Yani, bir anlamda, kırmızı kemik iliğine yedek görevi görür.For alternative betydninger, se Rødby-Puttgarden.
Bacaklarındaki kemik iliği yenir.Skader på bein i ansiktet.
Sağ bacak kemikleri Sağ bacak kemikleri (anatomik terimlerle).Beina er kraftige med ganske tynne føtter (tarser).
Aksiyel iskelet kemikleri, 80 kemikten oluşmaktadır.Konstruksjonen bæres oppe av 48 bøyde stålpilarer.
Omurgalılarda beyin kafatası kemikleri tarafından korunmaktadır.I virveldyr som har kranier beskyttes hjernen av skallebeinet.
Kemik iletim bazı kulaklıklarda kullanılmaktadır.Steinkulltjære brukes i noen typer beis.
Bu kemiklerden sadece alt çene kemiği hareketlidir; diğerleri birbirlerine sturalarla kaynaşmıştır.Den ene av disse pumpene drives av drivakslene foran, den andre av bakhjulene via bakhjulsdifferensialen.
Kemikli balıklarda, vücudun her iki yanında solungaçlardan kuyruğa kadar uzanır.Begge må ha skuldrene sine parallelt med bordets langside.
Ayak kemikleri.Fotgjengerfeltet.
Kemiklerinin düşmesinden utanç duyar.Det innebærer at huden skaller av.
Diz kapağı veya patella, diz bölgesinde bulunan bir kemiktir.Kneskjellet – patella, er også en del av kneleddet.
Kemiklerde (özellikle de burun kemikleri) şekil bozukluğu oluşabilir.Tulang (terutama pada hidung) dapat berubah bentuk.
Tarde venientibus ossa Geç kalanlara, kemikler.Tarde venientibus ossa Hanya tersisa/ada tulang-belulang untuk mereka yang datang terlambat.
Çocuğun dişleri ve kemik parçaları evin bacasında bulunur.Gigi dan tulang anak laki-laki itu ditemukan di cerobong asap rumah.
Kronik zehirlenmenin tıbbi bir işareti, uzun kemiklerde acı verici yumuşak şişliklerinin varlığıdır.Sebuah tanda medis keracunan kronis adalah adanya pembengkakan lembut menyakitkan pada tulang panjang.
Yetişkinlerde ortalama 2,6 kg kemik iliği olur, bunun yarısı kırmızıdır.Orang dewasa memiliki rata-rata 2,6 kg sumsum tulang yang sekitar setengahnya adalah sumsum merah.
Sarı ilik uzun kemiklerin orta kısmındaki boşlukta bulunur.Sumsum kuning ditemukan pada rongga interior bagian tengah tulang panjang.
Ayrıca kemik iliği, kanın yeteri kadar pıhtılaşması için gerekli olan miktarda platelet üretemez.Sumsum tulang juga tidak dapat membuat cukup platelet yang dibutuhkan darah agar bisa membeku dengan benar.
Filin iskeleti 326 ilâ 351 kemikten oluşur.Kerangka gajah terdiri dari 326–351 tulang.
Kemik, organik ve mineral maddelerin bir karışımıdır.Tubuh tanah terbentuk dari campuran bahan organik dan mineral.
Ne yazık ki, Kemikler Şehri sanki bir bodrum katı gibi.Kelurahan ini memiliki subs daerah seperti Palapa 10.
Beyin bu kemikler içinde korunur.Lapisan ini melekat pada otak.
Kemik iliğinde yapıldıktan sonra kan dolaşımına geçerler.Setelah penyerapan di usus maka akan diberikan ke darah.
Dişideki karşılığı os klitoridistir – klitoristeki bir kemik.Bagian yang terlihat dari klitoris adalah kelopak klitoris.
Dördüncü derece yanıkta ise yara ilaveten kas veya kemik gibi daha derin dokuları da etkiler.Sedangkan luka bakar derajat IV melibatkan cedera ke jaringan yang lebih dalam, seperti otot atau tulang.
Kemik yapıları da kasları gibi gelişmiştir.Tulang-tulang wajah juga mulai bertumbuh.
Bu odalarda insan kemikleri ve olası mezar kalıntıları ya da adak sunuları bulundu.Tulang manusia dan kemungkinan harta benda makam atau persembahan nazar ditemukan di ruang-ruang ini.
Watts'a 2011'de kemik kanseri teşhisi kondu.Amaral menerima diagnosis kanker pada tahun 2011.
Ayrıca dişleri ve kemikleri güçlendirici etikisi de vardır.Selain itu juga diperlukan untuk memperkuat tulang dan gigi.
Kemikli Lizzie, Kemik büyüsü yapan kötü bir cadı.Lambang S t Mungo adalah sebuah tongkat sihir yang bersilang dengan tulang.
Kemik iletim bazı kulaklıklarda kullanılmaktadır.Tulang telinga Berfungsi untuk melindungi bagian dalam telinga.
“Kemik kıran” Rabin ismi uluslararası imajı oldu.Rabin "kẻ bẻ xương" đã được sử dụng như một hình ảnh quốc tế.
Her kemik düzensiz dörtgen biçimindedir ve iki yüzeyi, dört kenarı ve dört açısı vardır.Mỗi xương có dạng hình tứ giác lồi lõm, có hai bề mặt, bốn đường tiếp giáp và bốn góc.
Bu kemik, insan vücudunun en uzun ve en güçlü kemiğidir.Đây là một trong những xương dẹt dài và to nhất trong cơ thể.
Bu nedenle kemikler daha kolay kırılır hale gelir.Vì thế thơ Tú Xương càng dễ bị lẫn lộn.
Kranial kemikler Kafatasının yandan görünümü.Xương đính Xương sọ Điểm nhìn của hộp sọ.
Clupeiformes, kemikli balıklara ait bir balık takımı.Pisces gồm cá có xương.
Bunların yanında köpekgiller ve tavşan kemikleri de bulunmaktadır.Ngoài ra còn có thỏ và cừu hoang cùng chim hoang dã.
Bacakları yalnızca kemikten, dizleri iki küçük çıkıntıdan ibaretti.Cổ tay rất đơn giản, chỉ với hai xương nhỏ.
11. ve 12. kaburga kemiklerinin uçları boştadır.Vây hậu môn thì có 11 đến 12 tia vây phân nhánh.
Dördüncü günde kolunu kemikten kesmesi gerektiğini fakat elindeki aletlerin buna yetmeyeceğini fark etti.4日目の時点で腕を引き離すには腕の骨を折らなければいけないことに気がついたが、彼が持っていた道具では骨を折るのに不十分であった。
Bunun üzerine Yehova şöyle dedi: "Etten kemikten insana ruhum sonsuza dek katlanmayacak.そこで、主は、「わたしの霊は、永久には人のうちにとどまらないであろう。
Radius, önkoldaki kemiklerden biridir.橈骨とは前腕の骨のうちの一本である。
Bulunan en eski tek kemik orta Jura (Bajocium)'ya aittir.牧野(まきの) 声 - 最上嗣生 金剛郭の老中。
Öte yandan köpek kemikleri de bulunmuştur.当時は犬用も存在した。
Kemikleri yoktur骨がない。
İnsan vücudundaki diğer herhangi bir kemik gibi, alveol kemiği de tüm yaşam boyunca değişime uğrar.体のほかの部位の骨と同様、歯槽骨も生涯形態が変わる。
Kemikler en az üç farklı kişiye aitti.これらの骨は少なくとも3個体以上の成体のものであると思われる。
"Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır, "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.気分が高揚したりすると「クゥーッ!」と唸る癖がある。
Hiç gerçek kalça kemikleri yoktur; onun yerine yoğun bir bağlayıcı doku vardır.鈎は量販物をそのまま用いず、先端を鋭利に研ぎ上げて使用する。
Kırmızı kemik iliği: Süngerimsi kemikte bulunur.類骨骨腫:骨硬化像が特徴である。
Evlendikten kısa bir süre sonra kemik veremi hastalığına yakalandı.結婚後まもなく、彼女は家畜泥棒で身柄を拘束された。
Dördüncü derecedeyse kas, kemik ve tendonlar zarar görmüştür.IV度 筋肉や骨まで損傷された状態。
O mudğayı da kemikler hâline çevirdik.そうして、期限いっぱいかけて石垣を築き上げた。
Yapı olarak bu hayvanların üst yüzlerinde kalsit mikrokristallerinden oluşmuş kemikçiklerdir.これら動物の体内で微生物により産生されている。
Osprey sözcüğü, Latince "Kemik Kıran" anlamındaki ossifragus'dan gelir.Oscillatoriaは、ラテン語で「揺れるもの」を意味する Oscillator オスキッラートルに由来する。
Bu kemik boşluklara kemik labirent (labyrinthus osseus) adı verilir.骨迷路の中には骨迷路と同じ形の膜があり、膜迷路 (membranous labyrinth) と呼ばれる。
Ayrıca bolca kaplumbağa kemikleri bulunmuştur.たくさんのトゲが生えたカメ。
Bir çocuğun kemik yaşı, büyümesinin ne kadar tamamlandığını ve bundan sonra ne kadar büyüyeceğini gösterir.遺伝説では、何歳のときに近視になり始め何歳までにどこまで進行するかが生まれつき決まっていると考える。
Bacakları yalnızca kemikten, dizleri iki küçük çıkıntıdan ibaretti.外見は足が二本で、小さいマザーテンタクル。