kek ile cümle
kek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Balık kekleri, haşlanmış yumurtalar ve yeşil soğan en yaygın olarak eklenen maddelerden bazılarıdır.Ciastka rybne, jajka na twardo i szalotki są jednymi z częściej dodawanych składników.
O güne dek benzin konusunda yapılan en iyi araştırma Alman kimyageri Friedrich Kekulé tarafından yapılmıştı.Podstawy współczesnej analizy kationów zostały opracowane przez niemieckiego chemika Carla Freseniusa.
Kar keklikleri (Lagopus lagopus ve muta) aynı şekilde kullanılır.Roślinność zanurzona (ramienice i rogatek) rozmieszczona jest podobnie.
Çocukken birkaç yıl süren bir kekeme rahatsızlığının üstesinden geldi.W dzieciństwie na ponad rok przykuła ją do łóżka choroba biodra.
Dondurma kekleri, ABD'de popülerdir.Wody słodkie w USA.
Ayrıca Ralph kekemedir.Ryszard Głuszko.
Tom Mary'ye bir kek pişirdi.Tom upiekł dla Mary ciasto.
“Tteok” pirinç keki ve “guk” ise çorba anlamına gelmektedir."Pat" (팥) betyder "azukiböna" och "Juk" (죽) betyder "rissoppa".
Sibel Kekilli (16 Haziran 1980, Heilbronn), Türk asıllı Alman oyuncu.Sibel Kekilli, född 16 juni 1980 i Heilbronn, är en tysk skådespelare.
Yaz aylarında ıhlamur ve kekik toplanır.De solar sig på sommaren och ömsar skinn.
Adını eski Finlandiya cumhurbaşkanı Urho Kekkonen'den almaktadır.Evenemanget öppnades av Finlands dåvarande president Urho Kekkonen.
Ayrıca Ralph kekemedir.Där jobbar Ralph.
Dondurma kekleri, ABD'de popülerdir.Äpplet har varit populärt i USA.
Ayrıca Başkan Urho Kekkonen'in sağ kolu olarak da bilinirdi. ^ "Ministerikortisto".Statsminister Urho Kekkonen var också inrikesminister. ^ 33.
Byakugan (Beyaz göz), Hyuga klanının kekkei genkaisidir.Ett exempel är byakugan som är ärftlig inom Hyuga-klanen.
Lisa, öğretmeni Bayan Hoover için bir yığın kek yapar.Lisa Simpson bakar en plåt med muffins till sin lärare.
Yine her iki tarafına bol kekik serpilir.Här finns småkuperade betesmarker på båda sidor om Brostorpaån.
Çikolatalı kek çikolata ile yapılır fakat diğer maddeler ile de yapılabilir.Smörkrämen är ofta smaksatt med choklad men kan även smaksättas med andra smaksättare.
Lisa, öğretmeni Bayan Hoover için bir yığın kek yapar.Ліса приготувала кілька кексів для своєї вчительки Міс Гувер.
Orada yedi yıl kaldı ve Fransız Hıristiyanlarına zencefilli keki pişirmeyi öğretti.Він пробув там сім років, і вчив випічці імбирних пряників французьких християн.
Romanya'da, zencefilli keke "turtă dulce" denir ve genellikle şeker kaplıdır.У Румунії, пряники називаються turtă dulce, які звичайно покриті цукровою глазурю.
Taiyaki (Japonca: 鯛焼き), balık şeklinde bir Japon kekidir.鯛焼き —«запечений морський лящ») — японське печиво у формі риби.
“Tteok” pirinç keki ve “guk” ise çorba anlamına gelmektedir.Буквально «кукпап» означає «суп з рисом».
Browni bir çeşit çikolatalı kektir.Баунті — шоколадний батончик.
Sülün, yabani tavuk ve siyah keklik ise, tümüyle koruma altına alınmışlardır ve avlanılmaları yasaktır.Як і інші види хижих птахів, яструб великий знаходиться під охороною, полювання на нього заборонене.
13. yüzyılda, zencefilli kek alman göçmenler tarafından İsveç'e getirildi.Під час 13-го століття, німецькі емігранти привезли імбирні пряники до Швеції.
Yine her iki tarafına bol kekik serpilir.По обидва боки круті схили.
Ortaçağda İngiltere'de zencefilli kekin tıbbı özelliklere sahip olduğu düşünülüyordu.В Англії каву вважали хорошим медичним засобом.
Yaptığı kekin tadına baktım.Я покуштував пиріг, який вона випікла.
Tom, çikolatalı keke bayılır.Том любить шоколадний торт.
Daniel çikolatalı kek yapıyor.Даніель робить шоколадний пиріг.
Sibel Kekilli (16 Haziran 1980, Heilbronn), Türk asıllı Alman oyuncu.Sibel Kekilliová (* 16. června 1980 Heilbronn) je německá herečka turecké národnosti.
Görünen o ki, tanıştığı insanlardan ziyade Dodgson kekelemesinin üzerinde durmaktadır.Dodgson sám si to asi uvědomoval mnohem intenzivněji než většina lidí, se kterými se setkal.
Onunla tanışıklığı olan birçok çocuk kekelemesini hatırlarken, yetişkinlerin çoğu bunu fark etmemiştir.Hodně dětí, které ho znalo, si jeho koktavost pamatovalo, zatímco hodně dospělých si jí nevšimlo.
Ayrıca Başkan Urho Kekkonen'in sağ kolu olarak da bilinirdi. ^ "Ministerikortisto".Byl považován za pravou ruku prezidenta Urho Kekkonena.
Kek tabakaları arasında kullanıldığında dolum denir.V té době nazývána Mezi pekaři.
Okulda, bir zorba, Lisa'nın keklerini çalarak onları mahveder.Na škole se začínají dít podivné věci a jejich terčem je Lissa.
Köyde bol sayıda kekro, kuşburnu ağacı ve bin bir çeşitli çiçeklere rastlayabilirsiniz.În parc se poate găsi o largă varietate de arbori și arbuști, precum și numeroase flori.
Kekemelik bilimsel çalışmalara göre dünyanın bütün kültürlerinde var olan bir konuşma bozukluğudur.Este de domeniul evidenței sensibile faptul că există în lume lucruri care se mișcă.
Dolgulu kurabiye veya dolgulu kek isimleri de denilebilir.Versiunile prăjite mai sunt denumite și „tortulețe prăjite”.
Annesi ona kek yapıyor.Mama lui îi face o prăjitură.
FNC’nin adı “balık ve kek” anlamına gelir.Az FNC jelentése „fish and cake”.
Kekeme olan birçok birey için, tekrarlamalar birincil problemdir.Sok dadogó számára az elsődleges probléma az ismétlésekkel van.
Sibel Kekilli (16 Haziran 1980, Heilbronn), Türk asıllı Alman oyuncu.Sibel Kekilli (Heilbronn, 1980. június 16.) török származású német színésznő.
Tyrion babasının emirlerine karşı çıkarak fahişesi Shae'yi (Sibel Kekilli) de başkente götürür.Apja tiltása ellenére Tyrion a prostituált Shae-t is magával viszi a fővárosba.
Bizim 'Keko Niyazi' mizdi o.Ez volt a réteglemez sisak.
Pembe rengini ve kalp şeklinde kekleri sever.Szereti a rózsaszínt, szimbóluma a szív.
Hiç kekelemiyordum.Sosem hajtogattál még?
Keklicek (1530 yılı Osmanlı kayıtlarına göre Kekliicek), Sivas ilinin Gemerek ilçesine bağlı bir köydür.1365-ben írott dokumentum pontosan meghatározza Savol falu elhelyezkedését.
Çilekli kek en sevdiği şeydir.A bogyószerű gyümölcsöket kedvelik a leginkább.
Cathy'nin keklerinin büyük bir hayranıdır.Clarin nagy rajongója volt az állatoknak.
Başrahip kekin arkasına geçip ahaliye kendisini görüp göremediklerini sorardı.Ylin pappi seisoi kakun takana ja kysyi ihmisiltä näkivätkö he hänet.
Bazen bu tatlılar kek ya da bisküvi ile kaplıydı.Joskus annokset reunustettiin kakulla tai kekseillä.
1870'lere tarihlenen dondurma kek tarifleri de bulundu. ^Jäätelökakkureseptejä on löydetty jopa 1870-luvulta.lähde?
Kekemelik yaparlar.Kyllä, näyttelen homoa.
Kekkonen, kamuoyu tartışmalarına mahal vermeden konuyu sessizce çözmek istemişti.Kekkonen ei halunnut kysymystä esille julkisesti.
Bizim 'Keko Niyazi' mizdi o.Se on männyn mykorritsasieni.
Ardından da kekeme oldum ve on iki yaşıma kadar zor konuştum.Tämän jälkeen hän alkoi käyttää päihteitä ja oli jo 12-vuotiaana alkoholiongelmainen.
Adını eski Finlandiya cumhurbaşkanı Urho Kekkonen'den almaktadır.Suomalaisten osallistumista hankkeeseen ajoi vahvasti presidentti Urho Kekkonen.
Keklik romanını yazar.Hän kirjoittaa jännityisromaaneja.