stoelden: onafhankelijkheid, zelfgenoegzaamheid, autonomie.
Bu bizim bağımsızlık, kendi kendine yetme, otonomi gibi yetiştirilişimizin zıttı.Esto es lo opuesto a la base en la que nos formamos: independencia, autosuficiencia, autonomía.
Bu bizim bağımsızlık, kendi kendine yetme, otonomi gibi yetiştirilişimizin zıttı.Isto é o oposto daquilo em que fomos educados: independência, autossuficiência, autonomia.
Bu bizim bağımsızlık, kendi kendine yetme, otonomi gibi yetiştirilişimizin zıttı.이런 방식은 우리가 해왔던 것과는 반대입니다: 독립, 자급자족, 자립심 같은 것들 말이죠.
Bu bizim bağımsızlık, kendi kendine yetme, otonomi gibi yetiştirilişimizin zıttı.Ossia l'opposto di quello che ci hanno insegnato: indipendenza, autosufficienza, autonomia.
Bu bizim bağımsızlık, kendi kendine yetme, otonomi gibi yetiştirilişimizin zıttı.Sunt opusul celor de până acum: independență, autonomie.
Bu bizim bağımsızlık, kendi kendine yetme, otonomi gibi yetiştirilişimizin zıttı.To przeciwieństwo dotychczasowych wartości: niezależności, samowystarczalności, autonomii.
Bu bizim bağımsızlık, kendi kendine yetme, otonomi gibi yetiştirilişimizin zıttı.Това е обратното на това, което имахме: независимост, самостоятелност, автономия.
Bu bizim bağımsızlık, kendi kendine yetme, otonomi gibi yetiştirilişimizin zıttı.Это противоречит тому, на чем мы основывались: независимость, самодостаточность, автономия.
Bu bizim bağımsızlık, kendi kendine yetme, otonomi gibi yetiştirilişimizin zıttı.עבודת-צוות. זה ההיפך הגמור מהערכים שעיצבו אותנו: אי-תלות, עצמאות,
Bu bizim bağımsızlık, kendi kendine yetme, otonomi gibi yetiştirilişimizin zıttı.وهذا هو عكس ما تم بناؤه على: الاستقلال، الاكتفاء الذاتي، الحكم الذاتي.
Bu bizim bağımsızlık, kendi kendine yetme, otonomi gibi yetiştirilişimizin zıttı.独立性 自己完結性 自主性などです ところで本物のカウボーイに 会う機会があって
Bu cümleleri kendi kendine yazdı.A scris-o singur.
Bu cümleleri kendi kendine yazdı.Escreveu estas frases, a sós.
Bu cümleleri kendi kendine yazdı.Escribió este libro completamente solo.
Bu cümleleri kendi kendine yazdı.Ganz allein schrieb er diese Sätze.
Bu cümleleri kendi kendine yazdı.Ha scritto queste frasi per conto suo.
Bu cümleleri kendi kendine yazdı.Hij schreef deze zinnen alleen.
Bu cümleleri kendi kendine yazdı.혼자 그 다음 문장을 써 내려 갔죠. 아버지한테 보여줬으면
Bu cümleleri kendi kendine yazdı.Napisał te zdania w samotności.
Bu cümleleri kendi kendine yazdı.Seul, il écrivit ces phrases.
Bu cümleleri kendi kendine yazdı.Tự mình, ông ấy viết những câu văn này.
Bu cümleleri kendi kendine yazdı.Він написав ці речення на власний розсуд.