Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Credo che sia manna caduta dal cielo.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Dla mnie jest to zupełnie proste.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Ich denke das ist offensichtlich.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Ik zie het als een enorme kans die voor het grijpen ligt.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Je pense que c'est une aubaine.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.저는 이게 땅위의 새 둥지라고 생각합니다.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Myslím, že je to naopak něco velice snadno dosažitelného.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Saya pikir itu seperti buah yang siap dipetik.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Tôi nghĩ nó giống như một cái tổ chim trên mặt đất.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Θεωρώ ότι επιτυγχάνεται πολύ εύκολα.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Я міг би порівняти це з пташиним гніздом на землі.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Я мог бы сравнить это с птичьим гнездом на земле.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.אני חושב שהגישה לא חכמה.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.أعتقد أنه عش طائر على الأرض.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.アル ゴアが 映画『不都合な真実』によって
Basit de olsa, pirinç keki pirinç kekidir.Anche se sono semplici, le tortine di riso sono tortine di riso.
Basit de olsa, pirinç keki pirinç kekidir.Auch wenn es was einfaches ist,Reiskuchen sind Reiskuchen.
Basit de olsa, pirinç keki pirinç kekidir.Även om det är enkelt, en ris kaka är en ris kaka.
Basit de olsa, pirinç keki pirinç kekidir.Čeprav so preproste, so riževe ploščice samo to in nič drugega.
Basit de olsa, pirinç keki pirinç kekidir.Même si c'est simple, les gâteaux de riz sont des gâteaux de riz.
Basit de olsa, pirinç keki pirinç kekidir.Meski sederhana, kue beras tetap saja kue beras.
Basit de olsa, pirinç keki pirinç kekidir.Nawet jesli jest proste, to ciasto ryżowe, to ciasto ryżowe
Basit de olsa, pirinç keki pirinç kekidir.Ngay cả khi nó đơn giản, bánh gạo là bánh gạo.
Basit de olsa, pirinç keki pirinç kekidir.Oricat de simple, prajiturile de orez sunt prajituri de orez.
Basit de olsa, pirinç keki pirinç kekidir.Zelfs als het simpel is, rijst cakes zijn rijst cakes.
Basit de olsa, pirinç keki pirinç kekidir.Ακόμα κι αν είναι απλό, τα κέικ ρυζιού είναι κέικ ρυζιού.
Basit de olsa, pirinç keki pirinç kekidir.Даже если это просто, рисовые пирожки есть пирожки.
Basit de olsa, pirinç keki pirinç kekidir.גם אם הן פשוטות <BR> עוגות אורז הן עוגות אורז-
Basit de olsa, pirinç keki pirinç kekidir.حتى وان كان بسيطا كعك الارز هو كعك الارز
Basit de olsa, pirinç keki pirinç kekidir.私はケ-キを食べようかしら
belki de onları pantolonunda ve ceketinde taşımayı seviyordu yada kek yapmak mı istiyordu?A lo mejor le gustaba guardarlos en sus chaquetas y pantalones. ¿O es que cocinaba postres?
belki de onları pantolonunda ve ceketinde taşımayı seviyordu yada kek yapmak mı istiyordu?Belki ceplerinde saklamayı seviyordu. Veya kek yapacaktı?
belki de onları pantolonunda ve ceketinde taşımayı seviyordu yada kek yapmak mı istiyordu?Belki de onları cebinde taşımaktan hoşlanıyordu... ...ya da kek mi yapacaktı?...
belki de onları pantolonunda ve ceketinde taşımayı seviyordu yada kek yapmak mı istiyordu?Belki de onları ceplerinde taşımaktan hoşlanıyordu. Yoksa kek mi yapmak istiyordu?
belki de onları pantolonunda ve ceketinde taşımayı seviyordu yada kek yapmak mı istiyordu?Belki sadece onları cebinde biriktirmekten hoşlanıyordu. Yoksa kek mi yapacaktı?
belki de onları pantolonunda ve ceketinde taşımayı seviyordu yada kek yapmak mı istiyordu?Có khi ông ý chỉ muốn giữ chúng
belki de onları pantolonunda ve ceketinde taşımayı seviyordu yada kek yapmak mı istiyordu?단순히 외투와 바지 주머니에 넣는걸 좋아하실까 아니면 집에서 케잌을 구우실까?
belki de onları pantolonunda ve ceketinde taşımayı seviyordu yada kek yapmak mı istiyordu?Może lubił je poprostu mieć w spodniach i marynarkach. Albo może chciał upiec ciasto?
belki de onları pantolonunda ve ceketinde taşımayı seviyordu yada kek yapmak mı istiyordu?Talvez ele só queria deixá-los em suas jaquetas e calças Ou talvez ele quisesse fazer um bolo
belki de onları pantolonunda ve ceketinde taşımayı seviyordu yada kek yapmak mı istiyordu?Vielleicht wollte er sie einfach behalten, in seiner Hose oder Jacke. Oder er wollte einen Kuchen backen?
belki de onları pantolonunda ve ceketinde taşımayı seviyordu yada kek yapmak mı istiyordu?Может ему просто нравилось оставлять их в одежде. Или может он собирался испечь торт?
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Aku sedang mencari," dia tergagap.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Díval jsem se," vykoktal.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Én kerestem," hebegte.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Etsin", hän änkytti.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Eu estava procurando", ele gaguejou.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Ich war auf der Suche", stotterte er.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Ik was op zoek," stamelde hij.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Iskal sem," je zajecljal.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Jag såg", stammade han.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Je cherchais", il balbutia.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Jeg var på udkig," stammede han.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."M-am uitat", el bîlbîi.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Pozeral som sa," zamrmlal.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi.캐치을 발표했다. "내가 찾고 있었던 것"이라고 stammered.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Stavo cercando", ha balbettato.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Szukałem" wyjąkał.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Tôi đã tìm kiếm", ông lắp bắp.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Yo estaba buscando", tartamudeó.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Έψαχνα", ψέλλισε.