Her kek içinde 4 parçamız var.Έχω 4 κομμάτια σε κάθε πίτα.
Her kek içinde 4 parçamız var.Добре, в мене в кожному пирозі 4 шматки.
Her kek içinde 4 parçamız var.Имам по 4 парчета във всеки пай.
Her kek içinde 4 parçamız var.それぞれのパイには4つのピースがあります.
-Hey, bu ahtapot mu yoksa pirinç keki mi?-Hei, apa ini cumi-cumi atau kue beras?
-Hey, bu ahtapot mu yoksa pirinç keki mi?Hé, is dit inktvis or rijstcake?
-Hey, bu ahtapot mu yoksa pirinç keki mi?-Hej, je mar to hobotnica ali riževa ploščica?
-Hey, bu ahtapot mu yoksa pirinç keki mi?- Hej, to jest ośmiornica czy ciasto ryżowe?
-Hey, bu ahtapot mu yoksa pirinç keki mi?Hey, är det här bläckfisk eller ris kaka?
-Hey, bu ahtapot mu yoksa pirinç keki mi?-Hey, asta e caracatita sau prajitura de orez?
-Hey, bu ahtapot mu yoksa pirinç keki mi?- Hey, c'est du poulpe ou du gâteau de riz ?
-Hey, bu ahtapot mu yoksa pirinç keki mi?- Hey, ist das Oktupus oder Reiskuchen?
-Hey, bu ahtapot mu yoksa pirinç keki mi?Hey, questo è polpo o una polpetta di riso?
-Hey, bu ahtapot mu yoksa pirinç keki mi?- Này, cái này là bạch tuộc hay bánh gạo vậy?
-Hey, bu ahtapot mu yoksa pirinç keki mi? -Pirinç keki-Έι, χταπόδι είναι αυτό ή κέικ ρυζιού; - Είναι κέικ ρυζιού!
-Hey, bu ahtapot mu yoksa pirinç keki mi? -Pirinç keki- ?היי, זה עוגת תמנון או אורז !זה עוגת אורז
-Hey, bu ahtapot mu yoksa pirinç keki mi? -Pirinç kekiأنت..أهذا اخطبوط ام كعك الارز ؟ - إنه كعك الأرز -
-Hey, bu ahtapot mu yoksa pirinç keki mi? -Pirinç kekiこのお肉の巻き方見てよ!
-Hey, bu ahtapot mu yoksa pirinç keki mi?- Эй, это кальмар или рисовая булочка?
İşte bu 5 kekin temsil ettiği şey.4分の20,ここで1つのピースは4分の1です.
İşte bu 5 kekin temsil ettiği şey.그러므로 파이 5개는
İşte bu 5 kekin temsil ettiği şey.Ale to je to, co 5 reprezentuje.
İşte bu 5 kekin temsil ettiği şey.Det er, hvad de 5 lagkager repræsenterer.
İşte bu 5 kekin temsil ettiği şey.Dus dat is wat de 5 taarten voorstellen.
İşte bu 5 kekin temsil ettiği şey.Questo è ciò che il 5 rappresenta.
İşte bu 5 kekin temsil ettiği şey.Tehát ez az, amit az 5 pite jelent.
İşte bu 5 kekin temsil ettiği şey.Αυτό συμβολίζουν οι 5 πίτες.
İşte bu 5 kekin temsil ettiği şey.Това представляват петте пая.
İşte bu 5 kekin temsil ettiği şey.Це те, чим є 5 пирогів.
İyimser senaryoda 1 milyon adet kek satabiliyoruz. kek başına satış fiyatımız da 2 TL idi.Pai, vand un milion de briose si asta este cazul meu optimist. Sa zicem ca pot sa cer 2 $ pe fiecare briosa.
İyimser senaryoda 1 milyon adet kek satabiliyoruz. kek başına satış fiyatımız da 2 TL idi.حسناً، أنا أبيع مليون كعكة وهذا هو السيناريو المتفائل لنقل أني أستطيع تثمين الكعكة الواحدة بدولارين
İyimser senaryoda 1 milyon adet kek satabiliyoruz. kek başına satış fiyatımız da 2 TL idi.カップケーキ1個あたり2ドルで売ります。 様々なシナリオでこの価格がどうなるのかを考えるのが、全体の議論です。
İyimser senaryoda 1 milyon kap kekin tamamını satıyoruz.Así que este es el optimista -- que yo venda un millón de pastelitos.
İyimser senaryoda 1 milyon kap kekin tamamını satıyoruz.A więc nazwijmy to optymistycznym optymistą -- sprzedam milion babeczek.
İyimser senaryoda 1 milyon kap kekin tamamını satıyoruz.Đây sẽ là kịch bản lạc quan cho những người người lạc quan-- rằng tôi bán hết được tất cả một triệu cupcake.
İyimser senaryoda 1 milyon kap kekin tamamını satıyoruz.Nennen wir das den optimistischen Optimisten -- das ist, dass ich eine
İyimser senaryoda 1 milyon kap kekin tamamını satıyoruz.O sa il numim "optimistul optimistilor" - ideea ca o sa vand un milion de briose.
İyimser senaryoda 1 milyon kap kekin tamamını satıyoruz.Per cui la chiameremo l'ottimistica ottimista - ed è che vendo un milion di dolvetti.
İyimser senaryoda 1 milyon kap kekin tamamını satıyoruz.Tohle nazveme optimistický optimista... prodám milion cupcaků.
İyimser senaryoda 1 milyon kap kekin tamamını satıyoruz.Назвемо його оптимістичним. Оптимістичний - тобто я продав мільйон кексів.
İyimser senaryoda 1 milyon kap kekin tamamını satıyoruz.فلنقل أن هذا هو السيناريو الأكثرتفاؤلاً، وهو أنني سأبيع المليون كعكة
İyimser senaryoda 1 milyon kap kekin tamamını satıyoruz.だから、工場では、100万個のカップケーキを生産し、100万個のカップケーキを売ります。
Kadın korkmuş görünüyordu, ama o sadece Ayah gelip olamayacağını kekelediFemeia sa uitat speriat, dar ea numai bîlbîi că ayah nu au putut veni şi
Kadın korkmuş görünüyordu, ama o sadece Ayah gelip olamayacağını kekelediLa donna sembrava spaventata, ma solo balbettò che il Ayah non poteva venire e
Kadın korkmuş görünüyordu, ama o sadece Ayah gelip olamayacağını kekelediLa femme regarda effrayée, mais elle ne bégayait que l'Ayah ne pouvait pas venir
Kadın korkmuş görünüyordu, ama o sadece Ayah gelip olamayacağını kekeledi여자는 무서워 보였지만, 그녀는 하녀가 와서 수없는 stammered
Kadın korkmuş görünüyordu, ama o sadece Ayah gelip olamayacağını kekelediŽena sa bojí, ale ona len koktal, že verš nemohol prísť a
Kadın korkmuş görünüyordu, ama o sadece Ayah gelip olamayacağını kekelediŽena se bojí, ale ona jen koktal, že verš nemohl přijít a
Kadın korkmuş görünüyordu, ama o sadece Ayah gelip olamayacağını kekelediŽenska videti prestrašen, vendar se je le jecljati, da Ayah ni mogel priti in
Kadın korkmuş görünüyordu, ama o sadece Ayah gelip olamayacağını kekelediהאישה נראתה מפוחדת, אבל היא רק גמגם כי איה לא יכול לבוא
Kadın korkmuş görünüyordu, ama o sadece Ayah gelip olamayacağını kekelediبدت المرأة خائفة ، لكنها الوحيدة التي متلعثم الآية لا يمكن أن يأتي و
Kadın korkmuş görünüyordu, ama o sadece Ayah gelip olamayacağını kekelediメアリーは、情熱とビートに身を投げたと彼女を蹴ったときに、彼女はより多く見
Kapasite kullanım oranı %100. Peki, eğer bir milyon kek satarsam, gelirim ne kadar olur?Então, se eu vender um milhão de bolos, qual seria a minha receita?
KekahaCity in Hawaii USAケカハCity in Hawaii USA
Kek almışsın.Astaga, kau membawa kue.
KekahaCity in Hawaii USAКекахаCity name (optional, probably does not need a translation)
KekahaCity in Hawaii USAКекахаCity in Hawaii USA
KekahaCity in Hawaii USAKekahaCity in Hawaii USA
KekahaCity in Hawaii USAKekahaCity in Hawaii USA
KekahaCity in Hawaii USAKekahaCity in Hawaii USA