kemikleri ile cümle

kemikleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Öf, ne kadar benim kemikleri ağrısı! ne gezmeye oldu!FIE, kako se moje kosti bolečine! kaj Izlet sem imel!
Öf, ne kadar benim kemikleri ağrısı! ne gezmeye oldu!Fie, làm thế nào xương cốt tôi đau! một đi chơi tôi đã!
Öf, ne kadar benim kemikleri ağrısı! ne gezmeye oldu!Fie, πως πονούν τα κόκαλά μου! τι jaunt έχουν είχα!
Öf, ne kadar benim kemikleri ağrısı! ne gezmeye oldu!Fie, איך העצמות שלי כואבות! איזה טיול יש לי!
Öf, ne kadar benim kemikleri ağrısı! ne gezmeye oldu!Fuj, ako sa mi bolesti kostí! to, čo som si výlet!
Öf, ne kadar benim kemikleri ağrısı! ne gezmeye oldu!Fuj, jak se mi bolesti kostí! to, co jsem si výlet!
Öf, ne kadar benim kemikleri ağrısı! ne gezmeye oldu!Häpeä, miten minun luuni särkee! mitä tehdä huviretki olen ollut!
Öf, ne kadar benim kemikleri ağrısı! ne gezmeye oldu!이런, 내 뼈가 아픔! 무엇 소풍 것은 내가 했어!
Öf, ne kadar benim kemikleri ağrısı! ne gezmeye oldu!Pfui, wie meine Knochen schmerzen! was für eine Spritztour habe ich!
Öf, ne kadar benim kemikleri ağrısı! ne gezmeye oldu!Pfúj, hogy a csontjaim fájnak! milyen kiruccanás nem volt!
Öf, ne kadar benim kemikleri ağrısı! ne gezmeye oldu!¡Qué vergüenza, ¿cómo me duelen los huesos! lo que es un paseo que he tenido!
Öf, ne kadar benim kemikleri ağrısı! ne gezmeye oldu!Wstyd, jak moje kości bolą! co wypad nie miałem!
Öf, ne kadar benim kemikleri ağrısı! ne gezmeye oldu!Уф, пък, как костите ми болка! екскурзия съм имал!
Öf, ne kadar benim kemikleri ağrısı! ne gezmeye oldu!Фи, как мои кости болят! то, что прогулки у меня не было!
Öf, ne kadar benim kemikleri ağrısı! ne gezmeye oldu!التعبير عن عدم الرضا ، وكيف وجع عظامي! رحلة قصيرة ما كان لي!
Öf, ne kadar benim kemikleri ağrısı! ne gezmeye oldu!ジュリエットは私なたは私の骨をhadstだろう、と私なたのニュース:; - 良い、良い看護師を、話すいや、来て、私は、なたが話す祈る。
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.내 생명은 슬픔으로 보내며 나의 해는 탄식으로 보냄이여 내 기력이 나의 죄악으로 약하며 나의 뼈가 쇠하도소이다
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.Könyörülj rajtam, Uram, mert szorongattatom; elsenyved a búbánat miatt szemem, lelkem, testem.
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.Smiluj se nade mnou, Hospodine, nebo jsem ssoužen, tak že usvadla zámutkem tvář má, duše má, i život můj.
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.Thi mit Liv svinder hen i Sorg, mine År i Suk, min Kraft er brudt for min Brødes Skyld, mine Ben hentæres.
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.Vær mig nådig, Herre! for jeg er i trengsel; borttæret av sorg er mitt øie, min sjel og mitt legeme.
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.Var mig nådig, HERRE, ty jag är i nöd; av sorg är mitt öga förmörkat, ja, min själ såväl som min kropp.
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.Zmiluj sa nado mnou, Hospodine, lebo mi je úzko; moje oko zomdlelo od trápenia, moja duša i celé moje telo.
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.Zmiłuj się nademną, Panie! bom jest uciśniony; wywiędła od żałości twarz moja; także i dusza moja i żywot mój.
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.כי כלו ביגון חיי ושנותי באנחה כשל בעוני כחי ועצמי עששו׃
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.‎لان حياتي قد فنيت بالحزن وسنيني بالتنهد. ضعفت بشقاوتي قوّتي وبليت عظامي‎.
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.我 的 生 命 為 愁 苦 所 消 耗 . 我 的 年 歲 為 歎 息 所 曠 廢 . 我 的 力 量 因 我 的 罪 孽 衰 敗 . 我 的 骨 頭 也 枯 乾
Ömrüm acıyla, Yıllarım iniltiyle tükeniyor, Suçumdan ötürü gücüm zayıflıyor, Kemiklerim eriyor.我的 生命 為 愁苦 所 消耗 . 我 的 年歲為歎 息 所 曠廢 . 我 的 力量 因我 的 罪孽 衰敗 . 我 的 骨頭 也 枯乾
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Au scos cât au putut din bucățile de os rupte care erau în șira spinării.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.De samlede så mange brækkede knogler som de kunne der havde sat sig fast i rygsøjlen.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Extrajeron tanto hueso roto como pudieron del que estaba incrustado en mi médula espinal.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Họ loại bỏ nhiều nhất có thể,những phần xương bị vỡ vụn tập trung trong cột sống
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Ils ont retiré autant que possible les os brisés qui étaient dans ma moelle épinière
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.그들은 제 척추에 박혀있던 부서진 뼈들을 가능한 한 골라냈어요.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Raccolsero il più possibile delle ossa che erano incastrate nel midollo spinale.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Sie entnahmen so viele Knochensplitter wie möglich, die sich in meinem Rückenmark verklemmt hatten.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Tiraram o máximo de ossos partidos que conseguiram que se tinham alojado na minha espinal medula.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Vybrali co nejvíce zlomených kostí co mohli, které uvázly v mé míše.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Vybrali mi čo najviac zlomených kostí, ktoré sa usadili v mojej mieche.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Wyjęli tyle kawałków kości, które utkwiły w rdzeniu kręgowym, ile tylko się dało.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Ze namen zoveel mogelijk gebroken been weg uit mijn ruggenmerg.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Μάζεψαν όσα περισσότερα σπασμένα οστά μπορούσαν απ΄ όσα είχαν σφηνωθεί στο νωτιαίο μυελό.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Ивадиха почти всички счупени кости, които се свързваха с гръбначния стълб.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Из моего спинного мозга вытащили столько осколков, сколько смогли.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.הם שלפו עצמות שבורות ככל שרק יכלו שננעצו בעמוד השדרה שלי.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.التقطوا العظام المكسورة بقدر ما استطاعوا التي استقرت في الحبل الشوكي.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.できる限り除去しました 折れた2本のろっ骨を取りだし L1の復元に使い
Omuzumda ağladığın o gün, kendimi hiç iyi hissetmedim... sanki kemiklerim eriyormuş gibi idi.Då, du grät vid min axel, så kändes det inte så bra. Som om mina ben smälte eller nåt.
Omuzumda ağladığın o gün, kendimi hiç iyi hissetmedim... sanki kemiklerim eriyormuş gibi idi.그때 너 나한테 기대서 우는데 기분이 좀 그렇더라 그, 내 뼈가 막 녹는 것 같고.
Omuzumda ağladığın o gün, kendimi hiç iyi hissetmedim... sanki kemiklerim eriyormuş gibi idi.Waktu itu, kau menangis di bahuku.. Itu tidak terasa sangat baik, seperti tulangku meleleh atau sesuatu.
Omuzumda ağladığın o gün, kendimi hiç iyi hissetmedim... sanki kemiklerim eriyormuş gibi idi.Τότε έκλαψες στον ώμο μου. Δεν αισθάνθηκα και πολύ καλά, σαν τα κόκκαλα μου να λιώναν ή κάτι τέτοιο.
Omuzumda ağladığın o gün, kendimi hiç iyi hissetmedim... sanki kemiklerim eriyormuş gibi idi.حينذاك, بكيتي على كتفي هذا لم يكن شعورا جيدا جدا وكأن عظامي تنصهر أو شئ من ذلك القبيل
Omuzumda ağladığın o gün, kendimi hiç iyi hissetmedim... sanki kemiklerim eriyormuş gibi idi.そう思ったんだ まるで骨が溶けてしまいそうでさ じゃ ホントにもう行くよ
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar.A loro non piace che andiate lì a farli a pezzi per guardarci dentro.
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar.De tycker inte om att man kommer in för att såga i den och se hur de ser ut inuti.
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar.Die mögen es nicht, wenn man ankommt und die Knochen aufsägen und reinschauen will.
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar.Họ không thích tí nào nếu bạn đến với ý đồ cưa xương ra và nhìn vào bên trong.
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar.Ils n'aiment pas ça si vous venez et que vous voulez les scier en deux et regarder à l'intérieur.
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar. (Kahkahalar)Eles não gostam que vocês cheguem lá e os queiram serrar ao meio para ver o interior.
Oraya gidip kemikleri biçerek içine bakmak istediğinizde bundan hoşlanmıyorlar. (Kahkahalar)Nepáči sa im, keď prídeme a chceme ich rozrezať a pozrieť sa dovnútra.
İlgili Sayfalar