keke ile cümle
keke kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kekelemeye başladı.Началась резня.
Emmy miyoptu ve çocukken kekeliyordu.Это напоминает, что в детстве Элмо слушал металл и рэп.
Kekemelik, çocuklarda yetişkinlere kıyasla daha çok rastlanan bir olaydır.ويظهر هذا الاضطراب في الأطفال أكثر منه في البالغين.
Sadece biri veya hepsi aynı kekemede bulunabiilir.سب الصحابة أو أحد منهم رضي الله عنهم .
Sınavlarda yüksek not almasına rağmen kekemeliği yüzünden öğretmenliğe kabul edilmemiştir.اشتهرت بفنها على الرغم من عدم حصولها على أي شهادة تعليميه.
Çocukken Seidler'ın VI. George'un kekemeliğin üstesinden geldiğini öğrenmesi ona ilham verdi.Na infância, Seidler inspirou-se ao saber que o Rei Jorge VI havia superado a gagueira.
Hiç kekelemiyordum.Não saltita nunca.
Her 4 erkeğe karşılık 1 kadın kekeme bulunmaktadır.Detalhe: ela foi de uma pessoa para quatro.
Küçük yaşta geçirdiği kekemelik,üslûbunu belirleyen olgulardan biri oldu.Foi uma daquelas coisas terríveis que você passa quando crianças.
Kekemelik yaparlar.Gedrag echter wel.
Hiç kekelemiyordum.Nooit gecoupeerd.
Başlangıçta utangaç ve kendini yalandan kekeme olarak gösteren biriydi.Ze werden in het begin als nogal eigenzinnig en nukkig bestempeld.
Bir parça daha keke ne dersin?Wil je nog een stuk cake?
Her 4 erkeğe karşılık 1 kadın kekeme bulunmaktadır.Każdy powinien mieć do czterech żon odpowiednio do majątku.
Çocukken birkaç yıl süren bir kekeme rahatsızlığının üstesinden geldi.W dzieciństwie na ponad rok przykuła ją do łóżka choroba biodra.
Ayrıca Ralph kekemedir.Ryszard Głuszko.
Ayrıca Ralph kekemedir.Där jobbar Ralph.
Romanya'da, zencefilli keke "turtă dulce" denir ve genellikle şeker kaplıdır.У Румунії, пряники називаються turtă dulce, які звичайно покриті цукровою глазурю.
Tom, çikolatalı keke bayılır.Том любить шоколадний торт.
Görünen o ki, tanıştığı insanlardan ziyade Dodgson kekelemesinin üzerinde durmaktadır.Dodgson sám si to asi uvědomoval mnohem intenzivněji než většina lidí, se kterými se setkal.
Onunla tanışıklığı olan birçok çocuk kekelemesini hatırlarken, yetişkinlerin çoğu bunu fark etmemiştir.Hodně dětí, které ho znalo, si jeho koktavost pamatovalo, zatímco hodně dospělých si jí nevšimlo.
Kekemelik bilimsel çalışmalara göre dünyanın bütün kültürlerinde var olan bir konuşma bozukluğudur.Este de domeniul evidenței sensibile faptul că există în lume lucruri care se mișcă.
Kekeme olan birçok birey için, tekrarlamalar birincil problemdir.Sok dadogó számára az elsődleges probléma az ismétlésekkel van.
Hiç kekelemiyordum.Sosem hajtogattál még?
Kekemelik yaparlar.Kyllä, näyttelen homoa.
Ardından da kekeme oldum ve on iki yaşıma kadar zor konuştum.Tämän jälkeen hän alkoi käyttää päihteitä ja oli jo 12-vuotiaana alkoholiongelmainen.
Hiç kekelemiyordum.Δεν τσακωθήκαμε ποτέ.
On iki yaşımdan sonra kekemeliğim geçti."Στα 34 μου αισθάνομαι καλύτερα σωματικά από όταν ήμουν 24.»
Kekemelikte semptomlar 3 ana kategoriye ayrılabilir.Hjerte- og karsykdommene kan deles inn i tre hovedgrupper.
Her 4 erkeğe karşılık 1 kadın kekeme bulunmaktadır.Perbandingannya empat wanita banding satu pria.
Kekemelik, çocuklarda yetişkinlere kıyasla daha çok rastlanan bir olaydır.Buruh anak menghadapi masalah yang lebih spesifik dibandingkan pekerja dewasa.
Romanya'da, zencefilli keke "turtă dulce" denir ve genellikle şeker kaplıdır.Tại Romania, bánh gừng được gọi là turtă dulce và thường có đường tráng men.
"Mabel Matiz: Çocuken Kekemeydim".Kunis nói, "Tôi phải tập ba lê như một đứa trẻ.
Ayrıca Ralph kekemedir.Chekaren cũng sợ.
Dolayısıyla kekeme birine tavsiye vermek gereksizdir.Để bắt lươn cần phải dùng mồi dẫn dụ.
Konuşturulmayan, susturulan haller, olaylar kekemeleştiriyor insanları..."Dân mà phản đối thì nói dân ngu, dân hỗn…” .
Ardından da kekeme oldum ve on iki yaşıma kadar zor konuştum.確かにおまえは苦労したが12歳だった。
Bir kekemeyle iletişim sırasında anlayamadığınız kelime ve cümleler olabilir.放送時間内で伝えられなかった話や裏話など。
Kekemelik yaparlar.行儀がいい。
O yüzden buradayım" diye kekeledi.そのために私はここに来ているのです」と答えた。
Onunla tanışıklığı olan birçok çocuk kekelemesini hatırlarken, yetişkinlerin çoğu bunu fark etmemiştir.「あなたが若く、みなあなたのことを初めてみたときには、そのほとんどはただ驚くばかりだろう。
Ardından da kekeme oldum ve on iki yaşıma kadar zor konuştum.其後越來越嚴重,到了12歲逐漸無法與人交流。
Hiç kekelemiyordum.》不曾跳槽。
Sinirlendiği zaman çarpıntısı tutar ve kekeyerek konuşur.一直不聽她說話她會生氣而大聲斥罵。
Onunla tanışıklığı olan birçok çocuk kekelemesini hatırlarken, yetişkinlerin çoğu bunu fark etmemiştir.許多他友人的小孩記住了他的口吃,但是成年人卻沒有注意到。
Ayrıca Ralph kekemedir.凱夫也因而致富。
Yalnız türkü söylerken kekemeliğim geçiyordu.솔직히, 난 단독 음반을 낼 준비가 되어있었다.
Kekemelerle konuşurken birçok insan nasıl davranacağı konusunda tereddüte düşmektedir.울력이란 여러 사람이 힘을 합해 하는 일을 말한다.
Hiç kekelemiyordum.מעולם לא רימיתי.
Hayatının tümünde Charles’ın konuşması gayet yavaş ayrık kelimelerle oluşurdu ve hatta kekeme idi.הלשון של קרלוס הייתה כה גדולה שדיבורו היה בקושי מובן, וכמו כן הוא גם הזיל ריר לעיתים תכופות.
Ardından da kekeme oldum ve on iki yaşıma kadar zor konuştum.עקב מאורע טראומטי זה לקה הילד בדיבורו, והחלים רק בגיל 12.
On iki yaşımdan sonra kekemeliğim geçti."Аз ще бъда известен десет години след смъртта ми“.
Görünen o ki, tanıştığı insanlardan ziyade Dodgson kekelemesinin üzerinde durmaktadır.Vlastnú zajakavosť Dodgson pravdepodobne vnímal oveľa intenzívnejšie ako väčšina ľudí, s ktorými sa stretol.
Başlangıçta utangaç ve kendini yalandan kekeme olarak gösteren biriydi.Pradžioje tai buvo panieką ir gėdinimą reiškiantis žodis.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Aku sedang mencari," dia tergagap.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Díval jsem se," vykoktal.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Én kerestem," hebegte.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Etsin", hän änkytti.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Eu estava procurando", ele gaguejou.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Ich war auf der Suche", stotterte er.