Ana içeriğe geç
Sözlük

kele ile cümle

kele kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Pembeye benzer bir kelebekten bahsetmiyoruz ve kanatları şu şekilde olanların aniden bir çocukları olurИ дори виждаме сред тези пеперуди-сови, че има вариации.
Pembeye benzer bir kelebekten bahsetmiyoruz ve kanatları şu şekilde olanların aniden bir çocukları olurこんな感じのハネを持つようになる。 そんなことでない、 「ノー!」ってこと。
(Plankton sesleri) Kendi türünü yiyen bu deniz kelebeği yumuşakçası.Napközben visszatértem a sötétségbe, ahol csatlakoztam bizarr társaimhoz.
Sagilan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahirlarinda, tüm gün, egzersiz yapamadan.A tejelõ teheneket egész nap láncon tartják az istállójukban, nem jutnak testmozgáshoz.
Sagilan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahirlarinda, tüm gün, egzersiz yapamadan.Milchkühe bleiben angekettet in ihren Ställen, den ganzen Tag, ohne Auslauf.
Sagilan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahirlarinda, tüm gün, egzersiz yapamadan.Mjölkkor hålls kedjade till sina stallar hela långa dagen, utan någon motion. 216
Sagilan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahirlarinda, tüm gün, egzersiz yapamadan.Vacile pentru lapte sunt legate cu lanturi de stalurile lor toata ziua, neputand sa faca deloc miscare.
Sagilan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahirlarinda, tüm gün, egzersiz yapamadan.פרות חליבה מוחזקות כבולות ,לתאים שלהם למשך כל היום .ללא פעילות נוספת
Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.A tejelõ teheneket egész nap láncon tartják az istállójukban, nem jutnak testmozgáshoz.
Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.Krave za molžo so po cele dneve privezane v svojih boksih in se ne morejo gibati.
Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.Krowy mleczne są trzymane w bezruchu całymi dniami bez żadnych ćwiczeń
Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.Les vaches laitières sont enchaînées à leur stalle toute la journée, ne prenant aucun exercice.
Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.Lypsylehmät pidetään kytkettyinä omalle paikalleen koko päivän, ilman minkäänlaista liikuntaa.
Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.Memerah susu sapi dipelihara dirantai kios-kios mereka hari Bali panjang, tidak menerima latihan.
Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.Milchkühe bleiben angekettet in ihren Ställen, den ganzen Tag, ohne Auslauf.
Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.Mjölkkor hålls kedjade till sina stallar hela långa dagen, utan någon motion.
Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.Tzv. dojnice jsou drženy na řetězech ve svých kotcích po celé dny, bez možnosti pohybu.
Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.Vacas lecheras son atadas en todo momento, sin dejarlas ejercitarse.
Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.Vacile pentru lapte sunt legate cu lanturi de stalurile lor toata ziua, neputand sa faca deloc miscare.
Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.Οι αγελάδες αρμέγματος κρατιούνται αλυσοδεμένες στα παχνιά τους ολόκληρη τη μέρα, χωρίς να ασκούνται.
Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.Доящие коровы сохранены цепочечными к их киоскам весь день долго, получение никакого осуществления.
Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.פרות חליבה מוחזקות כבולות לתאים שלהם למשך כל היום, ללא פעילות נוספת.
Sana kelepçe oldum.Posłużyłam za kajdany dla ciebie.
Sana kelepçe oldum.De bruger mig til at tvinge jer.
Sana kelepçe oldum.Estou a servir de estorvo.
Sana kelepçe oldum.Minä autan kahlitsemaan sinut.
Sana kelepçe oldum.Usano me per tenerti al guinzaglio.
Sana kelepçe oldum.Я только мешаю тебе.
SEBI 01 (kuşlar ve kelebekler) EPR (balıkçılık) SEBI 12, SEBI 21Entkopplung Abfallaufkommen Abfallwirtschaft Wasserknappheit Wasserqualität Wasserverschmutzung
SEBI 01 (kuşlar ve kelebekler) EPR (balıkçılık) SEBI 12, SEBI 21EPR, CSI 05EPR, SEBI 03, SEBI 05, SEBI 08
SEBI 01 (kuşlar ve kelebekler) EPR (balıkçılık) SEBI 12, SEBI 21J) Det 6:e miljöhandlingsprogrammet har beslutats av Europaparlamentet och
SEBI 01 (kuşlar ve kelebekler) EPR (balıkçılık) SEBI 12, SEBI 21Presja na ekosystemy Status ochronny Utrata różnorodności biologicznej
SEBI 01 (kuşlar ve kelebekler) EPR (balıkçılık) SEBI 12, SEBI 21SEBI 01 (linnut ja perhoset) EPR (kalastus) SEBI 12, SEBI 21
SEBI 01 (kuşlar ve kelebekler) EPR (balıkçılık) SEBI 12, SEBI 21SEBI 01 (oiseaux et papillons) EPR (pêcheries) SEBI 12, SEBI 21
SEBI 01 (kuşlar ve kelebekler) EPR (balıkçılık) SEBI 12, SEBI 21SEBI 01 (pájaros y mariposas) RPM (peces) SEBI 12, SEBI 21
Şunu söyleyebiliriz ki, ben kelebek güveye veya antibiyotik örneklerine veya bakteri ve gribe inanabilirim.그러므로 저는 이렇게 설명하고 싶었는데, 그 이유가 이 개념은
Şunu söyleyebiliriz ki, ben kelebek güveye veya antibiyotik örneklerine veya bakteri ve gribe inanabilirim.自然淘汰の例として、ガやチョウや
Şuradaki küçük kol. Elini kelebeğin üzerine koydu.É aquela pequena barra ali.
Şuradaki küçük kol. Elini kelebeğin üzerine koydu.- 저기에 보이는 작은 막대기가 엔진 스로틀이지요.
Şuradaki küçük kol. Elini kelebeğin üzerine koydu.Та той сложи ръката си на ръчката,
Şuradaki küçük kol. Elini kelebeğin üzerine koydu.זה המוט הקטן הזה שם. הוא שם את היד על המצערת.
Şuradaki küçük kol. Elini kelebeğin üzerine koydu.وضع يده على المقود.
Şuradaki küçük kol. Elini kelebeğin üzerine koydu.モニカがそっと彼女の手をトロイの手の上に置きました
SÜT SAGMA Sagilan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahirlarinda, tüm gün, egzersiz yapamadan.Le mucche da latte sono tenute incatenate nelle stalle per tutto il giorno senza possibilità di movimento.
SÜT SAGMA Sagilan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahirlarinda, tüm gün, egzersiz yapamadan.Οι αγελάδες για άρμεγμα, κρατιούνται αλυσοδεμένες στα παχνιά τους ολόκληρη τη μέρα, χωρίς να ασκούνται.
SÜT SAĞMA Sağılan inekler kelepçeli tutuluyorlar. ahırlarında, tüm gün, egzersiz yapamadan.Le mucche da latte sono tenute incatenate nelle stalle per tutto il giorno senza possibilità di movimento.
- Tak şu kelepçeleri.Algeme-se.
- Tak şu kelepçeleri.Hej, żołnierzu.
- Tak şu kelepçeleri.- Закопчей се. -
Ulusal Parlamento Sayın András Kelemen Sayın István Szent-IványiNemzeti parlament Kelemen András Szent-Iványi István
Ulusal Parlamento Sayın András Kelemen Sayın István Szent-IványiНационален парламент Гн András Kelemen Гн István Szent-Iványi
Üzerinde bir bez sarılı şekilde taşınır. Ve muhafızlardan biri, kutuya kelepçelenir.És egy letakart dobozban szállították, és a doboz hozzá volt bilincselve az egyik őrhöz.
Üzerinde bir bez sarılı şekilde taşınır. Ve muhafızlardan biri, kutuya kelepçelenir.Przenoszono go w skrzyni owiniętej płótnem, przykutej kajdankami do jednego ze strażników.
Üzerinde bir bez sarılı şekilde taşınır. Ve muhafızlardan biri, kutuya kelepçelenir.Його кладуть в обмотаний тканиною ящик, який наручниками пристібають до одного з охоронців.
Ve bu baykuş kelebekler arasında varyasyon olduğunu görürüz.Dan kita bahkan melihat di antara kupu kupu burung hantu ini, ada variasi.
Ve bu baykuş kelebekler arasında varyasyon olduğunu görürüz.E anche tra queste farfalle civetta c'è variazione.
Ve bu baykuş kelebekler arasında varyasyon olduğunu görürüz.Et on voit même parmi ces "papillion d'hibou", il y a les variations.
Ve bu baykuş kelebekler arasında varyasyon olduğunu görürüz.그리고 심지어는 이 올빼미 나비들 사이에서도 변이가 존재합니다.
Ve bu baykuş kelebekler arasında varyasyon olduğunu görürüz.Mostrar-se com uma cor ligeiramente diferente. E ainda vemos entre estes coruja borboletas, há variação.
Ve bu baykuş kelebekler arasında varyasyon olduğunu görürüz.Nawet wśród tych motyli widać zmienność wzoru.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod