kemiklerin ile cümle
kemiklerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Aynı zamanda dış nazal siniri oluşturmak üzere burun kemiklerinden çıkan bir dal verir.It also gives off a branch which exits through the nasal bones to form the external nasal nerve.
Sadece kemiklerinden kalıntılara ulaşılabildiği için St. Croix makavının rengi bilinmemektedir.As it is only known from bones, the St. Croix macaw's color is not known.
Kemiklerin dört kalıbı yapıldı.Four casts of the bones were made.
Emaye desenleri, et ve kemiklerin yanı sıra fındık, kök ve asma yemeyi önerir.Enamel patterns suggest eating of nuts, roots, and vines, as well as meat and bones.
Bu fosil örnekleri en az dört bireyin eklemsiz kemiklerini içerirler. [3]They contain disarticulated bones of at least four individuals.[11]
Kahin ona, "Başını ört ve annenin kemiklerini omzunun arkasına at" dedi.He was told to "cover your head and throw the bones of your mother behind your shoulder".
Bunun üzerine kahin, annesinin kemiklerini omzunun arkasına atması gerektiğini söyledi.He was told to throw the bones of his mother behind his shoulder.
Themis, Pyrrha'ya yeniden üremek için annesinin kemiklerini atması gerektiğini söyler.Themis tells Pyrrha that she must cast the bones of her mother to successfully reproduce.
Karpal kemiklerin aksesuar kemikçiklerinin konumuLocation of the accessory ossicles of the carpals
İlkel olarak, distal kemiklerin her biri tek bir metakarpal ile eklemleşmiş gibi görünmektedir.Primitively, each of the distal bones appears to have articulated with a single metacarpal.
Metatarsallar, elin metakarpal kemiklerine benzer.The metatarsals are analogous to the metacarpal bones of the hand.
Kemiklerin artrodezi bazı osteoartrit tiplerinde bir seçenek olabilir.Arthrodesis (fusion) of the bones may be an option in some types of osteoarthritis.
2000 yılında müze, kemiklerin özel bir sergisini açtı.In 2000, the museum opened a special exhibition of the bones.
Hartshorn tuzu / Sal uçucu - kemiklerin ve boynuzların damıtılmasıyla oluşan amonyum karbonat.Salt of hartshorn/Sal volatile – ammonium carbonate formed by distilling bones and horns.
"Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır, "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.Obgleich sie bislang stets zu ihm hielt, meint sie nun: „Wen willst du holen?
"Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır, "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir."Et si tu dis le cœur, puisqu'il est dit: 'Vous circoncirez l'excroissance (orlat) de vos cœurs' ?
Önde, boyun sütunu köprücük kemiklerine kadar iner.Filer tout droit en limite des peupliers.
El bileği kemiklerinde kırığına en sık rastlanan kemiktir.La fracture du scaphoïde est la fracture la plus fréquente du poignet.
Bu, kemiklerin birleşim yerlerinin durumuna da uyumludur.Y corresponden a los puntos de confluencia de la humanidad.
Kafatası kemiklerinde görülür.Las podemos encontrar en nuestro intestino.
Öte yandan uzun kemiklerin tümünün kırık olması nedeniyle de boy ölçümleri elde edilememiştir.No se conocerá la abundancia en la tierra a causa de la escasez, porque ésta será muy grande.
"Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır, "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.Ежели же читатель спросит: «Что же сделали вы, все эти конкистадоры, в Новом Свете?»
Kemiklerinin düşmesinden utanç duyar.Он больше не стыдится своего падения.
11. ve 12. kaburga kemiklerinin uçları boştadır.10-й, 11-й и 12-й вагоны также были серьёзно повреждены.
Bu kemiklerden sadece domuz kemiklerinde evcilleştirildiklerine dair başlangıç izleri bulunmuştur.Некоторые кости сохранились только в виде отпечатков.
"Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır, "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.فلما قدمتها، قلت: «من أفضل أهل هذا الدين؟»، قالوا: «الأسقف في الكنيسة».
Hayvan kemiklerine ait buluntular ise birçok farklı hayvan türüne aittir.وإذا كان الأمر كذلك، فالحيوانات ستنتمي إلى أنواع متفرعة من نفس النوع.
"Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır, "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.(Quando fala algo que não agrada aos outros) Quando lhe perguntam: O que te importa?"
Eğer, siz, bana, onu, onun yorumunu, haber vermezseniz, omuz kemiklerinizi, sökeceğim!" dedi.Pois se eu não for, não virá a vós o Paráclito; mas se eu for, enviar-vo-lo-ei.»
Ön kol kemiklerinden ağ fırlatır.Pode atirar raios de seus dedos.
Sadece kemiklerin ona doğruyu söylediğine inanır ve bu yüzden antropolog olmuştur.Alle aanwijzingen hebben haar ervan overtuigd dat Edward een vampier is.
Kemiklerinin düşmesinden utanç duyar.Hij valt van zijn bezem.
Sarı ilik uzun kemiklerin orta kısmındaki boşlukta bulunur.Het neusbeen is lang met een langwerpige uitholling op de middenlijn van de neusbeenderen.
Ebu Hanife'nin türbesini yıkıp mezarını açıp kemiklerini yaktılar.Wyclifs graf moest worden opengebroken, en diens resten verbrand.
Kemiklerin birleşim noktaları girintili çıkıntılı bir yapıya sahiptir.Har våra elementarpartiklar någon inre struktur?
11. ve 12. kaburga kemiklerinin uçları boştadır.Такі ямки відсутні на 11 і 12 хребцях.
Kazıda bulunan kemiklerin daha sonra hayvan kemiği olduğu anlaşıldı.V dalším z lochů prý našli lidské kosti.
Bu, kemiklerin birleşim yerlerinin durumuna da uyumludur.Tomu odpovídají i dochované kosti zánártí.
Kemiklerin Bilgeliği: İnsanın Kökeni Aramak.Nová země : objevte smysl svého života.
Omuz kemeri kürek ve köprücük kemiklerinden oluşur.Kyčelní kloub je spojení kosti stehenní a pánve.
Kaburga kemiklerinin sayısı 19 çifttir.Ridul dintre umerii săi este absent 19.
11. ve 12. kaburga kemiklerinin uçları boştadır.Dungile de pe bilele nr 12 și 15 sunt colorate în același mod.
11. ve 12. kaburga kemiklerinin uçları boştadır.A hasán 11-12 tüske található.
El bileği kemiklerinde kırığına en sık rastlanan kemiktir.Kynsisientä esiintyy yleisimmin varpaankynsissä.
Bu, kemiklerin birleşim yerlerinin durumuna da uyumludur.Έτσι συνδυάζει και τις ιδιότητες των αλδεϋδών.
Kemiklerinin düşmesinden utanç duyar.Det innebærer at huden skaller av.
Sarı ilik uzun kemiklerin orta kısmındaki boşlukta bulunur.Sumsum kuning ditemukan pada rongga interior bagian tengah tulang panjang.
11. ve 12. kaburga kemiklerinin uçları boştadır.Vây hậu môn thì có 11 đến 12 tia vây phân nhánh.
"Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır, "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.気分が高揚したりすると「クゥーッ!」と唸る癖がある。
Sadece kemiklerin ona doğruyu söylediğine inanır ve bu yüzden antropolog olmuştur.思想信条的には、彼女は自分をアナキストであり無神論者だと考えていた。
"Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır, "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.吏白當俟朝命,誼曰:「民方急,安得循故事耶?」築白馬閘障海潮。
Çünkü buluntu yetişkin yaşta ölmüş bir dişinin hemen hemen eksiksiz iskelet kemiklerinin fosiliydi.象鮫那些幾乎沒有作用的牙齒在交配時可以穩定雄性的身體。
Kazılarda ortaya çıkarılan hayvan kemiklerinin % 42'si yabani sığır kemiğidir.在遗址所发现的动物遗骨中,狗占7%。
"Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır, "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.이른바 '무명을 인연하여 행이 있다'고 한다면 그 어떤 것을 무명(無明)이라 하는가?
Kaburga kemiklerinin sayısı 19 çifttir.갈비뼈는 19쌍이다.
El bileği kemiklerinde kırığına en sık rastlanan kemiktir.שבר עצם הסירה הוא השבר הנפוץ ביותר בעצמות שורש כף היד.
Alyuvarların yapım yeri yassı kemiklerin iliğidir.תפקיד החנקן בצמח דומה לזה שבבעלי החיים.
İskeletleşme, cesetten geriye kemiklerinin kalması.לטחון את העצמות שנשארו מהגופות.
Kemiklerinin düşmesinden utanç duyar.Срамувам се, че спадам към тях...
Kemiklerin gevşemesiyle de kendi kendine birçok kırık meydana gelir.Чрез многобройни къси сухожилия се залавя за множество кости.
İlgili Sayfalar