Ana içeriğe geç
Sözlük

kendi kendine ile cümle

kendi kendine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Artık kendi kendine konuşmuyor.V súčasnosti už verejne nevystupuje.
Mahkeme sırasında kendi kendine konuşuyor veya sebepsiz yere kahkahalar atıyordu.Keď sa objavila po nejakej dobe na verejnosti, bola veselá a vysmiata.
Fotoğrafçılığı büyük ölçüde kendi kendine öğrendi.Čítať sa naučil skoro sám.
Güneş lekeleri, kendi kendine sürekli tekrar eden fırtınalar gibi düşünülebilir.Zistili, že zatmenia Slnka sa periodicky opakujú.
Bas gitar çalmayı kendi kendine öğrenmiştir.Sama se je učila igranja na kitaro.
Erik Mongrain, 14 yaşında gitarı kendi kendine öğrenmeye başladı.Erik Mongrain je začel z igranjem kitare pri 14 letih kot samouk.
Büyürken, Bieber kendi kendine piyano, bateri, gitar ve trompet çalmayı öğrendi.Med odraščanjem se je Justin Bieber sam naučil igrati na kitaro, trobento, bobne in klavir.
Döndükten sonra kendi kendine çalışmaya başlar.Po vrnitvi domov je pričel samostojno delati.
Ailesini yıllar önce kaybeden Makoto, yalnız yaşamakta ve kendi kendine bakmaktadır.Mileva Marić je zadnja leta svojega življenja preživela osamljena in zaprta sama vase.
Kendi kendine söylenir.Ti pa v samozaložbo.
Erik Mongrain, 14 yaşında gitarı kendi kendine öğrenmeye başladı.Erik Mongrain mokytis groti gitara pradėjo nuo 14 metų.
Sanki herkes kendi kendine konuşuyor.Kiekvienas darosi pats.
Bunları kendi kendine yapması mümkün değildi.Tuos reikalus galėjęs tvarkyti tik jis pats.
Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır.Puhas mõtlemine mõtleb iseennast.
Kendi kendine gruplandırılan sekmeler.Ja fragmendid räägivad iseenda eest.
Mahkeme sırasında kendi kendine konuşuyor veya sebepsiz yere kahkahalar atıyordu.Seistes hukkamiskohas valataval verisel maapinnal, rääkis ja naeris ta sundimatult.
Kendi kendine güncelleme hizmeti oluşturulmuştur.Need on Laikmaa enese istutatud.
Arkadaşının ders notlarıyla kendi kendine çalışmaya başlamıştır.Vend hakkas talle ise tunde andma.
İnsanlar ona kendi kendine erişebilir.Kus sa võid hoida omaette.
Sanki herkes kendi kendine konuşuyor.Tegelikult te võitlete ainult iseenda nimel nagu kõik.
16 Ekim günü Monsanto kendi kendine bir Dünya Gıda Ödülü veriyor; dünyayı açlıktan kurtardığı için.На 16-ти октомври Монсанто връчи на себе си Световната награда за храна за спасяване на света от глад.
16 Ekim günü Monsanto kendi kendine bir Dünya Gıda Ödülü veriyor; dünyayı açlıktan kurtardığı için.في 16 تشرين الأول منحت مونسانتو نفسها جائزة الغذاء العالمية لإنقاذها العالم من الجوع
16 Ekim günü Monsanto kendi kendine bir Dünya Gıda Ödülü veriyor; dünyayı açlıktan kurtardığı için.世界を飢餓から救うことを表して。 世界の72%の食物は小規模の農家から供給されています。
50 yüzdelikte kadın yapısı. Ve tamamiyle tüm gücü de dahil kendi kendine yetecekAlmeno metà delle donne, e non deve avere accessori esterni, neanche per la fonte di energia."
50 yüzdelikte kadın yapısı. Ve tamamiyle tüm gücü de dahil kendi kendine yetecek"Ma też być samowystarczalne pod względem energetycznym."
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.A rozmýšľal v sebe a povedal: Čo urobím? Lebo nemám, kde by som shromaždil svoju úrodu.
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.Azért magában okoskodék, mondván: Mit cselekedjem? mert nincs hová takarnom az én termésemet.
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.e ele arrazoava consigo, dizendo: Que farei? Pois não tenho onde recolher os meus frutos.
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.Egli ragionava tra sé: Che farò, poiché non ho dove riporre i miei raccolti
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.Et il raisonnait en lui-même, disant: Que ferai-je? car je n`ai pas de place pour serrer ma récolte.
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.In premišljuje v sebi in reče: Kaj naj storim, ker nimam kam spraviti letine svoje. Pa reče:
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.I přemyšloval sám v sobě, řka: Co učiním, že nemám, kde bych shromáždil úrody své?
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.I rozmyślał sam w sobie, mówiąc: Cóż uczynię, gdyż nie mam, gdzie bym zgromadził urodzaje moje?
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.심중에 생각하여 가로되 내가 곡식 쌓아 둘 곳이 없으니 어찌할꼬 하고
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.người bèn tự nghĩ rằng : Ta phải làm thể_nào ? Vì không có đủ chỗ chứa hết sản_vật .
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.người bèn tự nghĩ rằng: Ta phải làm thể nào? Vì không có đủ chỗ chứa hết sản vật.
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.Niin hän mietti mielessään ja sanoi: `Mitä minä teen, kun ei minulla ole, mihin viljani kokoaisin?`
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.og han tenkte ved sig selv: Hvad skal jeg gjøre? jeg har ikke rum til å samle min grøde i.
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.Şi el se gîndea în sine, şi zicea: ,Ce voi face? Fiindcă nu mai am loc unde să-mi strîng rodurile.`
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.Und er gedachte bei sich selbst und sprach: Was soll ich tun? Ich habe nicht, da ich meine Früchte hin sammle.
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.Y él razonaba dentro de sí, diciendo: "¿Qué haré? Porque ya no tengo dónde juntar mis productos.
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.Και διελογιζετο εν εαυτω λεγων Τι να καμω, διοτι δεν εχω που να συναξω τους καρπους μου;
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.и он рассуждал сам с собою: что мне делать? некуда мне собрать плодов моих?
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.И той размишляваше в себе си, думайки: Какво да правя, защото нямам где да събера плодовете си.
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.і думає він сам собі, говорячи: Що менї робити, що не маю куди звезти овощі мої?
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.ויחשב בלבו לאמר מה אעשה כי אין לי מקום לכנוס בו את תבואתי׃
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.ففكر في نفسه قائلا ماذا اعمل لان ليس لي موضع اجمع فيه اثماري.
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.自 己 心 裡 思 想 說 、 我 的 出 產 沒 有 地 方 收 藏 、 怎 麼 辦 呢
Adam kendi kendine, ‹Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok› diye düşündü.自己 心 裡 思想 說 、 我的 出 產沒 有 地方 收藏 、 怎麼辦呢
Akonadi Sunucusu Kendi Kendine DenetimAkonadi- server selvtest
Akonadi Sunucusu Kendi Kendine DenetimAkonadi- server självtest
Akonadi Sunucusu Kendi Kendine DenetimAkonadi-server zelftest
Akonadi Sunucusu Kendi Kendine DenetimAkonadi szolgáltatás - Önteszt
Akonadi Sunucusu Kendi Kendine DenetimAkonadi サーバのセルフテスト
Akonadi Sunucusu Kendi Kendine DenetimAutodiagnostica del server Akonadi
Akonadi Sunucusu Kendi Kendine DenetimAuto-test du serveur Akonadi
Akonadi Sunucusu Kendi Kendine DenetimAuto- Teste do Servidor do Akonadi
Akonadi Sunucusu Kendi Kendine DenetimSamodejni preizkus strežnika Akonadi
Akonadi Sunucusu Kendi Kendine DenetimSelbsttest des Akonadi-Servers
Akonadi Sunucusu Kendi Kendine DenetimSelf- Test Akonadi servera
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod