Kemikleri tunç borular, Kaburgaları demir çubuklar gibidir.His bones are like tubes of brass. His limbs are like bars of iron.
Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,Have mercy on me, Yahweh, for I am faint. Yahweh, heal me, for my bones are troubled.
Bütün kemiklerimi sayar oldum, Gözlerini dikmiş, bana bakıyorlar.I can count all of my bones. They look and stare at me.
Sustuğum sürece Kemiklerim eridi, Gün boyu inlemekten.When I kept silence, my bones wasted away through my groaning all day long.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.He protects all of his bones. Not one of them is broken.
Neşe, sevinç sesini duyur bana, Bayram etsin ezdiğin kemikler.Let me hear joy and gladness, That the bones which you have broken may rejoice.
Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.For my days consume away like smoke. My bones are burned as a torch.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına."As when one plows and breaks up the earth, our bones are scattered at the mouth of Sheol ."
Etimi, derimi yıprattı, kemiklerimi kırdı.My flesh and my skin has he made old; he has broken my bones.
Odunları yığ! Ateşi tutuştur! Eti iyice pişir! Baharatı kat! Kemikler kavrulsun!Heap on wood, kindle the fire, consume the flesh, and spice it well, and let the bones be burned.
Kemiklere bak, nasıl onları birbiri üstüne koyuyor, sonra onlara et giydiriyoruz!"And regard the bones, how We raise them and clothe them with flesh."
İnsan kendisinin kemiklerini bir araya toplamayacağımızı mı sanıyor?Does man think We shall not put his bones together?
Kendisine bel kemiklerini kıran(bela)nın yapılacağını anlar.Fearing that a great disaster is going to befall them.
Hayır, ne zaman ki can, köprücük kemiklerine dayanır,Never so, for when life withdraws into the clavicula,
Biz çürümüş kemikler olduktan sonra ha?After having turned to carious bones?"
Bel ile kaburga kemikleri arasından çıkan (bir sudan).Issuing from (the pelvis) between the backbone and the ribs.
Kemiklere de bir bak nasıl biraraya getiriyoruz, sonra da onlara et giydiriyoruz?" dedi.And regard the bones, how We raise them and clothe them with flesh."
Orda kendileri için, 'kemikleri çatırdatan inlemeler' vardır. Onlar orda işitmezler de.There will only be groaning for them, and they will not hear any thing.
İnsan, onun kemiklerini Bizim kesin olarak biraraya getirmeyeceğimizi mi sanıyor?Does man think We shall not put his bones together?
"Biz çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuz zaman mı?"After having turned to carious bones?"
İnsan, kemiklerini bir araya toplayamayız mı sanıyor?Does man think We shall not put his bones together?
Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir.Never so, for when life withdraws into the clavicula,
O, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır.He was created of spurting water
Sanıyor mu insan, kemiklerini hiç mi toplayamayız?Does man think We shall not put his bones together?
Evet, değil kemiklerini, parmak uçlarını bile düzüp koşmaya gücümüz yeter.Surely We are able to reform even his finger-tips.
Hayır; can, köprücük kemiklerine gelince.Never so, for when life withdraws into the clavicula,
Belden çıkar ve kaburga kemiklerinin arasından.Issuing from (the pelvis) between the backbone and the ribs.
İnsan, kendisinin kemiklerini asla bir araya toplamayacağımızı mı sanıyor?Does man think We shall not put his bones together?
"Un-ufak kemikler haline geldikten sonra, öyle mi!"After having turned to carious bones?"
Şimdi sen kemiklere bak, onları nasıl düzenliyor, sonra ona nasıl et giydiriyoruz, dedi.And regard the bones, how We raise them and clothe them with flesh."
İnsan, kendisinin kemiklerini biraraya toplayamayacağımızı mı sanır?Does man think We shall not put his bones together?
Kendilerinin, bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacağını sezeceklerdir.Fearing that a great disaster is going to befall them.
(Hem de) çürümüş kemikler olduktan sonra ha?"After having turned to carious bones?"
İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanıyor?Does man think We shall not put his bones together?
Anlar ki kendisine belkıran (bel kemiklerini kıran belalı bir iş) yapılır.Fearing that a great disaster is going to befall them.
Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır,Never so, for when life withdraws into the clavicula,
"Biz, çürümüş kemikler olduktan sonra ha?"After having turned to carious bones?"
O su, erkeğin sulbü ile kadının göğüs kemikleri arasından çıkar.Issuing from (the pelvis) between the backbone and the ribs.
İnsan zanneder mi ki ölümünden sonra Biz kemiklerini toplayıp onu diriltmeyeceğiz?Does man think We shall not put his bones together?
Kemiklere dikkat et, onları nasıl üstüste koyuyor, sonra onlara nasıl daet giydiriyoruz."And regard the bones, how We raise them and clothe them with flesh."
"Biz çürümüş kemikler olduktan sonra ha!?"After having turned to carious bones?"
Omurga ile kaburga kemikleri arasından çıkar.Issuing from (the pelvis) between the backbone and the ribs.
Şöyle demişti: "Rabbim! Gerçekten kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı.saying, 'O my Lord, behold the bones within me are feeble and my head is all aflame with hoariness.
Kemiklere bak, nasıl yerli yerince düzenliyoruz onları ve sonra et giydiriyoruz onlara."And look at the bones; how We shall set them up, and then clothe them with flesh.'
Rabbim! dedi, benden (vücudumdan), kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı.saying, 'O my Lord, behold the bones within me are feeble and my head is all aflame with hoariness.
Bir de merkebine bak! (Kemikleri nasıl birbirinden ayrılmış).Look at thy food and drink -- it has not spoiled; and look at thy ass.
Ve bir de şöyle diyor: "Şu çürümüş kemiklere kim hayat verecek?"He says: "Who will give life to these bones when they have rotted away and became dust?"
Hele o kemiklere bak, onları nasıl birbirinin üzerine kaldırıyoruz?And thus We have made of you a sign for the people.
Orda kendileri için, 'kemikleri çatırdatan inlemeler' vardır.In it they will wail.
(Kemikleri nasıl birbirinden ayrılmış).Look at thine ass!
Yapı sanki kemiklerden yapılmış gibi görünüyor!The structure looks like it’s made from bones!
Elektriksel güç ise, şu anda endüstrinin kırılmaz kemiklerinden bir tanesidir.Electrical power is now the backbone of modern industrial society.[1]
Malleus kemiği, kulak zarı ve kulak kemikleri arasındaki boşluğu doldurur.[1]The malleus bone bridges the gap between the eardrum and the other ossicles.[1]
Parmak kemikleri.Phalanges.
El kemikleri.Phalanges.
Parmak kemikleri, el ve ayak parmaklarını oluşturan kemiklerdir.The phalanges are the bones that make up the fingers of the hand and the toes of the foot.
Distal falankslar ise parmakların en uçlarındaki kemiklerdir.The distal phalanges are the bones at the tips of the fingers or toes.
İşitsel kemiklerin yokluğu, orta ila şiddetli bir işitme kaybı oluşturur.The absence of the auditory ossicles would constitute a moderate-to-severe hearing loss.
Orta kulak ve kemiklerThe middle ear and the ossicles
Kulak kemikçikleri İşitsel kemikler.Ossicles Tympanic cavity. Facial canal. Internal carotid artery.