Bir bilim adamı olarak kelebekleri topladı ve onları araştırdı.Като учен писателят събира и изследва пеперуди.
Ama Kelebek buradan da ayrılmak istemektedir.Все пак биволите отказали да тръгнат.
Tablonun üst bölümünde, yukarı doğru yükselmekte olan iki beyaz kelebek vardır.Във висок правоъгълник по диагонал са разположени две бели птици, стъпили на клон.
Köyün yemekleri etli ekmek ve keledoştur.Храната на рицарите се ограничава с хляб и вода.
"Gece Kelebeği (Perperık-a Söe)".6) „Нощен полет.
Bu sırada krizalit içinde kelebek olgunlaşır.По това време кобилата трябва да бъде оплодена.
Kanyon ayrıca 77 endemik kelebek türünün ev sahibidir.Kanjon je također stanište 77 endemskih vrsta leptira.
Charlie ve Locke kozadan yeni çıkmış uçan bir kelebek görürler.U daljini Charlie i Locke ugledaju moljca koji odlijeće.
Bir bilim adamı olarak kelebekleri topladı ve onları araştırdı.Kao znanstvenik je skupljao i proučavao leptire.
38. Altın Kelebek Ödülleri.Nagrada "Zlatni smijeh" na 32.
Bunu Keles izler (12 köy).Na grad Teflis (gruz.
Bu da uçağı kaçıranların kelepçe kullanmış olabilecekleri anlamına geliyor.To najvjerojatnije znači da su i ti lovci povučeni iz uporabe.
Adada köpeği Vincent'ı aramakta olan Walt, yerde bir kelepçe bulur ve babası Michael'a gösterir.Na otoku, dok traži svog psa Vincenta, Walt otkriva par lisica za ruke koje pokazuje Michaelu.
Artık çok geçtir ne kelepçeyi açabilir, ne de bıçakla bileğini kesip kurtulabilir.Ali ona ipak ne može podnijeti sramotno poniženje i nožem si oduzima život.
Ayrıca Ayran aşı ve Keledoş da meşhur yemeklerindendir.Njeni mladi listovi i vrhovi su također jestivi.
Bir bilim adamı olarak kelebekleri topladı ve onları araştırdı.Ako znalec zbieral a skúmal motýle.
Ayrıca bu bitki, çok çeşitli tırtıl, kelebek ve böcek türlerine de ev sahipliği yapmaktadır.Jeho srsť sa však stáva domovom aj hmyzu, napr. motýľov.
Kelebek, özgürlüğe adanmış bir başyapıttır.Vtáčik je symbolom slobody.
Tırtıl Lahana kelebeği yumurtalarıPorubský jarok Poruba Jabloňový potok
Bir bilim adamı olarak kelebekleri topladı ve onları araştırdı.Kot znanstvenik je tudi zbiral in raziskoval metulje.
Kelebekler bu çiçekleri çok severler.Zelo rad ima njene začarane rožice.
Bazı kelebekler zehirlidir.Nekateri sesalci so prav tako strupeni.
Sevene kelepçe vurulamaz." sözlerinden oluşur.Muca mi puca za tvoje laži, tako ti povem."
Hem de pijamaları kelebeklidir(!)Še vedno v uporabi za pešce.)
Merkezi Keles şehridir.Teritorija: Kelno miestas.
Bu sebeple Kelebekler Vadisi'ne günde 3 kere elektrik verilmektedir.Citrinių ir vynuogių derlius saloje nuimamas triskart per metus.
Kelebekler bu çiçekleri çok severler.Šie paukščiai labiau mėgsta bėgioti.
Kelebeklerin Meksika'dan Kanada'ya ulaşması 4 ay ve 3 nesil alır.Iš Škotijos į Niujorko valstiją jie skrido 4 su puse dienos.
Kelebek bağından daha güvenilirdir.Patelė stambesnė už patinėlį.
Bazı kelebekler zehirlidir.Gyvatės šiek tiek nuodingos.
Validebağ Korusunda gözlenen kelebek türlerinin listesi.Iš saugomų paukščių rūšių draustinio teritorijoje peri kukučiai.
Bunlarda tüm gaz kelebekleri aynı anda çalışır.Nii ergastuvad kõik tuumad samaaegselt.
Kelebekler bu çiçekleri çok severler.Mitte Mulle meeldib lilli, vaid Mulle meeldivad lilled.
Ergin Keleş: Futbolcu.Campo Rampigna – jalgpall.
Bu da kelebeğe sarı bir görünüm verir.Neil on kollane korvõisik, mis meenutab härjasilma õisikut.
Dişi kral kelebekleri göç sırasında bir sonraki nesil için yumurtalarını bırakır.Emane karusvaablane jätab pärast munemist oma tulevased järglased maha.
Kelekçi 1971 yılında Belediye hakkı kazanarak kasaba olmuştur.Ylivieska vald sai linnaõigused 1971. aastal.
Aglais ichnusa Franco Andrea Bonelli tarafından 1826 yılında tanımlanmış bir kelebek türüdür.Franco Andrea Bonelli kirjeldas liiki Papilio ichnusa või Vanessa ichnusa nime all 1826: Memorie R. Acc.
Milyonlarca kelebek her yıl koruma alanına ulaşmaktadır.Peipsit kasutab igal aastal peatuspaigana üle miljoni rändlinnu.
Ellerim kelepçeli.Lõikusin oma randmeid.
Apollo kelebeğinin nesli tehlikededir.Näiteks balti risla säilimine on sattunud tõsiselt ohtu.
Tutuklanması sırasında iddiaya göre kelepçeli olarak direndi.Asehaldurina oli ta süüdistuste eest kaitstud.
Resim şarkısı altın kelebek ödülü almıştır.Auhinna väljaandmisega on seotud assotsiatsioon "Kuldne Mask".
Gece kelebeklerinin işitme ve koku alma duyuları da çok hassastır.Hiidsaarma kuulmine ja haistmine on samuti head.
Tırtıl Lahana kelebeği yumurtalarıLehemesi Mesindus Nektar Õietolm
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.저는 눈이 가려지고, 수갑이 채워진 채로 억류되었던 12일 동안
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Am fost reținut timp de 12 zile, legat la ochi, încătușat.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Bol som zadržaný na 12 dní, so zaviazanými očami, spútaný.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Estuve 12 días detenido, con los ojos vendados, esposado.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Fiquei detido durante 12 dias, algemado e de olhos vendados.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Ik werd 12 dagen vastgehouden, geblinddoekt, met handboeien om.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Il m'ont détenu pendant 12 jours, les yeux bandés, menotté.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.I wurde 12 Tage festgehalten, mit verbundenen Augen, in Handschellen.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Jag kvarhölls i 12 dagar, med förbundna ögon och handbojor.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Przetrzymywano mnie przez 12 dni, byłem skuty, miałem opaskę na oczach.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Saya ditahan selama 12 hari, mata tertutup, diborgol.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Sono rimasto in carcere 12 giorni, bendato e ammanettato.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Tizenkét napig tartottak fogva, megbilincselve, a szemem bekötve.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Tôi đã bị giam trong 12 ngày, bị bịt mắt, còng tay.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Κρατήθηκα για 12 μέρες, μάτια καλυμένα, με χειροπέδες.