'M-I-T' kelimelerini keşfettim, kelimeyi biliyor musunuz?シンプリシティーとコンプレクシティーには「M-I-T」という文字が含まれています。
Muhtemelen az önceki kelimeyi işittiniz.Es probable que hayan oído la palabra anteriormente.
Muhtemelen az önceki kelimeyi işittiniz.Asi jste to slovo slyšeli už předtím.
Muhtemelen az önceki kelimeyi işittiniz.Dan Anda mungkin pernah mendengar kata itu sebelumnya.
Muhtemelen az önceki kelimeyi işittiniz.E você provavelmente já escutou esta palavra antes. Lâmpadas de halogênio.
Muhtemelen az önceki kelimeyi işittiniz.아마도 전에 이름을 들은 적이 있을 겁니다.
Muhtemelen az önceki kelimeyi işittiniz.Pewnie słyszałeś już kiedyś to słowo.
Muhtemelen az önceki kelimeyi işittiniz.Pravdepodobne ste to slovo už počuli.
Muhtemelen az önceki kelimeyi işittiniz.Und Sie haben wahrscheinlich schon das Wort vor.
Muhtemelen az önceki kelimeyi işittiniz.Και πολυ πιθανό να έχετε ξανακούσει αυτή τη λέξη.
Muhtemelen az önceki kelimeyi işittiniz.Вам, думаю, знайоме це слово.
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;공손한 절이 뒤따르는 "나마스테," 대략 번역되는 뜻은
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Namaste", accompagnato da un inchino rispettoso, che più o meno significa:
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Namaste" accompagné d'une révérence respectueuse, qui traduit à peu près veut dire
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Namaste", acompañado de una inclinación respetuosa, que toscamente traducido significa
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Namaste", begleitet von einer respektvollen Verbeugung. Sie wird grob übersetzt mit
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Namaste", cùng với một sự cúi chào đầy tôn kính, cái mà, dịch một cách đại khái là,
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Namaste " doprovozeno uctivou poklonou. Což hrubě přeloženo znamená:
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Namaste," gepaard met een respectvolle buiging, hetgeen losjes vertaald betekent
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Namaste", însoțit de o plecăciune respectuoasă. care în traducere liberă înseamnă,
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Namaste", z jednoczesnym ukłonem pełnym szacunku, co w wolnym tłumaczeniu oznacza:
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Ναμάστε", που συνοδεύεται με μια ευσεβή υπόκλιση, που σε πρόχειρη μετάφραση σημαίνει,
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Намасте", придружен с учтив поклон. Което буквално преведено значи
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"Намасте", сопровождаемое уважительным поклоном, которое в дословном переводе означает
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"נמסטה", בליווי קידה של כבוד, המשמעות שלה בתרגום חופשי היא
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;"ناماستاى" وتصاحبها انحناءة احترام, وهي تعني إذا ما ترجمت بشكل تقريبي
NAMASTE, ve bu kelimeyi saygı dolu bir selamlamayla tamamlıyorsunuz kabaca tercüme edildiğinde ise anlamı şu;翻訳すると大体はこうなります 「私の内の神があなたの内の神に挨拶をしています」
- Neden o kelimeyi kullanıyorsun.[Carlin] Perchè usi quella parola?
- Neden o kelimeyi kullanıyorsun.¿Por qué necesitas la palabra dios?
- Neden o kelimeyi kullanıyorsun.Защо ви е нужна думата "Бог"?
Night Shyamalan tarzında, 'M-I-T' kelimelerini keşfettim, kelimeyi biliyor musunuz?Et j'ai découvert de façon bizarre, à la Mr Night Shyamalan, que cela révélait les lettres "M-I-T".
Night Shyamalan tarzında, 'M-I-T' kelimelerini keşfettim, kelimeyi biliyor musunuz?litery "M-I-T", znacie to słowo?
Night Shyamalan tarzında, 'M-I-T' kelimelerini keşfettim, kelimeyi biliyor musunuz?Найт Шаямалан, че открих буквите М-Т-И, знаете ли думата?
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Cậu đã cố tìm cách để làm ngôn từ trở nên mềm mại.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Dia bisa membuat kata-kata itu menjadi halus.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı."Ele conseguia tornar o mundo mais suave.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Él lograba hacerlo sonar tierno.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.El reuşea să facă lumea mai delicată.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Er hat es geschafft, das Wort sanft zu machen.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Han fik ordet til at lyde ømt.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Han lyckades göra ordet ömt.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Hij maakte de wereld teder.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Il rendait le mot plus tendre.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.조지는 그 단어를 다정하게 말하곤 했다.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Lui riuscì ad addolcire la parola.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Neki sikerült meglágyítani a világot.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Sprawiał, że świat był czuły.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Z jeho úst to slovo znělo něžně.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Κατάφερνε να κάνει την λέξη τρυφερή.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Йому вдавалось вимовляти це якось м'якше.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Он произносил это слово как-то мягче.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.Той успяваше да направи света по-добър.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.הוא הצליח לגרום לכינוי להישמע עדין.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.كان يستطيح جعل الكلمة رقيقة ولطيفة
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.僕が結婚を発表したとき 彼は
Oğlum her bir yeni kelimeyi öğrendiğinde, zamanda geriye gidip duyduğu konuşmalar içinde o kelimeyi arıyoruz.Alinhámos todas as informações, com base na seguinte ideia:
Oğlum her bir yeni kelimeyi öğrendiğinde, zamanda geriye gidip duyduğu konuşmalar içinde o kelimeyi arıyoruz.아들이 단어 하나를 배울 때 마다, 아이가 들은 모든 언어들 중에 그 단어가 포함된 걸 역추적할 수 있게 되어 있습니다.
Oğlum her bir yeni kelimeyi öğrendiğinde, zamanda geriye gidip duyduğu konuşmalar içinde o kelimeyi arıyoruz.Mỗi lần đứa trẻ học một từ, chúng tôi sẽ quay lại và nhìn vào tất cả từ mà nó đã nghe có chứa từ đó.
Oğlum her bir yeni kelimeyi öğrendiğinde, zamanda geriye gidip duyduğu konuşmalar içinde o kelimeyi arıyoruz.Всеки път, когато синът ми научаваше дума, ние проследявахме речта чута от него, съдържаща тази дума.
Oğlum her bir yeni kelimeyi öğrendiğinde, zamanda geriye gidip duyduğu konuşmalar içinde o kelimeyi arıyoruz.בכל פעם שבני למד מילה, היינו משחזרים אחורה ומסתכלים על כל השפה שהוא שמע ואשר כללה את אותה מילה.