O yoksul kenar mahallede yaşıyor.She lives in the ghetto.
O bir kenar mahallede yaşıyor, sessiz bir kenar mahallede.He lives in a suburb, in a quiet suburb.
O, şehrin kenar mahallelerinde yaşamaktadır.She lives on the outskirts of the city.
Tom şehrin kenar mahallelerinde yaşıyor.Tom lives on the outskirts of town.
Boston'un kenar mahallelerinde yaşadım.I lived in the suburbs of Boston.
Tom ve Mary kenar mahallede yaşıyor.Tom and Mary live in the suburbs.
Croix-des-Bouquets, Port-au-Prince metropolitan alanının kuzey kenar mahallelerine dahildir.Croix-des-Bouquets is a northern suburb in the Port-au-Prince metropolitan area.
Kenar mahallelerde ortaya çıkan tüm boşluklar tekrar doldurulmuştur.Any gaps that appeared in the outskirts were filled again.
Burası Kibera, Kenya, Afrika'nın en büyük kenar mahallelerinden.This is Kibera, Kenya, one of the largest slums of Africa.
Mesela Providencia'da, kenar mahallede, denetimimizde olan bir merkezimiz var.And so in Providencia, for example, in the favela, we have a cultural center running there.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.I'm working at a gas station on the outskirts of Santa Barbara, California.
Fotoğrafçı arkadaşım Susan Meiselas ile beraberdim, Mathare Vadisi kenar mahallelerinde.I was with my friend Susan Meiselas, the photographer, in the Mathare Valley slums.
Bu bir iPhone kullanan kenar mahalle genci fenomeni değil.And this isn't some suburban iPhone-using teen phenomenon.
Bunun yüzde 20'den fazlası, 1.4 milyonu kenar mahallelerde yaşıyor.More than 20 percent, 1.4 million, live in the favelas.
Tüm kırmızı kısımlar kenar mahalledir.All these red parts are favelas.
Bu Rio'da tipik bir kenar mahalle görüntüsü'dür.This is a typical view of a favela in Rio.
Bu gece size kenar mahallelerle ilgili iki konudan bahsedeceğim.So I want to make two points here tonight about favelas.
Bu bizim kenar mahallede inşa ettiğimiz yine, yüksek kaliteli sağlık ocağıdır.This is primary assistance in health that we built inside a favela, again, with high quality.
Yani ilk konu kenar mahallelere yüksek kaliteli temel sağlık hizmeti götürmektir.So the first point is bring basic services inside the favelas with high quality.
Kenar mahallelere, varoşlara her neredeyseniz, altyapı götürün.Bring infrastructure to the favelas, to the slums, wherever you are.
Tüm kenar mahallelerini kentleştirmek için Rio'nun 2020'ye kadar bir hedefi var.Rio has the aim, by 2020, to have all its favelas completely urbanized.
Şehirdeki kenar mahallelerde kız çocukları uzak durma eğilimdeydi.In the urban slums, the girls tend to stay away.
Kolombiya, Senegal- New York'un kenar mahallelerinde yaptık.Pakistan, Colombia and Senegal -- we did it in some pretty rough areas of New York City.
Sistem D'de burası bir dükkan, aslında Lagos'un kenar mahallesi olan Makoko'daIn System D, this is a store, and what I mean by that is that this is a photograph
Gözden ırak bir kırsal bölgeye ait bu tablo Bükreş'in kenar mahalleleri için de geçerli.This picture of life in a remote rural area is also the norm for Bucharest's outskirts.
Parkur ilk önce Tokyo'nun metropol bölgesinin çoğunlukla düz kenar mahallelerinden geçti.The course first passed through the mostly flat outskirts of Tokyo's metropolitan area.
Kentin kenar mahalleleri ağır bir şekilde bombalanmıştır.Das Dach der City Hall ist stark beschädigt.
Cassady çocukluğunun büyük kısmını babasıyla birlikte kenar mahalle otellerinde ve ıslahhanelerde geçirdi.Кэссиди провёл большую часть своей юности на улицах городского дна с отцом или в исправительной школе.
Dublin'de bir kenar mahallede doğdu.سكنت عائلة جبران في بوسطن.
7 yaşına geldiğinde ise Kaliforniya'daki Los Angeles'ın kenar mahallelerinden Simi Valley'e gittiler.Mając siedem lat przybyła do Simi Valley w Los Angeles w stanie Kalifornia.
Kentin kenar mahalleleri ağır bir şekilde bombalanmıştır.Poważnie naruszone zostały obwarowania miejskie.
Dublin'de bir kenar mahallede doğdu.Hun blev købt af en familie i Boston.
Çocukluğu New York'un kenar mahallelerinde geçmiştir.어린 시절을 뉴욕 빈민가에서 보냈다.
Çocukluğu New York'un kenar mahallelerinde geçmiştir.Детството му преминава в престижните квартали на Ню Йорк.
Kentin kenar mahalleleri ağır bir şekilde bombalanmıştır.Gradovi Peč i Glogovac su teško oštećeni.
Afrika'nın en büyük kenar mahallelerinden.Afrika egyik legnagyobb nyomornegyede.
Afrika'nın en büyük kenar mahallelerinden.아프리카에서 가장 큰 슬럼가 중 하나입니다.
Afrika'nın en büyük kenar mahallelerinden.אחת משכונות העוני הגדולות ביותר באפריקה.
Afrika'nın en büyük kenar mahallelerinden.احد اكبر الاحياء الفقيرة في افريقيا
Afrika'nın en büyük kenar mahallelerinden.選挙後の暴動を見たことがあるかと思います
Afrika'nın en büyük kenar mahallelerinden.非洲最大嘅貧民窟之一。
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.Am distribuit aceste pasaje de transport rapid prin centrul orașului și le-am extins până în periferii.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.Chúng tôi phân phối các tuyến tàu vận chuyển nhanh trong Trung tâm thành phố, và mở rộng vào các vùng ngoại ô.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.우리는 이들 빠른 교통로를 시내 중심으로 분배시키고 교외까지 확장시켰습니다.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.Rozložili sme tieto rýchle dopravné cesty cez centrum mesta a rozšírili sme ich do okrajových častí.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.We verdeelden de snelle vervoerscorridors over het centrum van de stad en breidden ze uit naar de rand.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.Ανοίξαμε περάσματα ταχείας κυκλοφορίας σε όλο το κέντρο της πόλης και τα προεκτείναμε στα περίχωρα.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.Ми розподілили ці швидкісні транспортні коридори по усьому центру, і протягнули їх аж до околиць.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.Мы распределили коридоры скоростного транспорта по центру города и продлили их до окраинных районов.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.Разпространихме тези бързи транспортни коридори през центъра на града и ги разширихме в предградията.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.פזרנו את מסדרונות התחבורה המהירה האלו בכל מרכז העיר ומשכנו אותם אל הפרברים.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.قمنا بتوزيع ممرات النقل السريع هذه على طول قلب المدينة و مددناها حتى الأحياء الطرفية
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.市中心部から郊外へと 分布させました なぜ高速かというと
Bu bir iPhone kullanan kenar mahalle genci fenomeni değil.A nie je to len fenoménom u predmestských tínedžerov s iPhonemi.
Bu bir iPhone kullanan kenar mahalle genci fenomeni değil.A tohle není jenom nějaký maloměšťácký fenomén nezletilých uživatelů iPhonu.
Bu bir iPhone kullanan kenar mahalle genci fenomeni değil.Dan ini bukan fenomena penggunaan iPhone oleh remaja pinggiran kota.
Bu bir iPhone kullanan kenar mahalle genci fenomeni değil.Dit is niet zo'n iPhone-gebruikende-voorstadstiener-fenomeen.
Bu bir iPhone kullanan kenar mahalle genci fenomeni değil.E isto não é um mero fenómeno dos adolescentes com um iPhone.
Bu bir iPhone kullanan kenar mahalle genci fenomeni değil.E non è un fenomeno da adolescente suburbano utilizzatore di iPhone.
Bu bir iPhone kullanan kenar mahalle genci fenomeni değil.És ez nem valami budai, iPhone-használó tini-jelenség.