Ana içeriğe geç
Sözlük

kek ile cümle

kek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Ne olmuş pirinç kekiyse?Wat is er zo geweldig aan rijstcakes?
Ne olmuş pirinç kekiyse?Και τι με τα κέικ ρυζιού;
Ne olmuş pirinç kekiyse?Как насчет рисовых пирожков?
Ne olmuş pirinç kekiyse??מה זה עוגות אורז
Ne olmuş pirinç kekiyse?ماذا عن كعك الارز ؟
Ne olmuş pirinç kekiyse?食べやすくても 餅は餅よ
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Bylo to tak prosté, že nikdo nemohl servírovat tento koláč hostům a říci: "Tady máš můj koláč."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Były tak proste, że nikt nie chciał ich podać gościom, mówiąc: "Oto moje ciasto".
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.C'était trop facile pour qu'on puisse le servir à ses invités et dire, "Et voilà mon gâteau".
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Det var så lätt att ingen kunde servera kakan till sina gäster och säga, "Här är min kaka."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Det var så nemt at inden kunne servere kagen for deres gæster og sige, "Her er min kage."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Era atât de ușor, încât nimeni nu putea să servească prăjitură musafirilor spunând "Iată prăjitura mea."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Era così facile che nessuno poteva servirla e dire ai propri ospiti "Ecco la mia torta."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Era tan sencillo que nadie podía ofrecer torta a sus invitados y decirles: "Esta es mi torta".
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Era tão fácil que ninguém podia servir bolo aos seus convidados e dizer: "Aqui está o meu bolo."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Es war so einfach, dass niemand seinen Gästen Kuchen servieren könnte und sagte: "Hier ist mein Kuchen."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.케잌 만들기가 너무 쉬워서, 아무도 자기 손님들에게 이 케잌을 대접하면서 "이거 내가 만든거야." 라고 말할 수가 없는겁니다.
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Niemand kon zijn cake serveren aan gasten en van harte zeggen: "Dit is mijn cake."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Olyan egyszerű volt, hogy senki sem tálalhatta fel a barátainak, és mondhatta, "Én sütöttem."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Rất dễ dàng để ai đó mang một cái bánh đến cho các vị khách và nói rằng, "Đây là bánh của tôi."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Sangat mudah sehingga tidak ada orang yang bisa meyajikan ke tamunya dan mengatakan, "Ini kue buatan saya."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Ήταν τόσο εύκολο που κανείς δεν μπορούσε να το προσφέρει στους επισκέπτες του και να πει, "Να, το κέικ μου".
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Било толкова лесно, че никой не предлагал кекс на гостите си и да каже: "Ето, моят кекс."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Це було так просто, що ніхто не міг запропонувати такий кекс гостям, мовляв: "Це мій пиріг".
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Это было настолько просто, что никто не хотел готовить торт для своих гостей и говорить "А вот и мой торт".
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.זה היה כה קל, שאיש לא היה יכול להגיש עוגה לאורחים, ולומר, "הנה העוגה שלי."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.كان من السهل بأنّ لا أحد كان يقّدم الكعكة للضيوف ويقول ،" هذه كعكتي " .
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.「私のケーキよ」とは言えません いやいや これは誰かのケーキだ
O kadar kolaydı ki, kimse bunu misafirlerine işte benim kekim diye sunamıyordu.Bylo to tak jednoduché, že nikdo nemohl svým hostům naservírovat koláč a říci - to jsem upekl.
O kekeledim.Balbettava.
O kekeledim.Dia tergagap.
O kekeledim.Ele gaguejou.
O kekeledim.Hän änkytti.
O kekeledim.Han stammade.
O kekeledim.Han stammede.
O kekeledim.Hij stotterde.
O kekeledim.Jąkał.
O kekeledim.Koktal.
O kekeledim.Koktal.
O kekeledim. "Muhtemelen," Ben içeri vurdu Kaşlarını çattı.El a bâlbâit. " Probabil, "am lovit inch El se încruntă.
O kekeledim.Ő dadogott.
O kekeledim.Ông lắp bắp.
O kekeledim.그는 stuttered.
O kekeledim.Tartamudeaba.
O kekeledim.Ο stuttered.
O kekeledim.Він заїкався.
O kekeledim.Он заикался.
O kekeledim.Той заекваше.
O kekeledim.הוא גמגם.
O kekeledim.تمتمت انه.
O kekeledim."たぶん、"私が入って打った彼は眉をひそめた。
O özellikle sokak satıcılarından balık kek yemeyi seviyor... bir oturmayla 20 tane yiyebilir.한번에 20게는 먹을 거에요.
O özellikle sokak satıcılarından balık kek yemeyi seviyor... bir oturmayla 20 tane yiyebilir.Anh ấy đặc biệt thích ăn que cá ở các gánh hàng rong. Một lần ảnh có thể ăn đến 20 que lận.
O özellikle sokak satıcılarından balık kek yemeyi seviyor... bir oturmayla 20 tane yiyebilir.Dia terutama sangat suka makan bakso goreng ikan di kaki lima... Dia bisa makan 20 tusuk.
O özellikle sokak satıcılarından balık kek yemeyi seviyor... bir oturmayla 20 tane yiyebilir.Hän varsinkin pitää kalakakuista katukojuista. Hän pystyy syömään 20 siltä istumalta.
O özellikle sokak satıcılarından balık kek yemeyi seviyor... bir oturmayla 20 tane yiyebilir.Különösen utcai árusoktól szeret halpogácsát venni Egy ültő helyében meg tud enni húszat.
O özellikle sokak satıcılarından balık kek yemeyi seviyor... bir oturmayla 20 tane yiyebilir.Può mangiarne 20 in una sola volta.
O özellikle sokak satıcılarından balık kek yemeyi seviyor... bir oturmayla 20 tane yiyebilir.Zwłaszcza lubie jeść ciasteczka rybne sprzedawane na ulicy. Potrafi zjeść 20 za jedym razem.
O özellikle sokak satıcılarından balık kek yemeyi seviyor... bir oturmayla 20 tane yiyebilir.يحب أن يتناول السمك الذي يباع على الطريق بإمكانه أكل 20 في مرّة واحدة
O özellikle sokak satıcılarından balık kek yemeyi seviyor... bir oturmayla 20 tane yiyebilir.一度に20本も食べるんですよ 行きましょ
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kek ile cümle - Sayfa 28 - kek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App