kemikleri ile cümle
kemikleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar. (Kahkahalar)Им не понравится, если вы придёте, чтобы распилить их и заглянуть внутрь.
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar.만일 여러분이 박물관에 가서 뼈를 톱질해서 그 안을 보자고 한다면 싫어할 것입니다.
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar.Nelíbí se jim, když přijdeme a chceme je rozříznout a podívat se dovnitř.
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar.Nem szeretik, ha valaki bemegy és ketté szeretné fűrészelni őket, hogy beléjük nézzen.
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar.Nie lubią, jak ktoś przychodzi i chce rozpiłować je, żeby zajrzeć do środka.
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar.No les hace gracia si alguien quiere abrirlos para mirar el interior.
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar.Nu le place dacă apari tu şi vrei să le tai cu ferăstrăul ca să te uiţi înăuntru.
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar.Ze vind het niet leuk als je komt vragen om ze open te zagen om er een kijkje in te nemen.
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar.Те няма да харесат, ако влезете и поискате да ги разрежете и да погледнете вътре в тях.
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar.הם לא ישמחו אם תכנס ותחתוך להם את העצמות לשתים ותסתכל בפנים.
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar.لن يحبون قدومك لهم ورغبتك بقصها بمنشار والنظر داخلها
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar.とても嫌がられるでしょう (笑)
Oscar Pisorius'un fiziksel durumu şöyle, bacaklarının alt kısmındaki kemikleri olmadan doğmuşAz egyetlen hátránya Oscar Pistoriusnak az, hogy bokától lefelé csont nélkül született.
Oscar Pisorius'un fiziksel durumu şöyle, bacaklarının alt kısmındaki kemikleri olmadan doğmuşDas einzige Problem von Oscar Pistorius ist, dass er ohne Knochen im unteren Teil seiner Beine geboren wurde
Oscar Pisorius'un fiziksel durumu şöyle, bacaklarının alt kısmındaki kemikleri olmadan doğmuşIl problema di Oscar Pistorius sono le gambe, prive di ossa inferiori.
Oscar Pisorius'un fiziksel durumu şöyle, bacaklarının alt kısmındaki kemikleri olmadan doğmuşJedyny problem z Oscarem Pistoriusem jest taki, że urodził się bez kości w dolnych cześciach nóg.
Oscar Pisorius'un fiziksel durumu şöyle, bacaklarının alt kısmındaki kemikleri olmadan doğmuş결국은 한가지 사소한 문제 때문에 기각을 당했죠. 오스카씨는 태어날 때부터 정강이뼈가 없었거든요.
Oscar Pisorius'un fiziksel durumu şöyle, bacaklarının alt kısmındaki kemikleri olmadan doğmuşLe seul problème d'Oscar Pistorius c'est qu'il est né sans os dans le bas des jambes.
Oscar Pisorius'un fiziksel durumu şöyle, bacaklarının alt kısmındaki kemikleri olmadan doğmuşUnica problemă cu Oscar Pistorius e că s-a născut fără oase în partea de jos a picioarelor.
Oscar Pisorius'un fiziksel durumu şöyle, bacaklarının alt kısmındaki kemikleri olmadan doğmuşЕдинственият проблем с Оскар Писториъс е, че е роден без кости в долната част на краката си.
Oscar Pisorius'un fiziksel durumu şöyle, bacaklarının alt kısmındaki kemikleri olmadan doğmuşОдна деталь про Оскара Писториуса: он родился без костей в нижней части ног
Oscar Pisorius'un fiziksel durumu şöyle, bacaklarının alt kısmındaki kemikleri olmadan doğmuşהבעיה היחידה של אוסקר פיסטוריוס היא שהוא נולד בלי עצמות בחלק התחתון של רגליו.
Oscar Pisorius'un fiziksel durumu şöyle, bacaklarının alt kısmındaki kemikleri olmadan doğmuşالمشكلة الوحيدة مع أوسكار بيستوروس أنه قد وُلد بدون عِظام فى الجزء الأسفل من أرجله .
Oscar Pisorius'un fiziksel durumu şöyle, bacaklarının alt kısmındaki kemikleri olmadan doğmuş下肢に骨がなかったことが問題になりました 彼は参加基準タイムまであと1秒のところまで来ました
O zaman dünyanın hareketinin... ...kemiklerinizi tekrar yeryüzüne çıkaracağını umut edersiniz.Apoi speri că pământul se mișcă în așa fel încât să aducă oasele înapoi la suprafață.
O zaman dünyanın hareketinin... ...kemiklerinizi tekrar yeryüzüne çıkaracağını umut edersiniz.Daarna hoop je dat de aarde zodanig beweegt dat die je botten naar het oppervlak terugbrengt.
O zaman dünyanın hareketinin... ...kemiklerinizi tekrar yeryüzüne çıkaracağını umut edersiniz.Después tengan la esperanza de que la tierra se mueva de tal manera que lleve los huesos a la superficie.
O zaman dünyanın hareketinin... ...kemiklerinizi tekrar yeryüzüne çıkaracağını umut edersiniz.Il vous faut ensuite espérer que la terre se déplace de telle manière qu'elle ramène les os à la surface.
O zaman dünyanın hareketinin... ...kemiklerinizi tekrar yeryüzüne çıkaracağını umut edersiniz.I mieć nadzieję, że ruchy ziemi wypchną kiedyś kości na powierzchnię.
O zaman dünyanın hareketinin... ...kemiklerinizi tekrar yeryüzüne çıkaracağını umut edersiniz.Kemudian anda berharap agar dinamika pergerakan bumi akan membawa tulang anda kembali ke permukaan tanah.
O zaman dünyanın hareketinin... ...kemiklerinizi tekrar yeryüzüne çıkaracağını umut edersiniz.그리고 지구의 지각변동에 의해 여러분의 뼈가 다시 지표면으로 노출되기를 바라셔야겠지요.
O zaman dünyanın hareketinin... ...kemiklerinizi tekrar yeryüzüne çıkaracağını umut edersiniz.Poi dovete sperare che la terra si muova in modo tale da riportare le ossa di nuovo in superficie.
O zaman dünyanın hareketinin... ...kemiklerinizi tekrar yeryüzüne çıkaracağını umut edersiniz.Μετά ελπίζετε πως η γη θα κινηθεί με τέτοιο τρόπο ώστε να φέρει τα οστά πίσω στην επιφάνεια.
O zaman dünyanın hareketinin... ...kemiklerinizi tekrar yeryüzüne çıkaracağını umut edersiniz.Ваше счастье, если слои почвы будут смещаться так, что ваши кости окажутся опять на поверхности.
O zaman dünyanın hareketinin... ...kemiklerinizi tekrar yeryüzüne çıkaracağını umut edersiniz.ואז לקוות שהקרקע תזוז כך שהעצמות יעלו חזרה לפני השטח.
O zaman dünyanın hareketinin... ...kemiklerinizi tekrar yeryüzüne çıkaracağını umut edersiniz.ويحدوك الأمل بأن تتحرك الأرض بهذه الطريقة لتجلب العظام إلى السطح.
O zaman dünyanın hareketinin... ...kemiklerinizi tekrar yeryüzüne çıkaracağını umut edersiniz.その後は地層の動きに委ねて地表に 骨が浮かび上がるのを祈りましょう あとは待ってればいいだけ 簡単でしょ?
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.(140:7) Как будто землю рассекают и дробят нас; сыплются кости наши в челюсти преисподней.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Come si fende e si apre la terra, le loro ossa furono disperse alla bocca degli inferi
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Comme quand on laboure et qu`on fend la terre, Ainsi nos os sont dispersés à l`entrée du séjour des morts.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Como cuando se ara y se rompe la tierra, así son esparcidos nuestros huesos en la boca del Seol
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Como quando alguém lavra e sulca a terra, são os nossos ossos espalhados � boca do Seol.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Cum se brăzdează şi se spintecă pămîntul, aşa ni se risipesc oasele la gura mormîntului.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Hài cốt chúng tôi bị rải rác nơi cửa âm phủ, Khác nào khi người ta cày ruộng và tách đất ra.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Hài_cốt chúng_tôi bị rải_rác nơi cửa âm_phủ , Khác_nào khi người_ta cày ruộng và tách đất ra .
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Jako gdyby kto rąbał i łupał drwa na ziemi, tak się rozlatują kości nasze aż do ust grobowych.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Jako když někdo roubá a štípá dříví na zemi, tak se rozletují kosti naše až k ústům hrobovým.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Jako keď niekto štiepe a kála drevo na zemi, tak sa rozmetávajú naše kosti až k čeľustiu hrobu.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Kakor bi kdo razsekal in razklal zemljo, so raztresene kosti naše do žrela groba.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.사람이 밭 갈아 흙을 부스러뜨림 같이 우리의 해골이 음부 문에 흩어졌도다
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Mint a ki a földet vágja és hányja, úgy szóratnak szét csontjaik a Seol torkában.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Niinkuin maa kynnetään ja kuokitaan, niin ovat meidän luumme hajotetut tuonelan kuilun suulle.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Såsom när man har plöjt och ristat upp jorden, så ligga våra ben kringströdda vid dödsrikets rand.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Som når en pløier og kløver jorden, således ligger våre ben spredt ved dødsrikets port.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Som når man pløjer Jorden i Furer, spredes vore Ben ved Dødsrigets Gab.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Tulang-tulang kita akan dihamburkan di tepi kuburan seperti sebuah batu dihancurkan ke tanah
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Unsere Gebeine sind zerstreut bis zur Hölle, wie wenn einer das Land pflügt und zerwühlt.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Τα οστα ημων διασκορπιζονται εν τω στοματι του ταφου, ως οταν τις κοπτη και σχιζη ξυλα επι την γην.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Костите ни са разпръснати при устието на гроба, Както кога някой оре и цепи земята,
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.כמו פלח ובקע בארץ נפזרו עצמינו לפי שאול׃
İlgili Sayfalar