kehribar ile cümle

kehribar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kehribar, otomotiv sinyal lambalarında kullanılan teknik olarak tanımlanmış birkaç renkten biridir.Amber is one of several technically defined colors used in automotive signal lamps.
Türkiye'de kehribar genellikle gösterişli tespih yapımında kullanılmaktadır.Handshakes in Sudan can often last as long as greetings.
Antik Yunan yazılarında kehribarca zengin Kuzey Avrupa’da bir ırmak olarak anlatılmıştır.The Eridanos is mentioned in Greek writings as a river in northern Europe rich in amber.
Örneğin; rafmagn (elektrik) sözcüğü aslında "kehribar gücü" anlamına gelmektedir.Here the "if ... then" construction indicates the logical conditional.
Ayrıca metal, kehribar ve ağaç işçiliği şehrin gelişiminde önemli rol oynamıştır.Metal, amber, and wood-working shops also became important to the city's development.
Bunun etkisi, tabi ki, sadece kehribar tahıl dalgaları değil, dağlar kadar tahıl.The effect of this, of course, is it's not just amber waves of grain, it is mountains of stuff.
Bir kehribar parçasını kürke sürttüğünde saman çöplerini çektiğini keşfetmişti.He discovered that a piece of amber, when rubbed with fur, could pick up small pieces of straw.
Tales'in dilinde kehribara "elektron" denirdi.In Thales's language, amber was called "electron."
Gilbert bu kehribar benzeri nesneleri kehribara benzer biçimde adlandırdı.Gilbert named these amberlike objects after the Greek for amber.
Böylece kehribarın eski Yunan dilindeki anlamına yani hikayenin başına dönmüş olduk.And so we return to the ancient Greek word for amber, where our story began.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Someone is re-engineering dinosaurs by extracting their DNA from prehistoric amber.
Bulgular, tarım ürünleri ve muhtemelen kehribar ticaretini göstermektedir.Findings indicate trade in agricultural products and possibly amber.
Aquileia Arkeoloji Müzesi'ndeki Roma kehribarları koleksiyonuA collection of Roman amber from the Archeological Museum of Aquileia
Plinius, kehribarın çam ağaçlarının fosilleşmiş reçinesi olduğunu belirtir.Pliny correctly identifies the origin of amber as the fossilised resin of pine trees.
Miyosen fosillerini ve Baltık kehribarını inceledi.She studied Miocene flora fossils, and Baltic amber.
Az sayıdaki diğer fosiller ise Chiapas ile Dominik kehribarlarında bulunmuştur.Drei Pithoi waren mit Keramik aus Zypern gefüllt.
Antik dönem kehribar tüccarları değerli yüklerini taşımak için en güvenilir yolları tercih etmişlerdir.Die Bernsteinhändler der Antike wählten mit ihrer kostbaren Fracht möglichst sichere Routen.
Bu kehribarın ikinci vatanıdır.En este caso es el dos de trébol.
Orta Çağ'da, sarılığın iyileştirilmesi için kehribar taneleri taşınırdı.Durante la Edad Media continuó usándose únicamente con fines curativos.
(Elektron kelimesi kehribarın yunanca karşılığından türemiştir).(Edizione critica del testo greco).
Kehribar Yolu'da bunlardan biriydi.Одним из них был Тверской.
Sen bir saman çöpüsün, bizse devlet kehribarıyız; şu samanlıktan sıyrılıp kehribara dönsen ne olur ki.Вы все — фальшивки, идите в свои особняки, Приходите, мы надерём вам задницы.
Daha sonra kahverengi-kehribar renge dönerler.لو ذهاب وعودة بالألوان الطبيعية.
Kehribar sürünüldüğünü zaman hafif vücutları çeker; manyetik demir filizi demiri çekme gücüne sahip. .فالكهرمان عندما يفرك فإنه يجذب الأجسام اللطيفة؛ أما مغناطيس الحديد الخام فله القدرة على جذب الحديد.
Tamamen saydam Kehribarın özgül ağırlığı 1,1 g/cm3'tür.كثافة المادة الصلبة هي is ~1.6 g/cm3.
Kolayca kehribar sanılır.É supostamente comestível.
Tamamen saydam Kehribarın özgül ağırlığı 1,1 g/cm3'tür.Deze houtsoorten hebben een dichtheid van 1,1 g/cm3.
Bu kehribarın ikinci vatanıdır.Dit is de tweede tuin.
Kahverengi ale, koyu kehribar rengi ve kahverengi arasında bir bira türüdür.Het bier komt in twee varianten, blond en bruin.
Kehribar renginde gözleri vardır ve oldukça zekidir.Ma profil głowy nieco garbonosy i wygląda bardzo inteligentnie.
Doğu ülkelerindeki inanışa göre, kehribar dumanı ruhu güçlendiriyor ve cesaret veriyordu.Z płonącymi sercami widzimy twe powstanie Prawdziwa Północy silna i wolna!
(Elektron kelimesi kehribarın yunanca karşılığından türemiştir).(Översättning från grekiska Дτοмρıυζ ıπσıц ).
Skylor: Kehribar elementinin ustasıdır.Торі - член фракції Безстрашності.
Dünya kehribar yataklarının %90'ı Rusya'nın Kaliningrad Bölgesinde bulunmaktadır.Odhaduje se, že devadesát procent světových zásob se nachází v okolí ruského Kaliningradu.
Kehribar Yolu'da bunlardan biriydi.Dlouhá cesta byla jednou z nich.
Orta Çağ'da, sarılığın iyileştirilmesi için kehribar taneleri taşınırdı.A középkorban a borbélyok foglalkoztak a fogak eltávolításával.
Dünya kehribar yataklarının %90'ı Rusya'nın Kaliningrad Bölgesinde bulunmaktadır.10% af verdens dyrkbare landbrugsjord ligger i Rusland.
Gözleri kehribar rengidir.Øynene er vakkert fargede.
Kehribardan çeşitli kadın eşyaları yanında, tespih ve ağızlık da yapılmaktadır.Di dalamnya terdapat murid-murid dengan berbagai karakternya yang lucu dan lugu.
Yunanca kehribar(amber, elektron),) elektrik kelimesinin kaynağıdır.Kata Amber dalam bahasa Yunani adalah ηλεκτρον ("elektron") dan ini adalah kata asal dari "listrik".
Bu maltlar sayesinde bira, amber olarak da bilinen kehribar rengi bir görünüme kavuşur.Bir tersebut dipasarkan sebagai bir lager gelap ("בירה לאגר כהה"), meskipun berpenampilan amber.
Gözleri kehribar rengidir.Mắt có màu sẫm.
(Elektron kelimesi kehribarın yunanca karşılığından türemiştir)." (希腊字母代表行向量)。
Trafik mühendisliği Kehribar trafikte dönüş sinyallerinde kullanılıyor.Prometni signal se koristi, kako bi se signaliziralo stanje u prometu.
Antik Yunan yazılarında kehribarca zengin Kuzey Avrupa’da bir ırmak olarak anlatılmıştır.U starim grčkim spisima Eridan se spominje kao sjevernoueuropska rijeka bogata jantarom.
Mavi renk, daima turkuvaz mavisi özelliğinde olurken, kehribar rengi farklı tonlarda görülebilir.Osim normalne bjelkasto-žute nijanse, promjene u boji gnoja mogu se promatrati pod određenim okolnostima.
(Elektron kelimesi kehribarın yunanca karşılığından türemiştir).(Náš prepodobný otec Lukáš Grécky).
Rengi ise kehribar rengidir.Barve so zame preveč resnične.
(Elektron kelimesi kehribarın yunanca karşılığından türemiştir).(COBISS) Grška slovnica.
Kehribar Yolu'da bunlardan biriydi.Per jį ėjo vienas iš svarbiausių knygnešių kelių.
En eski fosilleri Eosen döneminden kalma Baltık kehribarlarında görülür.Vanimad liivaherilaste fossiilid on leitud Balti merevaigust.
Birisi, tarih öncesi kehribardan어떤 사람이 선사시대의 호박(Amber)으로부터
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Alguém está a recriar dinossauros extraindo o seu ADN de ambar pré-histório.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Alguien ha rediseñado dinosaurios a partir del ADN de un ámbar prehistórico.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Cineva recrează dinozaurii extrăgând ADN din chihlimbar preistoric.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Có ai đó đang tái tạo lại bọn khủng long bằng cách trích xuất tế bào ADN của chúng từ hổ phách thời tiền sử.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Iemand re-engineert dinosaurussen door hun DNA uit prehistorisch amber te halen.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Jemand erschafft Dinosaurier mittels DNA-Extraktion aus vorgeschichtlichem Bernstein.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Ktoś odtwarza dinozaury, uzyskując ich DNA z prehistorycznego bursztynu.
Birisi, tarih öncesi kehribardan DNA'larını çıkarak dinazorları tekrar yapıyor.Någon återskapar dinosaurier genom att extrahera DNA från förhistorisk bärnsten.

İlgili Sayfalar