Artık zayıf baz ve zayıf asit kelimelerini kullanmamıza gerek yok.I teraz już widać, że nie musisz dodawać w tym przypadku przymiotnika "słaby".
Artık zayıf baz ve zayıf asit kelimelerini kullanmamıza gerek yok.Vedremo infatti che non dobbiamo usare per forza acidi o basi deboli.
Artık zayıf baz ve zayıf asit kelimelerini kullanmamıza gerek yok.Και βλέπουμε οτι δε χρειάζεται ασθενές οξύ ή ασθενής βάση.
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.All'inizio ho provato a fare le parole "figura" e "sfondo."
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.Au départ je voulais écrire "figure" et "fond".
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.Awalnya saya mencoba membuat kata "figure" dan "ground."
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.Inicialmente tentei fazer as palavras "figura" e "fundo".
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.Initieel probeerde ik de woorden "figure" en "ground".
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.원래 "그림"과 "배경"이라는 단어를 사용하려 했습니다.
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.La început, am încercat să fac cuvintele " figure " și " ground " .
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.Originalmente traté de hacer las palabras "Figura" y "Fondo"
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.Tôi thử làm chữ "figure" và "ground".
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.Ursprünglich wollte ich die englischen Wörter "figure" und "ground" benutzen.
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.Zacząłem od obu słów: "obiekt" i "tło".
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.В начале я хотел сделать оба слова: "figure" и "ground."
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.Първоначално се опитах да направя думите "фигура" и "фон".
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.במקור ניסיתי לעשות את המילים "דמות" ו"רקע."
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.في الأصل حاولت أن أصنع الكلمات "figure" و "ground"
Aslında "figure" ve "ground" kelimelerini denedim.しかし 出来ないと分かったので 方法を変えました
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Abbiamo creato anche l'articolazione della lingua, che gli consentisse di parlare.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.A trebuit şi să creăm o limbă articulată care să îi permită să enunţe cuvintele.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Chúng tôi cũng phải tạo ra một cái lưỡi cho phép anh ấy phát âm rõ ràng.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.그리고 우리는 벤자민이 말을 할 때 또박또박 발음할 수 있하는 혀를 만들어야 했습니다.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Nous devions créer une langue articulée lui permettant de parler normalement.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Ook de tongbewegingen moesten kloppen met de gesproken woorden.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Opracowaliśmy również język umożliwiający artykulacje słów.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Teníamos que crear una lengua articulada que le permitiera pronunciar palabras.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Έπρεπε επίσης να δημιουργήσουμε μία αρθρωτή γλώσσα που θα του επέτρεπε να προφέρει τις λέξεις.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Нам також довелось створити рухливий язик, що дозволив би йому чітко вимовляти слова.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Също да създадем и подвижен език, който да позволява изговарянето на думите.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Также нам пришлось создать производящий звуки речи язык, который позволил бы ему отчётливо произносить слова.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.وكان علينا خلق لسان يلفظ بسلاسة يسمح له بالتعبير عن كلماته.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.発話時の舌の動き全てを記録したシステムも作りました
Bilgi erişim kelimelerini kullan:Abfragewörter zur Information benutzen:
Bilgi erişim kelimelerini kullan:Använd informationssökningsord:
Bilgi erişim kelimelerini kullan:Brug informationssøgningsord:
Bilgi erişim kelimelerini kullan:Gebruik informatiezoekwoorden:
Bilgi erişim kelimelerini kullan:Usa le parole di ricerca delle informazioni:
Bilgi erişim kelimelerini kullan:Usar as palavras de obtenção de informação:
Bilgi erişim kelimelerini kullan:Utiliser les mots clés pour retrouver l'information & #160;:
Bilgi erişim kelimelerini kullan:Utilizar palabras para recuperar información:
Bilgi erişim kelimelerini kullan:Użyj słów kluczowych wspomagających wyszukiwanie:
Bilgi erişim kelimelerini kullan:Χρήση λέξεων ανάκτησης πληροφορίας:
Bilgi erişim kelimelerini kullan:Використовувати слова для отримання інформації:
Bilgi erişim kelimelerini kullan:Использовать слова информационного поиска:
Bilgi erişim kelimelerini kullan:情報検索のためのキーワードを使う:
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Aja, trik je v tem, da ne greste spat, dokler niste napisali dnevnega števila besed.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Apropó, a trükk az, hogy ne menj el aludni amíg meg nem írtad a napi szószámot.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Apropo, secretul e să nu te culci până nu ţi-ai scris cuvintele pe acea zi.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.A propósito, o segredo é não irmos dormir enquanto não tivermos escrito as palavras do dia.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Au fait, le secret c'est de ne pas aller dormir avant d'avoir écrit vos mots de la journée.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Dicho sea de paso, el secreto es no irse a dormir hasta que no hayas escrito tus palabras diarias.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Du vil måske mangle søvn, men du vil færdiggøre din roman.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.E comunque, il segreto è di non andare a dormire finchè non si è raggiunto il numero di parole prefissato.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Hemligheten är, förresten, att inte gå och lägga sig förrän man skrivit dagens ord.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.참, 여기서 소설쓰기의 성공 비결은 하루 분량을 다 채우기 전에는 잠자리에 들지 않는 겁니다.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Mimochodem, tajemství je nejít spát dokud jste nenapsali vaše slova pro ten den.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Mimochodom, tajomstvom úspechu je neísť spať, kým nemáte napísané slová za ten deň.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Muuten, salaisuus on siinä, ettei mene nukkumaan ennen kuin päivän sanat on kirjoitettu.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Nebenbei bemerkt, das Geheimnis ist, nicht zu Bett zu gehen, ehe man seine Wörter für diesen Tag zusammen hat.