kek ile cümle

kek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Kekertsuatsiak, Grönland'da resmini çektiğim bir buzula ait.Kekertsuatsiak in Grönland photographiert habe.
Kekertsuatsiak, Grönland'da resmini çektiğim bir buzula ait.그린랜드, 케커트수앗시악(Kekertsuatsiak)에서 촬영한 것입니다.
Kekertsuatsiak, Grönland'da resmini çektiğim bir buzula ait.là một tảng băng tôi đã chụp ở Kekertsuatsiak, Greenland.
Kekertsuatsiak, Grönland'da resmini çektiğim bir buzula ait.הן של קרחון שצילמתי בקקרטסואטסיאק, גרינלנד.
Kekertsuatsiak, Grönland'da resmini çektiğim bir buzula ait.هي لكتلة جليدية متحركة صورتها في كيكرتسواتسياك في غرينلاند.
Kekertsuatsiak, Grönland'da resmini çektiğim bir buzula ait.キアーターティベジアク島で撮った 氷山の写真です 氷山が回転するのを
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.Als je een taart maken, mengen ze het deeg met de hand.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.Daca trebuie sa amestece pentru o prajitura, fac acest lucru cu mana.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.Ha tortát akarnak kikeverni, kézzel teszik.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.Hvis de vil bage, og skal piske, gør det det med håndpisker.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.Jak robią ciasto, robią wszystko ręcznie.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.Jika mereka ingin membuat kue, mereka melakukannya dengan tangan.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.Když míchají těsto na koláč, tak ručně.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.이분들이 케익을 만들어야 하면, 직접 손으로 해야합니다.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.Nếu họ muộn trộn bánh, họ phải làm bằng tay.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.Om de vill röra ihop en kaka, så gör de det för hand.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.Se vogliono preparare un dolce, devono farlo a mano.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.S'ils veulent mélanger un gâteau, ils le font à la main.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.Si quieren preparar un pastel, lo hacen a mano.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.Wenn sie Kuchenteig mischen wollen, machen sie es mit der Hand.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.Αν θέλουν να ανακατέψουν ένα κέικ το κάνουν με το χέρι.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.Ако искат да направят торта, те го правят на ръка.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.Когда они делают пирог, крем они взбивают руками, без миксера.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.Якщо їм потрібно замісити пиріг, вони роблять це руками.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.אם הם רוצים להכין עוגה, הם עושים זאת ביד.
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.إذا ارادوا خلط الكيك , فهم يفعلون ذلك يدويا .
Kek hamuru karıştırmak istiyorlarsa, bunu el ile yapıyorlar.これも肉体活動です
Keki ben almıştım, siz yiyesiniz diye.Con mua đó, để mẹ cùng ăn ạ.
Keki ben almıştım, siz yiyesiniz diye.Ich habe es gekauft,sodass sie essen können.
Keki ben almıştım, siz yiyesiniz diye.Ik heb het gekocht, zodat u het kon eten.
Keki ben almıştım, siz yiyesiniz diye.Jag köpte det, så att ni kan äta den.
Keki ben almıştım, siz yiyesiniz diye.J'ai acheté quelque chose que vous pourrez manger.
Keki ben almıştım, siz yiyesiniz diye.Jaz sem jo kupila, da jo lahko pojeste.
Keki ben almıştım, siz yiyesiniz diye.Kupiłam aby pani mogła sobie zjeść
Keki ben almıştım, siz yiyesiniz diye.L-am adus eu ca sa il mancati dvs., mama.
Keki ben almıştım, siz yiyesiniz diye.Lo comprata io, così potete mangiarla.
Keki ben almıştım, siz yiyesiniz diye.Saya yang membawanya, jadi semua bisa memakannya.
Keki ben almıştım, siz yiyesiniz diye.Εγώ το αγόρασα, ώστε να το φας εσύ.
Keki ben almıştım, siz yiyesiniz diye.Это купила я, так что вы можете поесть...
Keki ben almıştım, siz yiyesiniz diye..אני קניתי את זה, כדי שאת תאכלי את זה
Keki ben almıştım, siz yiyesiniz diye.انا احضرتها لذلك يمكنك اكلها
Keki ben almıştım, siz yiyesiniz diye.そうなの?
Kek için, sadece bir parça kek.Allgemeines menschliches Verhalten - Sie haben Geld für jemand anderen ausgegeben,
Kek için, sadece bir parça kek. İnsanoğlu.. Parayı başkasına harcıyorsun, ona iyi davranmış oluyorsun.Comportamenti umani universali -- si spendono soldi per gli altri, per essere gentili con loro.
Kek için, sadece bir parça kek. İnsanoğlu.. Parayı başkasına harcıyorsun, ona iyi davranmış oluyorsun.Human universal -- belanjalan uang untuk orang lain, berbuat baik pada mereka.
Kek için, sadece bir parça kek. İnsanoğlu.. Parayı başkasına harcıyorsun, ona iyi davranmış oluyorsun.Ludzkie uniwersalia - wydaje się pieniądze na innych ludzi, jest się dla nich miłym.
Kek için, sadece bir parça kek. İnsanoğlu.. Parayı başkasına harcıyorsun, ona iyi davranmış oluyorsun.Menneskelige universelle regler -- så du bruger penge på andre mennesker, du er god ved dem.
Kek için, sadece bir parça kek. İnsanoğlu.. Parayı başkasına harcıyorsun, ona iyi davranmış oluyorsun.Tính toàn cầu của con người - bạn dùng tiền cho người khác bạn tỏ ra thiện chí với họ.
Kek için, sadece bir parça kek. İnsanoğlu.. Parayı başkasına harcıyorsun, ona iyi davranmış oluyorsun.Universal uman -- cheltui bani pentru alţii, eşti drăguţ cu ei.
Kek için, sadece bir parça kek. İnsanoğlu.. Parayı başkasına harcıyorsun, ona iyi davranmış oluyorsun.Universeel menselijk -- je geeft geld uit aan anderen.
Kek için, sadece bir parça kek. İnsanoğlu.. Parayı başkasına harcıyorsun, ona iyi davranmış oluyorsun.Yleisinhimillistä -- käytät siis rahojasi muiden hyväksi, olet mukava heille.
Kek için, sadece bir parça kek. İnsanoğlu.. Parayı başkasına harcıyorsun, ona iyi davranmış oluyorsun.Ανθρώπινο καθολικό - ξοδεύουμε χρήματα σε άλλους ανθρώπους είμαστε καλοί μαζί τους.
Kek için, sadece bir parça kek. İnsanoğlu.. Parayı başkasına harcıyorsun, ona iyi davranmış oluyorsun.Всі люди схожі, витрачають гроші на інших, намагаються гарно до них ставитися.
Kek için, sadece bir parça kek. İnsanoğlu.. Parayı başkasına harcıyorsun, ona iyi davranmış oluyorsun.Универсальность человеческого поведения — ты потратил деньги на другого человека, ты был к нему внимателен.
Kek için, sadece bir parça kek.보편적인 건, 사람들은 남에게 돈을 쓰고
Kek için, sadece bir parça kek.אוניברסלים כלל אנושיים -- אתם מוציאים כסף על אחרים,
Kek için, sadece bir parça kek.مسلمة إنسانية--- إذن تنفق المال على أناس آخرين
Kek için, sadece bir parça kek.その人に優しく接するということは
Kekin bir parçasıydı.A fost floare la ureche.
Kekin bir parçasıydı.Đó là một miếng bánh.

İlgili Sayfalar