kemiklerin ile cümle

kemiklerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bilimci vadideki dinozor kemiklerini araştırdı.The scientist searched for the bones of the dinosaurs in the valley.
O bir kazaya uğradı ve bazı kemiklerini kırdı.He met with an accident and broke some bones.
Bizon kemiklerinden aletler yapıldı.Buffalo bones were made into tools.
O, dinozor kemiklerini çalmakla suçlandı.He was accused of stealing dinosaur bones.
Soğuk onun kemiklerine sızdı.The cold seeped into her bones.
Kulübe etrafındaki duvar insan kemiklerinden yapılmış ve onun üstünde kafatasları vardı.The wall around the hut was made of human bones and on its top were skulls.
Arkeologlar çok eski zamanlardan kalma bir ejderhanın kemiklerini buldu.The archeologists found the bones of an ancient dragon.
Sami'nin bulldogu insan kemiklerini çıkardı.Sami's bulldog dug up human bones.
Kemiklerin sayılıyor.You've become too skinny.
At öyle zayıftı ki böğrünü elleyince kemiklerini hissedebiliyordum.The horse was so thin, I could feel its bones through its flanks.
"Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır, "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.To whom he, being a little overcome with the wine replied, "What are these things, Sparamizes?
Ölen hayvanların kemiklerini bir alanda toplarlar.As hunters, the bones of the animals are gathered in one place.
Kaburga kemiklerinin sayısı 19 çifttir.The average clutch size is around 19 eggs.
Etin kemiklerini ayırın ve keşkeği büyük bir tencereye alın.You must set your goals high and go for them with the pugnacity of a terrier.
Kazılarda ortaya çıkarılan hayvan kemiklerinin % 42'si yabani sığır kemiğidir.About 42% of flowering plants exhibit a mixed mating system in nature.
Ve bu,kemiklerini ve beynini etkilemiş.And it has since moved to her bones and her brain.
Bu Montparnasse Mezarlığının altında çekildi. Birçok ölü kemiklerin koyulduğu yer.This was taken under the Montparnasse Cemetery where most of the ossuaries are located.
O zaman dünyanın hareketinin... ...kemiklerinizi tekrar yeryüzüne çıkaracağını umut edersiniz.You then hope that the earth moves in such a way as to bring the bones back up to the surface.
K vitamini kan damarlarınızı ve kemiklerinizi sağlıklı tutar.Vitamin K keeps your blood vessels and bones healthy.
İnsan vücudundaki kemiklerin bile resimlerini çekmişti.He even photographed the bones of the human body.
Derisinin ardından kemiklerini görebilirsinizYou can see his bones through the skin.
Ve bu açıkçası onların kemiklerini keserek yapılıyor.And that's by actually cutting into their bones.
Tonoz, eski bir priz, bu kadar çok yüz yıl için, kemiklerinAs in a vault, an ancient receptacle, Where, for this many hundred years, the bones
Etinin altındaki kemiklerin varlığı, sanki bir "memento mori".The sense of the bones underneath his flesh and almost a kind of 'memento mori'.
Kollarınızın kemiklerinizi kırmadan onun bedenini yakalayacak kadar güçlü olması fark etmez.It doesn't matter if your arms are strong enough to catch her body without breaking your bones.
Görünümünüzü daha da netleştirmek için ronzlaştırıcınızı elmacık kemiklerinize sürün.Görünümünüzü daha da netleştirmek için ronzlaştırıcınızı elmacık kemiklerinize sürün.
Çörek satarken de , kemiklerini yanımda taşırım böylece kimse bana yamuk yapamaz!And no one will bully me ever!
Çok güzel ev - Elmacýk kemiklerin çok hoţmuţThis is a nice house, Kip. I really like your cheekbones. Right here.
Ağırlık, hareket ettiği sırada bacak kemiklerine farklı açılardan gelecek.The weight would be exerted on the leg bones at different angles as he moves.
Kemikleriniz her 10 yılda yenileniyor.Your bones regenerate every 10 years.
Senin tenin Ah, tenin ve kemiklerinYour skin, oh yeah, your skin and bones
Senin tenin Ah tenin ve kemiklerinYour skin, oh yeah, your skin and bones
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.They took their bones, and buried them under the tamarisk tree in Jabesh, and fasted seven days.
Kâhinlerin kemiklerini kendi sunaklarının üstünde yaktı. Böylece Yahuda ve Yeruşalimi arındırdı.He burnt the bones of the priests on their altars, and purged Judah and Jerusalem.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.His bones are full of his youth, but youth shall lie down with him in the dust.
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.He is chastened also with pain on his bed, with continual strife in his bones;
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.He protects all of his bones. Not one of them is broken.
İnsan kendisinin kemiklerini bir araya toplamayacağımızı mı sanıyor?Does man think We shall not put his bones together?
Kendisine bel kemiklerini kıran(bela)nın yapılacağını anlar.Fearing that a great disaster is going to befall them.
Hayır, ne zaman ki can, köprücük kemiklerine dayanır,Never so, for when life withdraws into the clavicula,
İnsan, onun kemiklerini Bizim kesin olarak biraraya getirmeyeceğimizi mi sanıyor?Does man think We shall not put his bones together?
İnsan, kemiklerini bir araya toplayamayız mı sanıyor?Does man think We shall not put his bones together?
Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir.Never so, for when life withdraws into the clavicula,
Sanıyor mu insan, kemiklerini hiç mi toplayamayız?Does man think We shall not put his bones together?
Evet, değil kemiklerini, parmak uçlarını bile düzüp koşmaya gücümüz yeter.Surely We are able to reform even his finger-tips.
Hayır; can, köprücük kemiklerine gelince.Never so, for when life withdraws into the clavicula,
Belden çıkar ve kaburga kemiklerinin arasından.Issuing from (the pelvis) between the backbone and the ribs.
İnsan, kendisinin kemiklerini asla bir araya toplamayacağımızı mı sanıyor?Does man think We shall not put his bones together?
İnsan, kendisinin kemiklerini biraraya toplayamayacağımızı mı sanır?Does man think We shall not put his bones together?
Kendilerinin, bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacağını sezeceklerdir.Fearing that a great disaster is going to befall them.
İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanıyor?Does man think We shall not put his bones together?
Anlar ki kendisine belkıran (bel kemiklerini kıran belalı bir iş) yapılır.Fearing that a great disaster is going to befall them.
Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır,Never so, for when life withdraws into the clavicula,
İnsan zanneder mi ki ölümünden sonra Biz kemiklerini toplayıp onu diriltmeyeceğiz?Does man think We shall not put his bones together?
Elektriksel güç ise, şu anda endüstrinin kırılmaz kemiklerinden bir tanesidir.Electrical power is now the backbone of modern industrial society.[1]
İşitsel kemiklerin yokluğu, orta ila şiddetli bir işitme kaybı oluşturur.The absence of the auditory ossicles would constitute a moderate-to-severe hearing loss.
Kuşların eklemlerinde, kemiklerinde ve solunum sisteminde hastalıklara neden olur.It causes disease in the joints, bones and respiratory system of birds.
İnsan kemiklerinin analizinden sonra, oraya gömülen bir kişinin cinsiyeti doğrulandı - kadındı.[1]After analysis of human bones it was confirmed the sex of a person buried there - woman.[11]
D2282 bir kafatasıydı ve yüz ve üst çene kemiklerinin çoğunu içeriyordu.D2282 was a cranium and it included many of the facial and upper jaw bones.
Hayvan dişlerinin ve kemiklerinin parçalarının sayısı on binlere ulaşır.The number of fragments of animal teeth and bones reaches several tens of thousands.
İlgili Sayfalar