keke ile cümle
keke kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Ik was op zoek," stamelde hij.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Iskal sem," je zajecljal.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Jag såg", stammade han.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Je cherchais", il balbutia.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Jeg var på udkig," stammede han.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."M-am uitat", el bîlbîi.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Pozeral som sa," zamrmlal.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi.캐치을 발표했다. "내가 찾고 있었던 것"이라고 stammered.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Stavo cercando", ha balbettato.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Szukałem" wyjąkał.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Tôi đã tìm kiếm", ông lắp bắp.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Yo estaba buscando", tartamudeó.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Έψαχνα", ψέλλισε.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Търсех", измънка той.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Я искал", пробормотал он.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Я шукав", пробурмотів він.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi.פרסמה לתפוס. "חיפשתי," הוא גמגם.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi.الافراج عن الصيد. "كنت أبحث عن" انه متلعثم.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi.私はあまりとにかく、私が言ったことを覚えていないが、彼は何の困難を行っていない
Böyle durumlarda... Keke... Kekelerim.Az ilyen helyzetekben, én csak... dadogni tudok.
Böyle durumlarda... Keke... Kekelerim.Σε αυτού του είδους τις καταστάσεις, συμβαίνει να τραυλίζεις...
Böyle durumlarda... Keke... Kekelerim.في مثل هذه المواقف اتلعثم
"Çünkü O kekeledim.Er stotterte.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.A hebehurgyák szíve ismerni tanul, és a dadogóknak nyelve gyorsan és világosan szól.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.Ajattelemattomien sydän käsittää taidon, ja änkyttäväin kieli puhuu sujuvasti ja selkeästi.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.de lettsindiges hjerte skal formå å skjønne, og de stammendes tunge skal ha lett for å tale klart.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.Gli animi volubili si applicheranno a comprendere e la lingua dei balbuzienti parlerà spedita e con chiarezza
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.Inima celor uşuratici va pricepe şi va înţelege, şi limba gîngavilor va vorbi iute şi desluşit.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.In srce nepremišljencev bo razumelo znanje in jecljajočih jezik bo hitro govoril in gladko.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.조급한 자의 마음이 지식을 깨닫고 어눌한 자의 혀가 민첩하여 말을 분명히 할 것이라
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.letsindiges Hjerte skal nemme Kundskab, stammendes Tunge tale flydende, rent.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.Lòng của người hớp tớp sẽ hiểu sự khôn ngoan; lưỡi của người cà lăm sẽ nói dễ và rõ.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.Lòng của người hớp tớp sẽ hiểu sự khôn_ngoan ; lưỡi của người cà_lăm sẽ nói dễ và rõ .
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.Pročež srdce bláznů nabude umění, a jazyk zajikavých prostranně a světle mluviti bude.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.Serce głupich zrozumie umiejętność, a język jąkających się prędko i rzetelnie mówić będzie.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.srdce náhlivých porozumie známosti, a jazyk zajakavých bude hovoriť rýchle a jasne.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.und die Unvorsichtigen werden Klugheit lernen, und der Stammelnden Zunge wird fertig und reinlich reden.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.И сердце легкомысленных будет уметь рассуждать; и косноязычные будут говорить ясно.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.Също и сърцето на безразсъдните ще разбере мъдрост, И езикът на гъгнивите ще говори бърже и ясно.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.ולבב נמהרים יבין לדעת ולשון עלגים תמהר לדבר צחות׃
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.وقلوب المتسرعين تفهم علما وألسنة العييين تبادر الى التكلم فصيحا.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.冒 失 人 的 心 、 必 明 白 知 識 、 結 吧 人 的 舌 、 必 說 話 通 快
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.冒失 人 的 心 、 必 明白 知識 、 結 吧 人 的 舌 、 必說 話通快
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma.Altså, har han et hjerte af guld;
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma.Da, el are o inimă de aur, dar
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Ach, hij heeft een hart van goud, kom niet aan de bruidstaart!
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Dizem que ele tem um coração de ouro...
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Đúng, anh ta có một trái tim vàng; anh không được sờ tay vào cái bánh này.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi? (Gülüşmeler)Да, има златно сърце; не пипай плодовата торта.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Igen, arany szíve van; ne nyúlj a gyümölcstortához!
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Ja, saj ima veliko srce; ne dotikaj se torte.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Jepp, er hat ein Herz aus Gold; berühr ja nicht den Früchtekuchen.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Jo, han har ett hjärta av guld; rör inte sockerkakan.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Si, ha un cuore d'oro; non toccare la torta di frutta.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Sí, pero tiene un corazón de oro; no toques la torta.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Yeah, dia berhati emas; jangan sentuh kuenya.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Εντάξει, έχει χρυσή καρδιά, μην αγγίζεις το κέικ.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma.마음씨는 좋은 사람이니까
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma.No, hänellä on kultainen sydän; älä sorki täytekakkua.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma."No jo, ale má zlaté srdce; a nešahej na ten koláč, brouku." Není to tak? (Smích)