Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Nhân tiện, bí quyết ở đây là không đi ngủ cho tới khi bạn đã viết được số từ yêu cầu cho một ngày.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Tak na marginesie, nie idźcie spać dopóki nie napiszecie wszystkich słów przewidzianych na dany dzień.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Tussen haakjes, het geheim is om niet te gaan slapen totdat je je woorden voor de dag geschreven hebt.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Yah, rahasianya adalah tidak tidur sampai Anda selesai menulis seluruh jatah kata pada hari itu.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Παρεπιπτόντως, το μυστικό είναι να μην πας για ύπνο έως ότου έχεις γράψει τις λέξεις σου για την ημέρα.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Весь секрет в том, чтобы не лечь спать раньше, чем напишешь дневную норму слов.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Весь секрет успіху в тому, щоб не лягати спати, доки не напишеш денної норми слів.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Между другото, тайната е да не отивате да спите преди да сте написали думите за деня.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.דרך אגב, הסוד הוא לא ללכת לישון עד שכתבתם את כל המילים לאותו יום.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.بالمناسبة, السر في ذلك ان لا تخلد الى النوم حتى تكتب العدد المطلوب من الكلمات في كل يوم.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.その日のノルマを書くまでは寝ないということです 睡眠不足になるかもしれませんが
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.我嘅秘密係未寫完果日嘅字數 我唔上床瞓覺。
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.Aici vedeți frecvența înregistrată an de an de-a lungul timpului pentru "a prospera" și "a înflori".
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.Az ábrán a "thrive" és a "throve" előfordulási gyakorisága látható az évek során.
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.Cái bạn đang nhìn thấy là tần số xuất hiện từng năm của "thrived" và "throve"
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.Ce que vous voyez c'est la fréquence année par année de " thrived " et " throve " dans le temps.
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.Ciò che state vedendo è la frequenza anno dopo anno nell'uso di "thrived" e "throve" nella storia.
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.Den viser hyppigheden pr. år af "thrived" og "throve" over tid.
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.Det ni ser är frekvensen år för år för "thrived" och "throve" över tiden.
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.Estão a ver a frequência, ano a ano, de "prosperei" e "vicejei" ao longo do tempo.
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.Lo que están viendo es la frecuencia año por año de 'thrived' y 'throve' en el tiempo.
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı."thrived"と"throve"の年ごとの使用頻度です これは20億行の中の
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.여러분이 지금보고 계시는 것은 번성했다(throve)와 번창했다(thrive)의 오랜시간에 걸친 각 년도의 빈도입니다.
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.To, co vidíte je frekvence užití dvou podobných slov rok po roce.
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.To, čo vidíte je frekvencia výskytu, rok za rokom, "tešiť sa" a "voľkať si" v priebehu času.
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.Was ihr seht ist die jährliche Häufigkeit von "thrived" und "throve" im Laufe der Zeit.
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.Wat je ziet, is de jaarlijkse frequentie van 'ervoeren' en 'ervaarden' doorheen de tijd.
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.Widzicie częstotliwość z roku na rok "kwitnęłem" i "kwitnąłem" na przestrzeni czasu.
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.Yang Anda lihat adalah frekuensi tahun demi tahun kata "thrived" dan "throve".
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.Αυτό που βλέπετε είναι η συχνότητα ανά χρόνο που εμφανίζεται το "πέτυχα" (thrived) και το "επέτυχα" (throve)
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.Здесь показана, год за годом, частота слов "процветал [thrived]" и "процветал [throve]".
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.Това, което виждате, е година след година използване на "успял" и "преуспял" през времето.
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.Тут показана, частота слів "процвітав" [thrived] та "процвітав" [throve] протягом часу.
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.מה שרואים זו התדירות, שנה אחר שנה, של "thrived" מול "throve" לאורך זמן.
Burada gördüğünüz zaman içinde "thrived" ve "throve" kelimelerinin yıllık frekansı.ما ترونه هو تردد سنة بسنة لـ "نجح" و"ازدهر" على مرور الزمن.
Daha sonra "eski" ve "yeni" kelimelerini aldım, ve şimdi geri dönüşü olmayan bir noktaya geri döndüm.Entonces llegué a las palabras nuevo y viejo retrocediendo a un punto donde no parecía haber retorno.
Daha sonra "eski" ve "yeni" kelimelerini aldım, ve şimdi geri dönüşü olmayan bir noktaya geri döndüm.Miałem już przygotowane słowa "nowe i "stare", ale ponownie wydawało się, że wracam do punktu bez wyjścia.
Daha sonra "eski" ve "yeni" kelimelerini aldım, ve şimdi geri dönüşü olmayan bir noktaya geri döndüm.그리고 나서 저는 다시 'new' 와 'old' 라는 단어로 되돌아왔는데 더 이상 되돌아갈 지점이 없을 때까지 되돌아간 셈입니다.
Daha sonra "eski" ve "yeni" kelimelerini aldım, ve şimdi geri dönüşü olmayan bir noktaya geri döndüm.Poi ho preso le parole nuovo e vecchio, e ora ero regredito a un punto che sembrava essere di non ritorno.
Daha sonra "eski" ve "yeni" kelimelerini aldım, ve şimdi geri dönüşü olmayan bir noktaya geri döndüm.Toen kreeg ik de woorden "nieuw" en "oud" en was ik weer ik terug op het beslissende punt.
Daha sonra "eski" ve "yeni" kelimelerini aldım, ve şimdi geri dönüşü olmayan bir noktaya geri döndüm.Затем я взял слова "новый" и "старый" и вернулся к тому, к чему, казалось бы, не было возврата.
Daha sonra "eski" ve "yeni" kelimelerini aldım, ve şimdi geri dönüşü olmayan bir noktaya geri döndüm.אז קיבלתי את המילים "חדש" ו "ישן" ועכשיו חזרתי אחורה לנקודה ממנה לא נראה שיש דרך חזרה.
Daha sonra "eski" ve "yeni" kelimelerini aldım, ve şimdi geri dönüşü olmayan bir noktaya geri döndüm.ونوعا ما عدت الى كلمة قديم وجديد وكنت الان قد تجاوزت نقطة العودة على ما يبدو
Daha sonra "eski" ve "yeni" kelimelerini aldım, ve şimdi geri dönüşü olmayan bir noktaya geri döndüm.後戻りできない所まで退行してしまいました (笑)
Edinmek, elde tutmak ve büyütmek kelimelerini sürekli kullanıyoruz.계속해서 '확보-유지-증대'라는 말을 쓰고 있는데요 이 용어들은
Edinmek, elde tutmak ve büyütmek kelimelerini sürekli kullanıyoruz.لا زلنا نستخدم كلمات جلب العملاء واحتفاظ بهم وزيادتهم لكنها تشير
Edinmek, elde tutmak ve büyütmek kelimelerini sürekli kullanıyoruz.顧客に対する行動を意味します
Eğer cümleye "eğer" ile başlarsak, cümlenin ilerleyen kısımlarında, " o zaman" kelimelerini bekleriz."or'가 있어야 합니다. 만약 "If"로 시작한다면 일반적으로는 당신은 문장 아래 어딘가에 "then"이 있을 거라고 예상합니다. 이런 이야기가 있습니다. 한 소년이 아버지에게 말하길,
Eğer cümleye "eğer" ile başlarsak, cümlenin ilerleyen kısımlarında, " o zaman" kelimelerini bekleriz.Si vous avez un " si " en général, vous vous attendez quelque part vers le bas de la ligne il y a " puis ".
Fakat, "ırkçılık" ve "işgal" kelimelerini kullanma!No mencione la palabra "apartheid" y "ocupación".
Fakat, "ırkçılık" ve "işgal" kelimelerini kullanma!Non nomini le parole "apartheid" e "occupazione."
"Hissetmekteyim" ve "Hissediyorum" kelimelerini arayan bir proje.매 2~3분마다 검색해서, "I feel"과 "I am feeling"이라는 문구를 ["난... 느낀다."와 "난... 느끼고 있다.": 번역주]
"Hissetmekteyim" ve "Hissediyorum" kelimelerini arayan bir proje.la fiecare două sau trei minute, căutând anume cuvintele
"Hissetmekteyim" ve "Hissediyorum" kelimelerini arayan bir proje.כל שתיים או שלוש דקות, ומחפשת אחר הופעות של ביטויי
"Hissetmekteyim" ve "Hissediyorum" kelimelerini arayan bir proje.كل دقيقتين أو ثلاثة، باحثا عن عبارات
"Hissetmekteyim" ve "Hissediyorum" kelimelerini arayan bir proje.見つけます そしてこれらの語句を探し出したら
'M-I-T' kelimelerini keşfettim, kelimeyi biliyor musunuz?Felismerik a szót?
'M-I-T' kelimelerini keşfettim, kelimeyi biliyor musunuz?기이한 M. Night Shyamalan방식으로 글자들을 발견했는데 "M-I-T" 를 아시죠?
'M-I-T' kelimelerini keşfettim, kelimeyi biliyor musunuz?Shyamalana, že obsahuje písmena "M-I-T", říká vám to něco?
'M-I-T' kelimelerini keşfettim, kelimeyi biliyor musunuz?В английских вариантах слов я обнаружил буквы M, I, T. Вы же знаете, как звучат эти слова по-английски?