Ana içeriğe geç
Sözlük

kemer ile cümle

kemer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kütüphaneler, su kemerleri, hamamlar ve tiyatrolar inşa ettirdi.Jis statė bibliotekas, akvedukus, pirtis ir teatrus.
Kemer tipi eski Mısırlılar tarafından bilinmekteyse de yapı sistemi olarak kullanılmamıştır.Kad ir kokią prasmę piramidės turėjo senovės egiptiečiams, ji neveikė plėšikų.
Kollar gövdeye omuz kemeri ile bağlanmıştır.Galvutė su kūnu susijungusi kakleliu.
18 - 73. kemerler çift, diğerleri ise tek katlıdır.Peri 16-23 dienas Minta skruzdėlėmis ir kitais smulkiais bestuburiais.
Toplam 45 kemer salatantı gerçekleşmiştir.Išleistos 54 abiturientų laidos.
AJ Lee bu maçı kazanarak kemerini korudu.M. Talis ramiai žaisdamas laimėjo šią partiją.
İlk olarak 1985'te tanıtılan Büyük Altın Kemer tarafından temsil edilen 5 unvanın sonuncusudur.1985 m. išleista pirmoji sustiprinto vaizduojamojo meno abiturientų laida.
Emniyet için ağırlık kemeri kullanmakta fayda vardır.Saugos diržai užtikrina papildomą saugumą.
Ama sonunda kemerlerini kaybettiler.Jos galuose supilti pylimai.
Rusya'nın Kemerova bölgesinde 9.800 kişi konuşmaktadır.Kalvarijos mieste gyveno 9 378 žmonės.
Abdullah Durak, futbol kariyerine Kemerhisar Belediyespor'da başlamıştır.Politinė Bruto karjera prasidėjo padedant dėdei vietininko Kipre pareigose.
Kemeri çalar ve ringi terk eder.Geluonis atitrūkęs ir likęs odoje.
Eski Kemer Tren İstasyonu binası artık kullanılmamaktadır.Trinidadi saare raudteed ei ole enam kasutusel.
Buradaki basık kemerli kapı aslına uygundur.See sünge maal siia tuppa on täpselt paras.
Explorer-1, taşıdığı bilimsel aletler ile teorize Van Allen radyasyon kemerini tespit etti.Explorer 1 sooritatud mõõtmiste tulemusel avastati Van Alleni kiirgusvööd.
Amazonlar kraliçesi Hippolyta'dan kemerini almak.Amatsoonide maale tungis Herakles, et saada kätte amatsoonide kuninganna Hippolyte vöö.
Gotik mimarinin tanımlayıcı özelliklerinden biri sivri kemer ya da kaşkemerdir.Gooti arhitektuurile iseloomulikud kaarfriisid on teravkaarsed või kolmiksiirkaarsed.
1979 Fransa arka koltuklarda emniyet kemerini zorunlu hale getirdi.1977. aastal liideti Seljakülaga Aasaküla.
Kemer Miz'in elindeydi.Kantselei asus Malla mõisas.
Ancak kemeri alamadılar.Turvavöö ei tohi olla kinnitatud.
Kemer, 25 Ağustos çekimlerinde görücüye çıkmıştır.Poodides muutus see saadavaks 25. augustist.
Birçok federasyonda takım kemerleri kazandılar.Malaisia Föderatsiooni politseijõud kasutasid mitmeid masinaid.
Onun kemerleri, her anlamda hit olarak değerlendirilecek."Igas tükis usaldati talle siiski küllalt tähtsad rollid."
Kazanan Women's Kemerini alacaktı.Naiste odaviske võitis Liina Laasma.
IBF, WBA ve WBC kemer sahibidir.Ta on olnud WBA ja WBC tšempion.
Bu dönemden günümüze kalan bir başka yapı da Bozdoğan Kemeri'dir.Ainus säilinud kunstiteos sellest ajast on ristimiskivi Brandlechtis.
Bilavel Butto ayrıca Taekwondo'da siyah kemer dir .Prinze'il on taekwondo's must vöö.
Kemerhisar Bahar Şenliği her yıl nisan ayının ilk haftasonu kutlanır.Reutte rahvas tähistab seda iga-aastase festivaliga augusti esimesel laupäeval.
Bunun sonucunda Punk, kemerin yeni sahibi oldu.Viimasest sai ka mõisa uus omanik.
Rusya'nın Kemerovo Oblastı'nda yaşarlar.Mõski on linn Venemaal Kemerovo oblastis.
Ertesi hafta kemerin ortada olmadığı maçta Perkins'i pes ettirerek yendi.Järgmisel aastal kaotas ta samal võistlusel Karelinile seljaga.
Kemeraltı'nda bulunan en eski yapılardan biridir.Arvatavasti olid need ühed viimased põhjalikumad ehitustööd kinnistul.
"Tyana (Kemerhisar) Su Kemerlerinin Jeoarkeolojik Özellikleri"."Tallinna "pilvelõhkujate" iseloomustused".
Kemer, Tunç Çağı'ndan bu yana hem kadınlar için hem erkekler için kullanılagelmiş bir giyim aracıdır.Läbi ajaloo on vöö kuulunud nii meeste kui ka naiste riietusse.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.Eh sì, avrebbe usato la cinta.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.Hắn dùng đai nịt
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.그리고 그는 그녀를 욕조에 넣었죠. 오, 그는 벨트를 사용했습니다.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.Oh, hij gebruikte een riem.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.Oh, il utilisait une ceinture.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.Oh, va folosi o curea,
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.Utilizaría un cinturón.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.Używał paska.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.Он схватился за ремень.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.Ох, използваше колан.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.והוא שם אותה באמבטיה. הוא השתמש בחגורה.
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.ثم وضعها داخل حوض الإستحمام, اه ولم يتوانى عن استخدام الحزام
Ah, kemerini kullanırdı dövmek için.彼がベルトを使ったのは 歪んだ変態な妄想で
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.그렇다지만, 최근의 충돌사고에서 3점식 안전벨트가 카시트보다 도리어 보호효과가 좋았습니다.
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.Maar inderdaad, in recente crashes doen de driepuntsgordels het zelfs beter dan de autozitjes.
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.Ma in realtà, negli incidenti recenti le cinture a tre punti fanno perfino meglio dei seggiolini.
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.Najświeższe dane pokazują, że pasy 3-punktowe są jeszcze lepsze od fotelików.
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.,אבל בעצם, בתאונות האחרונות דווקא חגורות הכתף-אגן למעשה, משיגות אפילו תוצאות טובות יותר מכיסאות .הבטיחות
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.ولكن في الواقع ، في الحوادث الأخيرة ,حزام الخاصرة والكتف أظهروا نتائج أفضل من مقاعد السيارة
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.チャイルドシートより有効です そんなはずはない と思う人もいるでしょう
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."그 쪽하고 소원하게 되면 곤란하지요"라고 하더군요.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Não podemos arriscar aliená-los, ao testar cintos de segurança contra cadeiras auto."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Nie mogą ich zrazić porównując pasy z fotelikami.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Non possiamo rischiare di perdere clienti testandoli contro le cinture."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."No podemos arriesgar alejarlas probando cinturones en relación con asientos de auto'.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Nous ne pouvons pas risquer de les perdre en faisant des tests comparatifs entre ceinture et siège auto."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod