İngilizceden Japoncaya kelimesi kelimesine çeviri yapmayın.Don't translate English into Japanese word for word.
Bunun bir kelimesine inanamazsın.You can't believe a word of it.
Pasajı kelimesi kelimesine çevir.Translate the passage word for word.
O, cümlelerin kelimesi kelimesine anlamını açıkladı.He explained the literal meaning of the sentences.
O, onu kelimesi kelimesine çevirdi.She translated it word for word.
Ben İngilizceden Japoncaya kelimesi kelimesine tercüme yapmadım.I didn't literally translate from English into Japanese.
İnsanların onun hakkında söylediklerinin tek kelimesine inanmıyorum.I don't believe a word of what people have been saying about her.
Kelimesi kelimesine direkt çeviriler değil, doğal görünen çeviriler istiyoruz.We want natural-sounding translations, not word-for-word direct translations.
Tom Mary'nin az önce söylediğinin bir kelimesine inanmıyor.Tom doesn't believe a word of what Mary just said.
Bana anlattığını kelimesi kelimesine izledim.I followed what you told me word for word.
Kelimesi kelimesine çeviriler işe yaramaz.Literal translations don't work.
Ben onun bir kelimesine inanmam.I don't believe one word of it.
Cümleyi kelimesi kelimesine çeviremezsin.You cannot translate the sentence word-for-word.
Bunun bir kelimesine bile inanmıyorum.I don't believe a word of it.
"Awesome" kelimesine karşı bir isteksizlik geliştirdim.I developed an aversion toward the word "awesome".
Korkarım ki senin çevirin aşırı derecede kelimesi kelimesine.I am afraid your translation is overly literal.
Tom Mary'nin söylediklerinin bir kelimesine inanmadı.Tom didn't believe a word of what Mary said.
Bir röportajda "Onu, kelimesi kelimesine ağlamadan okuyamadım.She said in an interview, "I literally couldn't read it without crying.
-"Utanmak" kelimesine.I'm looking up the word "shy".
-"Fena değil" kelimesine.I'm looking up the words "not bad."
"Googl" kelimesine bir kısa mesaj atıyorsunuz kelimeyi rakam olarak görecek olursak bu "46645" olur.You send a text message to the word "Google," which turns out to be 46645.
Diplomat Park çok mütevazidir ve her kelimesine dikkat eder.Oh my! Instructor Park, he is so humble and doesn't speak lightly.
Başta söylediklerinin aynısını söyledi, kelimesi kelimesine.He says exactly the same thing, word for word.
Müthiş kelimesine açık mektup.An Open Letter to the Word Awesome:
Kelimesi kelimesine.Right down to every word.
Yaptığım her şey kelimesi kelimesine teypten alınmadır.Everything I do is word for word off a tape.
"Bu ahmak yansıyı kelimesi kelimesine okuyor."This bozo is reading the slide verbatim.
Şimdi rekabet kelimesine bakarsak, eminim çoğunuz kullanmışınızdır.Now if we look at the word "competition," I'm sure most of you've used it.
Çince"de hangi karakter/karakterler İngilizce'deki "çorba" kelimesine karşılık gelir?Tell me what character or characters in Chinese correspond to the English word soup.
"Tavuk" kelimesine karşılık gelen karaktere/karakterlere tıklayınız.Click on the character or characters in Chinese that corresponds to "chicken."
Eurotrash(Amerikada yaşayan genç, sağlıklı Avrupalı insanlar) kelimesine bayılıyorum.I love the word "Eurotrash."
- Neden tanrı kelimesine ihtiyaç duyuyorsun.[Carlin] Why do need the word god?
- Tanrı kelimesine ihtiyacım yok.[Woman] I don't need the word god actually [Carlin]
Onları, takva kelimesine bağlı tutmuştu. Zaten onlar buna layık ve ehil idiler.God is cognisant of everything.
Kopya & Kelimesi KelimesineTranscript & Verbatim
Söylediklerinin tek bir kelimesine bile inanmadım.I did not believe a single word he said.
Bu garip şekiller, Fransızca'da "oyulmuş" kelimesine dayanarak "runiforme" olarak adlandırılır [2] .These odd shapes are referred to as "runiforme", based on the French word for "carved"[2].
Aynı zamanda evin 'iç dairesi' anlamına gelen Sanskritçe anthapura kelimesine de benzer.It is also similar to the Sanskrit word anthapura, meaning ‘the inner apartment’ of the household.
Bu kelimesi kelimesine aynı olan bir çeviridir.Das ist eine wörtliche Übersetzung.
Deyimler kelimesi kelimesine çevrilce anlaşılmamaktadır.Über die Bedeutung dieses Wortes sind die Linguisten uneinig.
Kasabanın ismi kelimesi kelimesine "Kunduz çayırı/çayır çarşı (meydanı)" dır.Der Name der Stadt bedeutet wörtlich „Makrelenfluss/-bucht“.
Verbatim Kelimesi kelimesine.Sujet Verbe Complément.
Deyimler kelimesi kelimesine çevrilce anlaşılmamaktadır.Peu importe si le mot déformé devient équivoque.
Çok zekidir.'Şipşak' kelimesine 'şipşadanak'(merak etme seni şipşadanak iyileştireceğim)der.Et vous savez ce que c'est, ça ? dit-il en grattant le buste.
Ben İngilizceden Japoncaya kelimesi kelimesine tercüme yapmadım.Non traduco dall'inglese al giapponese parola per parola.
Deyimler kelimesi kelimesine çevrilce anlaşılmamaktadır.Le fonti non sono tuttavia d'accordo sul significato della parola.
Hatta Türkçedeki kilise kelimesinin kökeni ekklēsia kelimesine uzanmaktadır.Inutile dire che per dire la parola chiesa, qui si usa il termine césa.
Zor olduğunu biliyoruz, ama lütfen çeviriyi kelimesi kelimesine yapmayın.Мы знаем, что это трудно, но, пожалуйста, не переводите буквально.
Bir röportajda "Onu, kelimesi kelimesine ağlamadan okuyamadım.В своём интервью она сказала: «Я не могла читать его без слёз.
İngilizceden Japoncaya kelimesi kelimesine çeviri yapmayın.Não traduza inglês para japonês palavra por palavra.
Kelimesi kelimesine, yunanca gerçekleşen diyaloğ şu şekildedir: "-Ἐκ γυναικὸς τὰ χείρω."In het Nederlandse taalgebied kan worden gewezen op bijvoorbeeld 'Hier is...
Bir röportajda "Onu, kelimesi kelimesine ağlamadan okuyamadım.Ignoruje napis na pierwszej stronie „NIE CZYTAĆ NA GŁOS”.
Deyimler kelimesi kelimesine çevrilce anlaşılmamaktadır.Varifrån uttrycket kommer är osäkert.
O, onu kelimesi kelimesine çevirdi.Вона переклала це дослівно.
O, onu kelimesi kelimesine çevirdi.Він переклав це дослівно.
Kelimesi kelimesine, yunanca gerçekleşen diyaloğ şu şekildedir: "-Ἐκ γυναικὸς τὰ χείρω."Říkali mi: 'Slečno' - hovořila jsem tehdy německy - chcete sedět s námi?
Bir röportajda "Onu, kelimesi kelimesine ağlamadan okuyamadım.Aterian aikana hän ei päästänyt huuliltaan ainuttakaan sanaa”.
Kelimesi kelimesine, yunanca gerçekleşen diyaloğ şu şekildedir: "-Ἐκ γυναικὸς τὰ χείρω."Ενώ στα ελληνικά μπορούμε να τη μεταφράσουμε ως εξής: «Να 'μαι μπροστά Σου!
Hititçe metindeki cümle kelimesi kelimesine "annesi babası yaptı" şeklindedir."Den idiot i frakke er din far," svarede hans mor.
Hatta Türkçedeki kilise kelimesinin kökeni ekklēsia kelimesine uzanmaktadır.I den katolske kirke tales det også om forvandlingsordene.