Hoşlandığın şu keklerden biraz daha aldım.I bought more of those muffins you like.
O kek gerçekten iyiydi.That cake was really good.
Keki, üçünüz aranızda bölüşün.Divide the cake among the three of you.
Tom kekeledi.Tom stammered.
Tom biraz kekeledi.Tom stammered a little.
Bensiz peynirli kek mi yiyorsun?Are you eating the cheesecake without me?
Bu kek o kadar iyi değil.This cake isn't that good.
Tom fırını açtı ve keki çıkardı.Tom opened the oven and took out the cake.
Peynirlikek benim en sevdiğim kek.Cheesecake is my favorite cake.
Tom onun kek parçasını yediğimi düşündü.Tom thought I ate his piece of cake.
Tom son kek parçasını aldı.Tom got the last piece of cake.
İki küçük kek vardı.There were two small cakes.
İşleri çantada keklik saymayı bırak.Stop taking things for granted.
Tom'un pişirdiği keki senin seveceğini biliyordum.I knew you'd like the cake that Tom baked.
Mary'nin doğum günü için bir kek pişiriyorum.I'm baking a cake for Mary's birthday.
Biz onlar için birkaç kek pişirdik.We've baked some cakes for them.
Ben onlar için bir kek pişirdim.I've baked a cake for them.
Ben onun için bir kek pişirdim.I've baked a cake for him.
Dan bile keki yemedi.Dan didn't even eat the cake.
Bu ne tür kek?What kind of cake is this?
Keki fırından çok erken çıkardım.I took the cake out of the oven too early.
Tom kek yiyor.Tom is eating cake.
Tom kek yedi.Tom ate cake.
Tom kek yiyecek.Tom will eat cake.
Aynı zamanda bir kek pişirdim.At the same time, I baked a cake.
Kekin maliyeti nedir?How much does the cake cost?
Mary bana kek pişirmeye söz verdi ama sonra sözünden döndü.Mary promised to bake me a cake, but then she reneged.
O, kekin dörtte birini yedi.She ate a fourth of the cake.
Keki kim yaktı?Who burned the cake?
O fırında kekler nasıl pişirilir bilir.She knows how to bake cakes.
O fırında nasıl bir kek pişirileceğini bilir.She knows how to bake a cake.
Tom'un pişirdiği kek gerçekten lezzetli görünüyordu.The cake that Tom baked looked really delicious.
Tom'un pişirdiği kek iyi tat vermeli.The cake that Tom baked should taste OK.
Onlar bizi kekledi.They deceived us.
Çikolatalı kek en sevdiğim tatlıdır.Chocolate cake is my favorite dessert.
Bu kekleri ye.Have these cakes.
Mary keki süsledi.Mary decorated the cake.
Kimse keki yemedi.No one ate the cake.
O kek lezzetliydi.That cake was delicious.
Tom'un doğum günü için bir kek pişireceğim.I'm going to bake a cake for Tom's birthday.
Tom'a bize bir kek aldıracağım.I'll get Tom to buy us a cake.
Kuru üzümlü kek nerede?Where is the cake with raisins?
O, dört kişi için vanilya çikolatalı kek yaptı.She made a vanilla chocolate cake for four people.
Keki kim kesti?Who cut the cake?
Noel zencefil ekmeği / bal keki bir geleneksel Almanya tatlısıdır.Christmas Gingerbread / honey cake is a traditional dessert of Germany
Buraya gel ve çikolatalı kek ye!Come here and eat chocolate cake!
Tom Mary'yi John'un doğum günü partisi için bir kek pişirmeye ikna etti.Tom talked Mary into baking a cake for John's birthday party.
Tom Mary'yi John'un doğum günü partisi için bir kek pişirmeye ikna edemedi.Tom wasn't able to talk Mary into baking a cake for John's birthday party.
Bir parça kek ister misin?Would you like a piece of cake?
O beni çantada keklik gördü.He took me for granted.
Mary Tom'a ilk kek parçasını verdi.Mary gave Tom the first piece of cake.
İlk kek parçasını kime vereceksin?To whom will you give the first piece of cake?
Bir parça kek yemeyi tercih ederim.I'd rather have a piece of cake.
Kek lezzetliydi.The cake was delicious.
Daniel çikolatalı kek yapıyor.Daniel is making chocolate cake.
Daniel mangolu kek yapıyor.Daniel is making mango cake.
Fırında bir kekim var.I have a cake in the oven.
Tom üç tane kek pişirdi.Tom baked three cakes.
Tom gerçekten çikolatalı keki seviyor.Tom really likes chocolate cake.
Tom onu çantada keklik gördüğü zaman Mary bundan hoşlanmıyor.Mary doesn't like it when Tom takes her for granted.