kel ile cümle
kel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sami bir kutunun içinde kelepçelenmişti.Sami was handcuffed in a box.
Sami, Leyla'nın kelepçelerini çıkardı.Sami took off Layla's handcuffs.
Sami bazı kelimeleri yanlış yazdı.Sami misspelt certain words.
Sami tutuklandı ve kelepçelendi.Sami was arrested and handcuffed.
Sami tek kelime etmedi.Sami hasn't said a word.
Sami, kelepçelerle mahkeme salonundan çıkarıldı.Sami was led out of the courtroom in handcuffs.
Sami Arapça kelime bilgisini geliştirdi.Sami improved his Arabic vocabulary.
Fransızca kelime bilgim sınırlıdır.My French vocabulary is limited.
Tom kelebekler hakkında çok şey biliyor.Tom knows a lot about butterflies.
Kelimeler kifayetsiz.Words can't do it justice.
Tom, kelebekler hakkında konuşmayı sever.Tom likes talking about butterflies.
Kelimeleri anlıyorum ama anlamını değil.I understand the words, but not the meaning.
Tom'un inanılmaz bir kelime hazinesi var.Tom has an incredible vocabulary.
Tom'da kelek dava olmaz.The word "deception" isn't in Tom's vocabulary.
Bu kelimeyi nasıl çevireceğimi bilmiyorum.I don't know how to translate this word.
Polis, Tom'un ellerini arkasından kelepçeledi.The policeman cuffed Tom's hands behind his back.
Kelt müziği dinliyoruz.We're listening to Celtic music.
Gerçekten nasıl yazıldığını görmek için sözlükte kelimeye baktın mı?Have you looked up the word in a dictionary to see how it's actually spelled?
Sami tek kelime Arapça bilmiyor.Sami doesn't speak a word of Arabic.
Tom yeni bir kelime öğrendi.Tom learned a new word.
Tom kelimeleri birkaç kez tekrarladı.Tom repeated the words several times.
Köyümde bu kelimeyi hiç duymadım.I've never heard this word in my village.
Bu kelimeyi anlamıyordum.I didn't understand this word.
Bu kelimeyi anlamamıştım.I didn't understand this word.
Sami Kahire'de kelimeişehadet getirdi.Sami took the shahada in Cairo.
Sami camide kelimeişehadet getirdi.Sami took the shahada in the mosque.
Sami ve Leya beraber kelimeişehadet getirdi.Sami and Layla took their shahada together.
Sami geçen hafta kelimeişehadet getirdi.Sami took his shahada last week.
Sami camide kelimeişehadet getirmek istedi.Sami wanted to take his shahada in the mosque.
Sami kelimeişehadetini camide getirdi.Sami took his shahada in the mosque.
Bu kelime en az üç farklı manaya geliyor.That word has at least three different senses.
Bu en sevdiğim Fransızca kelime.That's my favorite French word.
Bazen sayılar kelimelerden daha çok şey söyler.Sometimes numbers say more than words.
"Unicycle" kelimesini Google'da arattım.I googled the word "unicycle."
Kendime ait bir kitap yazmak için kelime işlemci satın aldım.I bought a word processor in order to write a book of my own.
Tom kelimeyi daire içine aldı.Tom circled the word.
Türkçede 'bulmak' kelimesi icat anlamında da kullanılıyor."Bulmak" word is used for "to invent" in Turkish.
Okuma, Berberice kelime öğrenmenin anahtarıdır.Reading is the key to learning Berber vocabulary.
Pek çok kelebek topladı.He has collected a great many butterflies.
Çok sayıda kelebek biriktirdi.He has collected a great many butterflies.
Birçok kelimeyi yanlış telaffuz ediyor.He mispronounces many words.
Kelebek makarna sever misin?Do you like farfalle pasta?
Tek kelime konuşmuyor.He doesn't say a word.
Bir resim bin kelimeden daha değerlidir.An image is worth more than a thousand words.
Bu kelime benim sözlüğümde yok.That word isn't in my dictionary.
Kelimeleri seviyorum.I love words.
İngilizce kelimeler çoğu zaman yazıldıklarından çok daha farklı telaffuz edilirler.English words are often pronounced very differently than they are written.
Açıkçası bu kelimenin anlamını bile bilmiyorum.Frankly speaking, I don't even know what that word means.
Dakikada kaç kelime okuyabiliyorsun?How many words can you read per minute?
Kelime dağarcığın kıt.You have a meager vocabulary.
Kelime haznen güdük.You have a meager vocabulary.
Tom kel kalmadan önce kızıl saçları vardı.Tom had red hair before he went bald.
Benimle konuşurken böyle entel dantel kelimeler kullanma.Stop using those big words with me.
Bazen tek bir kelime yeterlidir.One word is sometimes enough.
Bu kelimede "i" harfini "ay" biçiminde telaffuz etmelisiniz.You should pronounce the letter "i" as "eye" in that word.
Tom'un söylediklerinin tek kelimesi doğru değildi.Not a word of what Tom said was true.
Daha yaşım gençken kel olmak istemiyorum.I don't want to go bald while I'm still young.
Düşüncelerimi kelimelerle ifade etmeyi zor buluyorum.I find it difficult to articulate my thoughts into words.
Tavuk kelebek yiyor.The chicken eats a butterfly.
Bir kelime yeterliydi.One word was enough.