Biz iri kemikli deriz.Sa zicem ca sunt masiv.
Biz iri kemikli deriz.Vi siger stor af bygning.
Biz iri kemikli deriz.Ας πούμε βαρυκόκαλλος.
Biz iri kemikli deriz.Е, да кажем че костите ми тежат.
Biz iri kemikli deriz.נגיד שיש לי עצמות גדולות
Biz iri kemikli deriz.أنا ذو عظم ثقيل
Biz iri kemikli deriz.(笑い)
Böylece kemikler mezarlıklardan taşınmış ve ocakların içine konmuştu ve onları katakomplara çevirmişti.Also wurden die Knochen von den Friedhöfen in die Brüche verlegt, die damit zu Katakomben wurden.
Böylece kemikler mezarlıklardan taşınmış ve ocakların içine konmuştu ve onları katakomplara çevirmişti.Assim, trasladaram-se os ossos dos cemitérios para as pedreiras, transformando-as em catacumbas.
Böylece kemikler mezarlıklardan taşınmış ve ocakların içine konmuştu ve onları katakomplara çevirmişti.Astfel că osemintele au fost mutate din cimitir în cariere, transformându-le în catacombe.
Böylece kemikler mezarlıklardan taşınmış ve ocakların içine konmuştu ve onları katakomplara çevirmişti.Dlatego kości zmarłych przeniesiono do kopalni, co przeistoczyło je w katakumby.
Böylece kemikler mezarlıklardan taşınmış ve ocakların içine konmuştu ve onları katakomplara çevirmişti.Donc les os furent déplacés des cimetières dans les carrières, les transformant en catacombes.
Böylece kemikler mezarlıklardan taşınmış ve ocakların içine konmuştu ve onları katakomplara çevirmişti.Dus de botten werden verplaatst van de begraafplaatsen naar de groeves die zodoende catacomben werden.
Böylece kemikler mezarlıklardan taşınmış ve ocakların içine konmuştu ve onları katakomplara çevirmişti.Entonces, los huesos fueron mudados de los cementerios a las canteras, convirtiéndolos en catacumbas.
Böylece kemikler mezarlıklardan taşınmış ve ocakların içine konmuştu ve onları katakomplara çevirmişti.Így a csontokat a temetőkből a kőfejtésekbe költöztették, katakombákká alakítva őket.
Böylece kemikler mezarlıklardan taşınmış ve ocakların içine konmuştu ve onları katakomplara çevirmişti.그래서 뼈들이 공동 묘지로부터 채굴장으로 옮겨졌었죠. 그래서 오늘날 납골당이 된 거고요.
Böylece kemikler mezarlıklardan taşınmış ve ocakların içine konmuştu ve onları katakomplara çevirmişti.Quindi le ossa furono portate dai cimiteri nelle cave trasformandole in catacombe.
Böylece kemikler mezarlıklardan taşınmış ve ocakların içine konmuştu ve onları katakomplara çevirmişti.Vậy nên xương cốt được dời từ những nghĩa trang tới các mỏ đá, khiến chúng trở thành những hầm chứa thi hài.
Böylece kemikler mezarlıklardan taşınmış ve ocakların içine konmuştu ve onları katakomplara çevirmişti.Έτσι τα κόκαλα μετακινήθηκαν από τα νεκροταφεία στα λατομεία, μετατρέποντάς τα σε κατακόμβες.
Böylece kemikler mezarlıklardan taşınmış ve ocakların içine konmuştu ve onları katakomplara çevirmişti.Поэтому кости стали переносить из кладбищ в каменоломни, таким образом, превращая их в катакомбы.
Böylece kemikler mezarlıklardan taşınmış ve ocakların içine konmuştu ve onları katakomplara çevirmişti.Така че костите били преместени от гробищата в кариерите, превръщайки ги в катакомби (подземни гробища).
Böylece kemikler mezarlıklardan taşınmış ve ocakların içine konmuştu ve onları katakomplara çevirmişti.כך שהעצמות הועברו מבתי הקברות אל תוך המחצבות, והפכו אותן למערכת קבורה תת-קרקעית.
Böylece kemikler mezarlıklardan taşınmış ve ocakların içine konmuştu ve onları katakomplara çevirmişti.لذا تم نقل العظام من المقابر إلي المحاجر، وتحويلها إلي مدافن.
Böylece kemikler mezarlıklardan taşınmış ve ocakların içine konmuştu ve onları katakomplara çevirmişti.カタコンベになりました 600万人以上の骨がここに収容されていて
Bu akılda tutmanın kolay bir yolu olabilir. Kemik iliğinde üretiliyorlar.Estes não são todos os tipos de células sanguíneas brancas.
Bu akılda tutmanın kolay bir yolu olabilir. Kemik iliğinde üretiliyorlar.U człowieka limfocyty B powstają w szpiku kostnym, ang. bone marrow, czyli też B.
Bu canlı, Dünya'nın en ağır kemikli balığı olmasından dolayı, "Guiness Rekorlar Kitabı"'nda yer almaktadır.Dieses Tier steht im "Guinness Buch der Rekorde", es ist nämlich der schwerste Knochenfisch der Welt.
Bu canlı, Dünya'nın en ağır kemikli balığı olmasından dolayı, "Guiness Rekorlar Kitabı"'nda yer almaktadır.Dit dier staat in "Guinness World Records" vermeld als 's werelds zwaarste beenvis.
Bu canlı, Dünya'nın en ağır kemikli balığı olmasından dolayı, "Guiness Rekorlar Kitabı"'nda yer almaktadır.Este animal está en el "Libro Guinness de Récords Mundiales" por ser el pez óseo más pesado.
Bu canlı, Dünya'nın en ağır kemikli balığı olmasından dolayı, "Guiness Rekorlar Kitabı"'nda yer almaktadır.Ez az állat benne van a Guinness rekordok könyvében mint a világ legnehezebb csontos hala.
Bu canlı, Dünya'nın en ağır kemikli balığı olmasından dolayı, "Guiness Rekorlar Kitabı"'nda yer almaktadır.Zwierzę to znajduje się w Księdze Rekordów Guinnessa jako najcięższa kostnoszkieletowa ryba na świecie.
Bu canlı, Dünya'nın en ağır kemikli balığı olmasından dolayı, "Guiness Rekorlar Kitabı"'nda yer almaktadır.Αυτό το ζώο είναι στο "Στο Βιβλίο των Ρεκόρ Γκίνες" επειδή είναι ο βαρύτερος οστεϊχθύς στον κόσμο.
Bu canlı, Dünya'nın en ağır kemikli balığı olmasından dolayı, "Guiness Rekorlar Kitabı"'nda yer almaktadır.Това животно е включено в Книгата на рекордите "Гинес" за това, че е най-тежката костна риба в света.
Bu canlı, Dünya'nın en ağır kemikli balığı olmasından dolayı,이 동물은 "기네스북 기록"에 올려있습니다.
Bu canlı, Dünya'nın en ağır kemikli balığı olmasından dolayı,Это животное внесено в "Книгу рекордов Гиннеса".
Bu canlı, Dünya'nın en ağır kemikli balığı olmasından dolayı,והחיה הזאת מופיעה בספר השיאים של גינס
Bu canlı, Dünya'nın en ağır kemikli balığı olmasından dolayı,هذا الحيوان هو في "كتاب غينيس للارقام القياسية العالمية"
Bu canlı, Dünya'nın en ağır kemikli balığı olmasından dolayı,ギネスブックに載っています
Bu eyaletlerin topraklarında linç edilmiş insanların kemikleri gömülü.W tych samych stanach, gdzie pogrzebane są ciała zlinczowanych ludzi.
Bu eyaletlerin topraklarında linç edilmiş insanların kemikleri gömülü.Zrovna tady, kde jsou pod zemí těla lidí, které zlynčovali.
Bu gerçekten insan kemik dokusundan yapılmış.Así que, éste en verdad está hecho con tejido óseo humano.
Bu gerçekten insan kemik dokusundan yapılmış.Das hier ist in der Tat aus menschlichem Knochengewebe gemacht.
Bu gerçekten insan kemik dokusundan yapılmış.Deci, ce vedeţi aici e făcut din ţesut osos uman.
Bu gerçekten insan kemik dokusundan yapılmış.Donc, c'est en effet créé à partir d'un tissu osseux humain.
Bu gerçekten insan kemik dokusundan yapılmış.Dus dit is echt van botweefsel gemaakt.
Bu gerçekten insan kemik dokusundan yapılmış.Ez valóban emberi csontszövetből van.
Bu gerçekten insan kemik dokusundan yapılmış.Je to opravdu z lidské kostní tkáně.
Bu gerçekten insan kemik dokusundan yapılmış.이것은 사람의 뼈세포로 부터 만들어 진것이고요.
Bu gerçekten insan kemik dokusundan yapılmış.Quindi questa fede è fatta di tessuto osseo umano.
Bu gerçekten insan kemik dokusundan yapılmış.To jest naprawdę zrobione z ludzkiej tkanki kostnej.
Bu gerçekten insan kemik dokusundan yapılmış.А това е направено от човешка костна тъкан.
Bu gerçekten insan kemik dokusundan yapılmış.Итак, это в самом деле сделано из человеческой костной ткани.
Bu gerçekten insan kemik dokusundan yapılmış.וזה אכן עשוי מרקמת עצם אנושית.
Bu gerçekten insan kemik dokusundan yapılmış.لذلك فهذه تم عملها من أنسجة عظام إنسان حقيقية
Bu gerçekten insan kemik dokusundan yapılmış.シンビオティカの 研究者の作品です
Bu hyoid kemiği olarak adlandırılır. Tam şurda olan bir kemik.Este es el hueso hioides, que está justo aquí.
Bu hyoid kemiği olarak adlandırılır. Tam şurda olan bir kemik.바로 여기에 있는 뼈인데, 이것은 설골이라고 불립니다
Bu hyoid kemiği olarak adlandırılır. Tam şurda olan bir kemik.To kość gnykowa, znajduje się tutaj.
Bu hyoid kemiği olarak adlandırılır. Tam şurda olan bir kemik.זוהי עצם הלשון. זאת עצם שנמצאת בדיוק כאן.
Bu hyoid kemiği olarak adlandırılır. Tam şurda olan bir kemik.ولدينا في هذا الهيكل.